SEVGİ ÇİÇEĞİ
Sevgi çiçeği (Centaurea tchihatcheffii), papatyagiller (Asteraceae) familyasından, Türkiye özgü nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir çiçek türü olarak sadece Ankara Gölbaşı’nda bulunmaktadır.
Halk arasında yanar döner, gelin düğmesi, türbe ya da kırmızı peygamber çiçeği olarak da bilinen sevgi çiçeği dünyada yalnızca Ankara’nın Gölbaşı ilçesi Hacı Hasan Köyü yakınında yetişmektedir. Nesli, tarım ilaçları yüzünden yokolma tehlikesi ile karşı karşıya kalınca Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınmıştır. İlk kez 1848 yılında Rus bilim insanı Pierre de Tchihatcheff tarafından Afyonkarahisar yakınındaki Mehmetköy’de bulunan çiçek artık Afyon ilinde görülmemektedir.

Sevgi çiçeği
Bilimsel sınıflandırma
Alem: Plantae (Bitkiler)
Bölüm: Magnoliophyta (Kapalı tohumlular)
Sınıf: Magnoliopsida (İki çenekliler)
Takım: Asterales
Familya: Asteraceae (Papatyagiller)
Cins: Centaurea
Tür: C. tchihatcheffii
Binominal adı : Centaurea tchihatcheffii
Kaynakça
1. Centaurea tchihatcheffii : Ankara - Gölbaşı sevgi çiçeği / editör Prof. Dr. Ayşe Boşgelmez. — Ankara, 2005.
2. Prof. Dr. Mecit Vural, Gazi Üniversitesi, Biyoloji Bölümü.

Dünyanın en değerli çiçeği: Centaurea Tchihatcheffii’dir.
Bu çiçek ne Hollanda’da, ne Kenya’da, ne Tayland’da, ne de Yeni Zelanda’da,
bir tek Ankara’da, Gölbaşı yakınlarındaki Hacı Hasan’da, küçücük bir tarlada bulunur.
Mayıs’ta açar, Haziran’da kaybolur.
Bu paha biçilmez çiçeğimizin adı: Sevgi Çiçeği’dir.
Yörede Yanar Döner, Gelin Düğmesi, Türbe ya da Kırmızı Peygamber Çiçeği olarak da isimlendirilir.
Aslında güzeller güzeli çiçeğimiz, Bern / Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması Sözleşmesi ile koruma altındadır; toplanması ve satışı yasaktır. Zaten 160 sene önce ilk keşfedildiği Afyon’daki yerinde şimdi yeller, belki de çok katlı bloklar esmektedir. Ama en azından bu bin yılda sığındığı küçücük yaşam alanına giden yollar patika kalmalı, beton karıştıran kamyonlar ulaşamamalıdır.

Hollanda deyince akla lale gelir, halbuki lale bir Hollanda çiçeği değildir. Sevgi Çiçeği ise öz be öz Anadolu Çiçeği - Peygamber Çiçeği’dir. Bir ülke eşsiz çiçeğine de sahip çıkmalı, “Sevgi”yle de anılmalıdır.
Bunun için başta Prof. Dr. Ayşe Boşgelmez ve Prof Dr. Mecit Vural - ve “Sevgi”li ekipleri olmak üzere, bir avuç bilim adamının amansız çabaları vardır.
Dünya Doğa’yı Koruma Birliği’nin de nesli tükenmekte olan bitkiler kategorisindeki Sevgi Çiçeği hakkında onlarca yıldır araştırmalar yapan bu gönül insanları, kimi zaman yetiştiği alanı “bir orman içi dinlenme alanı” olarak düşünenleri bilgilendirerek, kimi zaman bilimsel yayınlar - kimi zaman saha çalışmaları yaparak, kimi zaman da “Centaurea Tchihatcheffii / Ankara – Gölbaşı Sevgi Çiçeği” gibi muhteşem bir emek ve gönül ürünü kitabı ülkelerine armağan ederek çiçeğimizin yanında kalkan olmaktadırlar.
Kaynak: DÜŞ HEKİMİ

Belediyenin Çalışmaları
Halk arasında “yanardöner”, “peygamber çiçeği”, “gelin düğmesi” gibi adlarla da anılan “sevgi çiçeği”nin nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya.
Ankara’nın Gölbaşı ilçesi Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, “sevgi çiçeği”nin korunması için sivil toplum örgütleri ve akademisyenlere çağrıda bulundu.
Gölbaşı İlçesi Koruma, Geliştirme ve Turizm Derneği (GÖL-DER) Başkanı İsa Ömercan ile birlikte, sevgi çiçeğinin yoğun olarak yetiştiği Mogan Gölü’nün kıyısındaki Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’ne ait telle çevrili arazide incelemelerde bulunan Odabaşı, ilçenin değeri olan bu çiçeğin tanıtılması gerektiğini söyledi.

“Sevgi çiçeği”nin nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan endemik bir tür olduğunu kaydeden Odabaşı, “İlçemizin değeri olan bu çiçeğin korunması, çoğaltılması için akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yapacağız” dedi.
Odabaşı, yapacakları çalışmalara destek için tüm sivil toplum örgütlerine ve akademisyenlere çağrıda bulundu.
Kaynak
Etiketler: Sevgi Çiçeği, Ankara Gölbaşı, Mahmatlı, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı








DÜNYA’NIN EN DEĞERLİ ÇİÇEĞİ
Dünyanın en değerli çiçeği: Centaurea Tchihatcheffii’dir (sevgi Çiçeği).
Bu çiçek ne Hollanda’da, ne Kenya’da, ne Tayland’da, ne de Yeni Zelanda’da -
bir tek Ankara’da, Gölbaşı yakınlarındaki Hacı Hasan’da, küçücük bir tarlada bulunur.
Mayıs’ta açar, Haziran’da kaybolur.
Bu paha biçilmez çiçeğimizin adı: Sevgi Çiçeği’dir.
Yörede Yanar Döner, Gelin Düğmesi, Türbe ya da Kırmızı Peygamber Çiçeği olarak da isimlendirilir.
2007 senesindeki gibi kuraklık zamanlarında sayısı 100′e kadar (- yerel gazeteye göre 50′ye kadar) düşebilir;
ama sayısını 0′a düşürebilecek asıl afet, insan ve insanların sevgi adına sevgisizliğidir
bir Türkiye Çiçeği olan son Sevgi Çiçekleri’ni kopartıp atmakla, tezgahlarda satmakla,
ülkemiz de, Dünya’mız da “Sevgi”siz kalacaktır.
Aslında güzeller güzeli çiçeğimiz, Bern / Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması Sözleşmesi ile koruma altındadır; toplanması ve satışı yasaktır. Zaten 160 sene önce ilk keşfedildiği Afyon’daki yerinde şimdi yeller, belki de çok katlı bloklar esmektedir. Ama en azından bu bin yılda sığındığı küçücük yaşam alanına giden yollar patika kalmalı, beton karıştıran kamyonlar ulaşamamalıdır.
Hollanda deyince akla lale gelir, halbuki lale bir Hollanda çiçeği değildir. Sevgi Çiçeği ise öz be öz Anadolu Çiçeği - Peygamber Çiçeği’dir. Bir ülke eşsiz çiçeğine de sahip çıkmalı, “Sevgi”yle de anılmalıdır.
Bunun için başta Prof. Dr. Ayşe Boşgelmez ve Prof Dr. Mecit Vural - ve “Sevgi”li ekipleri olmak üzere, bir avuç bilim adamının amansız çabaları vardır.
Dünya Doğa’yı Koruma Birliği’nin de nesli tükenmekte olan bitkiler kategorisindeki Sevgi Çiçeği hakkında onlarca yıldır araştırmalar yapan bu gönül insanları, kimi zaman yetiştiği alanı “bir orman içi dinlenme alanı” olarak düşünenleri bilgilendirerek, kimi zaman bilimsel yayınlar - kimi zaman saha çalışmaları yaparak, kimi zaman da “Centaurea Tchihatcheffii / Ankara – Gölbaşı Sevgi Çiçeği” gibi muhteşem bir emek ve gönül ürünü kitabı ülkelerine armağan ederek çiçeğimizin yanında kalkan olmaktadırlar.
Abdulnasır Haşlak başkanlığındaki Gölbaşı Belediyesi’nin mütevazı, yöre halkının da özverili çabalarıyla dört senedir: “Uluslararası Gölbaşı Göller Andezit ve Sevgi Çiçeği Festivali” düzenlenmekte, dünyanın en değerli çiçeği ondüleli parlak saçlarını uluslararası görebilen gözlere sunulmuştur. Devamını yeni belediye başkanımızdan bekleriz.
Andezit, Cumhuriyet Ankara’sının yapı taşıdır. Çiçeği burnundaki başkentin ilk önemli binalarının yapımında hep “Ankara Taşı” Andezit kullanılmıştır. Ne yazık ki on - on beş yıllık rezervimizin kaldığı sanılmaktadır.
Gölleri ve Andezit’le anılan Gölbaşı’nın girişinde Andezit’ten yapılmış bir Sevgi Çiçeği heykeli kucaklar sizi.Parklarında, sokaklarında, altgeçitlerinde, özel kuruşlarında, geçen sene açılan okulunda artık Sevgi Çiçeği çıkmaktadır karşınıza:
Elbette Milli Piyango İdaresi’nin işlediği Sevgi Çiçeği teması, Nisan 2007’de düzenlediği karma resim, fotoğraf ve heykel sergisi,
Darphane tarafından 2002′de: “Türkiye’nin Çiçekleri” adıyla basılan 13’lük hatıra parası setinde yer alışı,
çiçeğin yetiştiği tellerle çevrili alanının ait olduğu “Devlet Opera ve Balesi’nin Genel Müdürlüğü”nün ve “Gölbaşı İlçesi Koruma, Geliştirme ve Turizm Derneği”nin ilgileri de,bu “olmak - ya da yok olmak” çabalarında önemli unsurlardandır.
Sevgi Çiçeği artık giysiden - oyuncağa pek çok tanıtım ürününde yer alırken, 2008 yılındaki patlayışı çok ümit vericidir.
Gölbaşında görmüştüm bu çiçeği fakat adını yeni duymuş oldum , Çiçeğin adı zaten muhteşem “sevgi çiçeği” …
ama sayısını 0′a düşürebilecek asıl afet, insan ve insanların sevgi adına sevgisizliğidir.
çok doğru inşallah bu çiçek çoğalır ve adı gibi sevgi verir Mahmatlı insanına…
gerçek sevgilere inşallah …
Dilek Ülger
Evet gerçekkten güzel bir çiçek köyümüzün mezarlığı hep sevgi çiçeğiyle dolu…Harika…