MAHMATLI KÖYÜNÜN TARİHÇESİ
Mahmatlı Köyünün tarihçesi hakkında kaynaklara dayalı verilerle Muharrem KILIÇ tarafından hazırlanmış olan yazımız ektedir.

Tarihçemizi İncelemek İçin TIKLAYINIZ!

MAHMATLI’YI TANIYALIM

Karacalar Kızık’ın bir koludur
Mizaçları biraz deli-doludur.
Yollarıysa, Hakk’ın doğru yoludur,
Mahmatlı’yı bizim için kurdular.

Devlete tımardı tüm toprakları
Askerle doluydu hep otakları
Mahmatlı’ydı ta ezel yatakları
En sonunda bu defteri dürdüler.

Soğulcak, Bahçe ve Bezirhane,
Cümle çalışana hep hazır hane,
Dağıldı topraklar, bin huzur hane,
Mahmatlı bölündü dördü gördüler.

Tol ve Yöreli’yi kuran da biziz,
Yeniköy, Eblası veren de biziz.
Yurt verirken kafa yaran da biziz.(1)
Bir zamanlar Mahmatlı da durdular.

Her derde birlikte koşanlar kimdi?
Bu eski komşular yad oldu şimdi,
Hepisi de Mahmatlı’da mukimdi
Şimdi her köy ayrı yola sardılar.

Hacı Ahmet, Karaca’nın son beyi,
Dağıttılar komşulara bölgeyi.
Birfani’sin, anlattın sen her şeyi,
Nice yollar Mahmatlı’ya vardılar.(2)

Muharrem KILIÇ
Şubat-2008
ANKARA

____________


[1]  2007 yılı Kurban Bayramı öncesinde, Mustafa abim ve bacanağım Zeki ile kurban almaya gittiğimiz Koç Yaylası (Ebilas) köylülerinden yaşlı bir vatandaş; “Ahmet bey bizi buralara gönderdi. ‘Gidin o topraklar sizin olsun. Kendiniz yetiştirin, kendiniz  yiyin. Benim artık eski gücüm kalmadı’ dedi. Ancak biz geçinmekte zorlandık. Kurulu düzenimiz yoktu. Ahmet beye çalışırken gamsız gaylesiz çalışıyorduk. Karnımızı nasıl doyuracağız diye düşünmüyorduk. Ancak, burada herkes kendi başının çaresine bakmak zorunda kaldı. Geri gittik Ahmet beye ve biz sizden ayrılmak istemiyoruz dedik. Bizi ikna etti ve tekrar gönderdi. Ama biz büyük sıkıntılar çekince ertesi yıl tekrar Ahmet beye gittik. Bizi yine güzel karşıladı. Bir beye yakışır şekilde sofralar kurdurdu, ikramda bulundu. Yemekten sonra biz derdimizi söyleyince, yani biz geri geleceğiz deyince, bize bir araba dayak attırdı. Kiminin kafası yarıldı, kiminin gözü morardı. Artık iyice anladık ki Ahmet bey kararında ciddi. Ondan sonra bir daha geri dönme düşüncesiyle gitmedik Mahmatlı’ya. Ziyarete gittik. Bayramlaşmaya gittik. Artık iki komşu köy olmuştuk. Ama yeni nesil bu komşuluğu sürdüremedi. Gençlerimiz ya okumak ya da çalışmak için büyük şehirlere gitti. Köylerin birbiri ile irtibatı kesildi. O günler güzel günlerdi. Hepimiz bir babanın evlatları gibiydik.”diye uzun uzun o günleri anlatmıştı.

 

[2]

       Mahmatlı köyümüzün bugünkü oluşumu, Kurtuluş savaşı yıllarında şekillenmiştir. Bütün vatanın bir hercümerc içinde bulunduğu o dönemde, yurdumuzun insanları çeşitli nedenlerle yer değiştirmek zorunda kalmışlar, ya da buna ihtiyaç duymuşlardır. Bu çerçevede, Mahmatlı köyüne de doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden gelenler ve yerleşenler olmuştur. Bu nedenle şiirimizde “Nice yollar Mahmatlı’ya vardılar” dedik.