﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Yaşasın, Fetih Ruhu! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.mahmatlikoyu.com/yasasin-fetih-ruhu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mahmatlikoyu.com/yasasin-fetih-ruhu/</link>
	<description>Ankara Gölbaşı Mahmatlı Köyü Web Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Dec 2010 21:41:52 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.3</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Dilek Ülger</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/yasasin-fetih-ruhu/#comment-1300</link>
		<dc:creator>Dilek Ülger</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 06:06:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/yasasin-fetih-ruhu/#comment-1300</guid>
		<description>İSTANBUL’UN FETHİNİN NEDENLERİ VE SONUÇLARI

İstanbul’un fethinde Türklerdeki Gazâ fikri de etkili olmuştur. Ayrıca Osmanlı toprakları arasında bulunan Bizans Osmanlı Devleti’nin düşmanlarını koruyup onları Osmanlıya karşı kışkırtıyordu. Bizans Osmanlı şehzadelerini de kışkırtarak devleti iç savaşa sürüklüyordu. Bu yüzden Osmanlı Devleti’nin güvenliği ve geleceği için İstanbul’un fethi zorunlu olmuştu 

Varna Savaşı’na gidilirken Çanakkale’nin ve Sarayburnu ve Boğaz yönündeki yerlerin düşman tarafından kesilmiş olması ve İstanbul’un düşmanı kışkırtan imparatorun elinde bulunması sebebiyle, Ceneviz gemilerine 40 bin duka altın ödenerek Rumeli kıyısına yerleştirilen toplar ve lodos dolayısıyla düşman gemilerinin boğazdan uzaklaşmak zorunda kalmaları nedeniyle güçlükle Anadolu Hisarı’ndan Rumeli’ye geçilebilmişti. 

Osmanlıların Rumeli’den Tuna’ya kadar Balkanları fethetmeleri için Avrupa ile Asya arasında engel oluşturan İstanbul’u fethetmeleri gerekiyordu. Bu şehir Bizans’ın elinde bulundukça Osmanlıların Rumeli’ye tamamen hakim olmaları imkansızdı. 

Bu da iki kıtadaki Osmanlı hakimiyetinin Bizans yüzünden ne kadar ciddi tehlikelere düştüğünü göstermektedir 
 
Roma Devleti’nin 1100 yıllık başşehri ve doğu memleketlerinin gıptayla baktıkları İstanbul’un fethi öteden beri İslam hükümdarlarının ve devlet adamlarının özendikleri, özellikle Hadis-i Şerif sebebiyle arzuladıkları bir şeydi. 

Hadis-i Şerif şöyledir: İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fethedecek ordunun komutanı ne güzel komutan , askerleri ne güzel asker.  

II. Mehmed’in fırsat aradığı Türk-Bizans çatışmasına imparator XI. Konstantin neden oldu. XI. Konstantin Büyük Türk Hakanı’na elçi göndererek , şehzade Orhan’ın Bizans’taki ikameti ve masrafları için Osmanlı Hükümeti’nin verdiği tahsisatın bir misli artırılmasını istemiştir. Elçiler , aksi taktirde şehzade Orhan’ın serbest bırakılacağı tehditini ileri sürmüşlerdir. 

II. Mehmed’in Karaman Seferi’nde bulunmasından faydalanarak yapılan bu tehdit , genç hükümdara Fetih için aradığı hukuki ve siyasi fırsatı vermiştir. Sultan Mehmed , şehzade Orhan’a hiçbir tahsisat verilmeyeceğini belirtip Bizans elçilerini göndermiştir  

Sultan Mehmed, Karaman Seferi’nden dönünce Çanakkale Boğazı’nda Frenk gemilerinin bulunduğu haberini alınca İstanbul boğazı’na gelip, vaktiyle babasının geçtiği yerden Rumeli tarafına geçti ve “Anadolu Hisarı’nın karşısına bir kale yapılmasını” emretti. 

Bu emir üzerine Karadeniz’den gelecek her türlü yardıma engel olmak ve iki kıyı arasında karşıdan karşıya geçmeyi sağlamak için Boğazkesen Hisarı denilen Rumeli Hisarı’nın yapılmasına karar verildi. Sultan’ın kale yaptırmak istediği yer, Bizanslıların Hermaneum Promontarium dedikleri, boğazın en dar yeri olup, buradan çok eski devirlerde de karşı kıyıya asker geçirilmiş olduğu rivayet edilmiştir.



Fethin iç sonuçları

O zamana kadar sadece bir devlet olan Osmanlı, artık bir İmparatorluk haline gelmişti.
Anadolu ve Balkanlar arasındaki geçişlerde bir engel olan Bizans yıkılmış, arada engel kalmamıştı. 
Birçok kere Osmanlı şehzadelerini ve Avrupa ülkelerini kışkırtan Bizans artık bunu yapamayacaktı. 
Müslüman dünyasında Osmanlı Devleti daha saygın bir hale gelmişti. 
Müslümanların peygamberi Hz. Muhammed&#039;in hadis-i şerifindeki o kumandan, Fatih Sultan Mehmed olmuş ve peygamberinin övgüsünü almıştı.



Fethin dış sonuçları

Avrupa ve Balkan devletlerinin Osmanlı&#039;yı Balkanlar&#039;dan atma çabaları sonuçsuz kalmıştı. İstanbul&#039;dan İtalya&#039;ya kaçan sanatkârlar ve bilim adamları, rönesans ve reform hareketlerini hızlandırmışlardı. Dünyanın en büyük imparatorluklarından olan Doğu Roma İmparatorluğu tamamen yok olmuştu. Orta Çağ kapanıp Yeni Çağ başlamıştı.

Ticaret yollarının birer birer Türklerin eline geçmesi Avrupalıları yeni ticaret yolları bulmaya zorladı ve coğrafi keşifler ortaya çıktı.

Bu fetih bir nevî Avrupa&#039;nın (İngiltere&#039;nin) Amerika kıtasını keşfinin yolunu açmıştır. Zirâ bu keşifle ticaret yolları kapanan Avrupalılar başka yollar bulmak zorundaydılar. Bu keşif buna bir vesile olmuştur.
Böyle gurulu günü bize yaşatan ATALARIMIZA minnettarız. Allahım (cc) onlara en güzel makamı nasip etmiştir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL’UN FETHİNİN NEDENLERİ VE SONUÇLARI</p>
<p>İstanbul’un fethinde Türklerdeki Gazâ fikri de etkili olmuştur. Ayrıca Osmanlı toprakları arasında bulunan Bizans Osmanlı Devleti’nin düşmanlarını koruyup onları Osmanlıya karşı kışkırtıyordu. Bizans Osmanlı şehzadelerini de kışkırtarak devleti iç savaşa sürüklüyordu. Bu yüzden Osmanlı Devleti’nin güvenliği ve geleceği için İstanbul’un fethi zorunlu olmuştu </p>
<p>Varna Savaşı’na gidilirken Çanakkale’nin ve Sarayburnu ve Boğaz yönündeki yerlerin düşman tarafından kesilmiş olması ve İstanbul’un düşmanı kışkırtan imparatorun elinde bulunması sebebiyle, Ceneviz gemilerine 40 bin duka altın ödenerek Rumeli kıyısına yerleştirilen toplar ve lodos dolayısıyla düşman gemilerinin boğazdan uzaklaşmak zorunda kalmaları nedeniyle güçlükle Anadolu Hisarı’ndan Rumeli’ye geçilebilmişti. </p>
<p>Osmanlıların Rumeli’den Tuna’ya kadar Balkanları fethetmeleri için Avrupa ile Asya arasında engel oluşturan İstanbul’u fethetmeleri gerekiyordu. Bu şehir Bizans’ın elinde bulundukça Osmanlıların Rumeli’ye tamamen hakim olmaları imkansızdı. </p>
<p>Bu da iki kıtadaki Osmanlı hakimiyetinin Bizans yüzünden ne kadar ciddi tehlikelere düştüğünü göstermektedir </p>
<p>Roma Devleti’nin 1100 yıllık başşehri ve doğu memleketlerinin gıptayla baktıkları İstanbul’un fethi öteden beri İslam hükümdarlarının ve devlet adamlarının özendikleri, özellikle Hadis-i Şerif sebebiyle arzuladıkları bir şeydi. </p>
<p>Hadis-i Şerif şöyledir: İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fethedecek ordunun komutanı ne güzel komutan , askerleri ne güzel asker.  </p>
<p>II. Mehmed’in fırsat aradığı Türk-Bizans çatışmasına imparator XI. Konstantin neden oldu. XI. Konstantin Büyük Türk Hakanı’na elçi göndererek , şehzade Orhan’ın Bizans’taki ikameti ve masrafları için Osmanlı Hükümeti’nin verdiği tahsisatın bir misli artırılmasını istemiştir. Elçiler , aksi taktirde şehzade Orhan’ın serbest bırakılacağı tehditini ileri sürmüşlerdir. </p>
<p>II. Mehmed’in Karaman Seferi’nde bulunmasından faydalanarak yapılan bu tehdit , genç hükümdara Fetih için aradığı hukuki ve siyasi fırsatı vermiştir. Sultan Mehmed , şehzade Orhan’a hiçbir tahsisat verilmeyeceğini belirtip Bizans elçilerini göndermiştir  </p>
<p>Sultan Mehmed, Karaman Seferi’nden dönünce Çanakkale Boğazı’nda Frenk gemilerinin bulunduğu haberini alınca İstanbul boğazı’na gelip, vaktiyle babasının geçtiği yerden Rumeli tarafına geçti ve “Anadolu Hisarı’nın karşısına bir kale yapılmasını” emretti. </p>
<p>Bu emir üzerine Karadeniz’den gelecek her türlü yardıma engel olmak ve iki kıyı arasında karşıdan karşıya geçmeyi sağlamak için Boğazkesen Hisarı denilen Rumeli Hisarı’nın yapılmasına karar verildi. Sultan’ın kale yaptırmak istediği yer, Bizanslıların Hermaneum Promontarium dedikleri, boğazın en dar yeri olup, buradan çok eski devirlerde de karşı kıyıya asker geçirilmiş olduğu rivayet edilmiştir.</p>
<p>Fethin iç sonuçları</p>
<p>O zamana kadar sadece bir devlet olan Osmanlı, artık bir İmparatorluk haline gelmişti.<br />
Anadolu ve Balkanlar arasındaki geçişlerde bir engel olan Bizans yıkılmış, arada engel kalmamıştı.<br />
Birçok kere Osmanlı şehzadelerini ve Avrupa ülkelerini kışkırtan Bizans artık bunu yapamayacaktı.<br />
Müslüman dünyasında Osmanlı Devleti daha saygın bir hale gelmişti.<br />
Müslümanların peygamberi Hz. Muhammed&#8217;in hadis-i şerifindeki o kumandan, Fatih Sultan Mehmed olmuş ve peygamberinin övgüsünü almıştı.</p>
<p>Fethin dış sonuçları</p>
<p>Avrupa ve Balkan devletlerinin Osmanlı&#8217;yı Balkanlar&#8217;dan atma çabaları sonuçsuz kalmıştı. İstanbul&#8217;dan İtalya&#8217;ya kaçan sanatkârlar ve bilim adamları, rönesans ve reform hareketlerini hızlandırmışlardı. Dünyanın en büyük imparatorluklarından olan Doğu Roma İmparatorluğu tamamen yok olmuştu. Orta Çağ kapanıp Yeni Çağ başlamıştı.</p>
<p>Ticaret yollarının birer birer Türklerin eline geçmesi Avrupalıları yeni ticaret yolları bulmaya zorladı ve coğrafi keşifler ortaya çıktı.</p>
<p>Bu fetih bir nevî Avrupa&#8217;nın (İngiltere&#8217;nin) Amerika kıtasını keşfinin yolunu açmıştır. Zirâ bu keşifle ticaret yolları kapanan Avrupalılar başka yollar bulmak zorundaydılar. Bu keşif buna bir vesile olmuştur.<br />
Böyle gurulu günü bize yaşatan ATALARIMIZA minnettarız. Allahım (cc) onlara en güzel makamı nasip etmiştir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Muharrem KILIÇ</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/yasasin-fetih-ruhu/#comment-1299</link>
		<dc:creator>Muharrem KILIÇ</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 16:54:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/yasasin-fetih-ruhu/#comment-1299</guid>
		<description>Nereden nereye geldik????

Nostalji yaparak avunalım bari!!!!

Fetih Marşı
  
 
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın ?
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

Sen ne geçebilirsin yardan, anadan, serden....
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
Göster : Kabaran sular nasıl yıkar bendini ?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

Bu kitaplar Fatih’tir, Selim’dir, Süleyman’dır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinan’dır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!

Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan !
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan ....

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin !
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...

Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın ?
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!
 
Arif Nihat ASYA (Allah rahmet eylesin. İyi ki zamanında bu şiiri yazmışsın.)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Nereden nereye geldik????</p>
<p>Nostalji yaparak avunalım bari!!!!</p>
<p>Fetih Marşı</p>
<p>Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;<br />
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;<br />
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek</p>
<p>Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın ?<br />
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!</p>
<p>Sen ne geçebilirsin yardan, anadan, serden&#8230;.<br />
Senin de destanını okuyalım ezberden&#8230;<br />
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden&#8230;</p>
<p>Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın&#8230;<br />
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!</p>
<p>Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini&#8230;<br />
Göster : Kabaran sular nasıl yıkar bendini ?<br />
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini</p>
<p>Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;<br />
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!</p>
<p>Bu kitaplar Fatih’tir, Selim’dir, Süleyman’dır.<br />
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinan’dır.<br />
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!</p>
<p>Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın<br />
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!</p>
<p>Delikanlım, işaret aldığın gün atandan<br />
Yürüyeceksin&#8230; Millet yürüyecek arkandan !<br />
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan &#8230;.</p>
<p>Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;<br />
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!</p>
<p>Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin !<br />
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!<br />
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın&#8230;</p>
<p>Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın ?<br />
Fatihin İstanbul’u fethettiği yaştasın.!</p>
<p>Arif Nihat ASYA (Allah rahmet eylesin. İyi ki zamanında bu şiiri yazmışsın.)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

