Siyasi Linç Üzerine…
TBMM, Türk Milleti’nin temsilcilerinin millet adına yönetme görevini yerine getirdiği en yüce demokratik kurumdur. Bu kurum, devletin işlerini yürütme sorumluluğunu yerine getirirken kendisine yönelecek bölücü tehdide karşı da tedbirlerini almalı, siyasi yaklaşımları ve yorumları göz ardı ederek devletin devamlılığını sağlamalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin asli görevi, devletin bekasını, vatanın bütünlüğünü ve milletin birlik beraberliğini temin etmektir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 83. Maddesine göre, “Milletvekilleri sadece seçimden önce soruşturmasına başlanılması durumunda Anayasanın 14. Maddesi’ne giren suçlarla ilgili yargılanabiliyor ve hüküm giyebiliyorlar. Bununla birlikte, Anayasanın 14. Maddesi’ne giren suçlar da olsa, milletvekili seçildikten sonra bir kişi hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle yargı süreci işletilemiyor. Bu durumda olan milletvekillerinin yargılanabilmeleri için meclis genel Kurulunda dokunulmazlıklarının kaldırılması gerekiyor.”TBMM’ne, Anayasada, milletvekili dokunulmazlığına ilişkin 83. Maddesi’nde değişiklik önergesi verildi. Anayasanın 14. Maddesi’ne giren suçları, kişinin milletvekili seçilmesinden sonra işlemesi durumunda da yargılanmasını sağlayacak şekilde değişiklik yapılmasını teklif ediliyor.Dünyanın hiçbir ülkesinde devlete karşı işlenecek terör vs. suçlar ile ilgili dokunulmazlık yoktur. Hele hiçbir demokratik ülkede böyle bir durum söz konusu dahi olamaz. Geri kalmış ülkelerde dahi kendisine karşı yürütülen bölücü terör faaliyetlerine çanak tutabilecek bir dokunulmazlık kabul göremez.Demokrasilerde de, özgürlüklerin elbette sınırları vardır. Sınırsız özgürlük olamaz.Bizim kültürümüzde, binlerce yıllık devlet terbiyemizde ve demokrasinin temel ilkelerinde bu sınırlar çizilmiştir. Demokrasiyi işleten, yasalardır. Hukuk devleti, muhtemel suçlara karşı tedbirlerini suç işlenmeden alır ve gereken yasa değişiklikleri ile milleti ve devleti yasalarla koruma altına alır.Dokunulmazlık, işlenecek suçlardan kurtulmanın bir zırhı gibi, yargıdan kaçma yolu olarak kullanılmamalı ve kullandırılmamalıdır. Devletin demokratikleşmesi için yeni anayasa hazırlandığı bir dönemde yapılan değişiklik önerileri mutlaka göz önüne alınmalı, mutlu azınlıkların oluşturduğu birlik ve kuruluşlardan ziyade milleti temsil eden siyasilerin tespitleri dikkatle değerlendirilmelidir. Demokratikleşme adı altında, müstemleke memleketler için uygun görülen dayatmalara teslim olunmamalıdır. Yeni anayasa çalışmalarını yürüten siyasi partinin temsilcileri, devletin bekası, milletin birlik ve beraberliği, vatanın bölünmez bütünlüğünü koruma altına almayı amaçlayan bir yasa değişikliği önerisini siyasi linç olarak değerlendirmemelidir. Terör suçlarına karışan ve destek olanlara karşı tedbir almayı reddedip demokratikleşme adına bu girişimleri hoş görmek, Türk Devlet geleneğinde yer alan devlet adamlığı ölçüsünde gelinen olumsuz noktayı işaret eder.TBMM, devlete başkaldıranlara siyasi destek platformu değil, alacağı her kararda ve atacağı her adımda Türk Devletinin ve Milletinin yüksek menfaatlerini göz önünde tutan yüce bir kurumdur. Bölücülüğe direkt yada dolaylı destek vermek, yasaları hiçe saymak,ülkenin bütünlüğüne, birliğine karşı başlatılan haince tecavüzlere cesaret verecektir.TBMM’ni oluşturanlar; saygın, Türk Devletinin ve Milletinin bekasını düşünen ve bu konuda bölücü değil, birleştirici rol oynayan insanlardır. Kendisi memleketimin dağlarında peşmerge kıyafeti ve mermilerle poz veren, eşi dağlarda Mehmetçiğe kurşun sıkan bir terörist olan birisi bu meclisin üyesi olabilir mi? Böyle bir meclis üyesinin az önce ifade ettiğim ölçülere uyup uymadığını, yüce Türk Milletinin vicdanına ve devlet adamlarımızın devlet adamlığı anlayışına bırakıyorum.Sonuç olarak, devlete ve millete karşı suç işlenmesini engellemek için alınacak tedbirlere yönelik bir önergeyi, siyasi endişelerle “siyasi linç” olarak yorumlamak, bu çıkıştan hoşlanacak çevrelere mesaj vermek bu ülkenin geleceğine bir katkı sağlamayacağı gibi, birlik ve bütünlükten yana olmayanların kahpe yüreklerine su serpecektir.İhanet içinde organize olan tüm bölücü ve yıkıcı unsurlara karşı TBMM, görevini vakit geçirmeden yapmalı, devlete yani kendisine karşı işlenecek suçlara karşı, anayasamızın14. maddesindeki değişikliği yapmalıdır.Terörün sonunun gelebilmesi; Türk Devleti ve Milletinin bu bölücü unsurların saldırılarında her gün yeni şehitler vermesinin önünün alınması, bu terörü dolaylı yada direkt olarak besleyen siyasi, ekonomik ve sivil toplum kaynaklarının kurutulması ile mümkün olacaktır.
Türk Milleti üzerinde oynanan her türlü oyunu, Türk Milleti’nin azmi kararlılığı çözecektir…
İsmail KANDEMİR
Türk Eğitim-Sen Ankara 5 Nolu Şube Sekreteri





