Bir yörenin güzelleşmesi, hem yerin, hem de insanlarının kıymetini artırır. Bu konuda insanlarımıza önemli sorumluluklar düşmektedir. Yaşadığımız yer ile anılırken, Mahmatlıya özel bir takım işlerin yapılmasını sağlamalıyız.
Yıllardır yeşil yüzü görmeyen, yapmacık çevreci girişimlerin dışında adım atılmayan Mahmatlı, bir takım kurumların yapacağı yatırımlardan çok, kendi insanlarının duyarlılığı ile yeşile ve güzel bir görüntüye kavuşabilir. Ağaç dikmeliyiz, bahçeler yapmalıyız ve kısaca emek vermeliyiz. Ağaç dikmediniz mi? Bahçe organize edemiyor musunuz? Bir çiçek fidesi alın ve evinizin, bahçenizin bir köşesine dikin.
Bana 5000 adet civarında çam tohumu hediye etti arkadaşlarım ve ben de cömertçe etrafımda duyarlı davranan insanlara dağıttım. Fideye dönüştüğünde de, elimde kalanlardan da talebi olanlara çam fidesi olarak vermeyi düşünüyorum. Çevreyi güzelleştirmenin de bir maliyeti olduğunu biliyorum. Benim bahçemdeki yeşilliği sağlamak adına cebimden ne çıktığını biliyorum. Ancak ne var ki, bugün yapılan bu tür yatırımların meyvesini bizden sonraki nesiller yiyecekler. Diktiğimiz ağaçların gölgesinde torunlarımız serin serin oturacaklar elbette. Mahmatlıyı güzelleştirebilir ve onlara örnek olabilirsek, onar da kendilerinden sonraki nesillere en azından çevre bilincini miras bırakacaklardır.

Bugün bile bakıyorum evlerin önlerine; ne yeşillik var, ne çiçek ve bir çoğunda da ağaç yok malesef. İnsan üzülüyor elbette. Ama her şeye para harcayan insanlar, hergün verdikleri 5 liralık sigarayı iki günde bir alıp içseler sanırım 10 günde 5 fidan satın alıp evlerinin önüne dikebilirlerdi. Bu konu da lafazanlık yapan çok insan da görüyorum. Ancak lafla bir şey olacağı yok. Bir an önce içinden gelmeyen varsa bile, çocuklara doğru örnek olmak adına evinzin önüne, köşesine bir fidan dikelim.
Ben ağaç diktim dediğimde bana ne diktin diye soruldu. Ben de çam çeşitleri ağırlıklı 250 den fazla ağaç diktim, yaklaşık 40 tanesi meyve fidanı dedim. Çamı ne yapacaksın dediklerinde yıkıldım. Meyve ağacı dikseydin bari meyvesi işe yarardı denildi ve dondum kaldım. Ağaç dikmekse iş, yaz kış yeşilliği ile Mahmatlıya güzellik katacak çamı fazlaca dikmeliyiz diye ısrar ediyorum.
Muharrem Kılıç, 2000′den fazla ağaç dikti ve çoğu çam türlerinden oluşuyor. Yağmuru çekmesi için, topraklarımızı verimli ve bereketli kılacak ikilimi sağlayabilmemiz içn bol bol ağaç dikmeliyiz. Ağaç dikilen yerlerde zaman için de iklim değişiklik gösterip, ağaçsız yörelere nazaran verimliliğe yönelik gelişmelere neden olmaktadır.
Bu konuda hassasiyet gösterenleri tebrik ediyorum. Lütfen ağaç fidanlarınızı alın, dikmeye de bizi davet edin. Sizin evinizin önü, köyün meydanı farketmez. Yeterki ağaç dikelim ve Mahmatlıyı güzelleştirelim.
Bahçelerinizin ve fidanlarınızın resimlerini de gönderin, burada yayınayalım. Ne dersiniz?
Bir önerimde Mahmatlı Camiinin bahçesini korunaklı hale getirip bir çevre düzenlemesi yapalım. Bu konu da her insanımızın emeği ve bilumum desteği ile katkı sağlayacağına inanıyorum.
Allah’a emanet olunuz…
Saygıyla
İsmail KANDEMİR








Eh bizim de hayalimiz yeşil bir köy olması elbette. bunun için de her yıl agaç dikiyoruz.Dikmeyede devam edeceğiz.Bende herkesi çevreye karşı duyarlı olmaya çagırıyorum ve BAŞKA MAHMATLI YOK diyorum. Güzelleştirmek için korumak için elimizden geleni yapmalıyız.Öncülük yapan sizlere teşekkürler
Merhaba sevgili İsmail hocam,
Merhaba sevgili komşularım.
Allah İsmail hocamdan razı olsun. Yine çok önemli bir konuda komşularımızın bilinçlenmesi için emek vermiş, çalışmış, kafa yormuş.
Atalarımız “Aslan yatağından belli olur” demişler. Biz de Mahmatlılılar olarak köyümüze, mahallemize sahip çıkalım.
Geçmişte yaptığımız bütün girişimlerimiz, “Mal davar nerede yayılacak” gibi basit bir bahaneyle geri çevrilmişti. Şimdi çok şükür kimsede mal-davar da kalmadı. Kimsenin bir bahaneside kalmadı. O halde neden bu ağaçlandırma seferberliğini başlatmıyoruz? Şimdi kimin malı davarı yayılacak arazilerimizde? (Köyde sürü kalmayınca, Karagediklilerin sürülerine yaylım için kiralanıyormuş arazilerimiz.Ne derece doğru bilmiyorum.Bilenler bilgi verirlerse seviniriz.)
Bir kaç yıldır Yağlıpınar’a dikilen ağaçlar ne kadar güzel gelişti. Her gelip geçerken görüyor, seviniyoruz. İnşaallah dünya gözüyle bizim köyümüzün boş arazilerini de böyle görürüz diye dua ediyoruz. Ama oturduğumuz yerden dua atmekle hiç bir şey olmuyor. Çalışmamız, emek vermemiz gerekiyor.
Köy mezarlığına fidanlar dikilmesi güzel bir girişimdi. Sebep olanlardan Allah razı olsun. Ama yetmez. Bizim köyümüzün güneyindeki geniş dağlık arazi projelerde zaten orman alanı olarak gösteriliyor. O halde, bir an önce yasal prosedür izlenerek bu alanların ağaçlandırılması girişimi başlatılmalıdır.
Bu konuda şanlı peygamberimiz ne kadar güzel söylemiş:
“Karşıdan kıyametin kopup geldiğini görseniz bile, elinizde bir fidan varsa onu toprağa dikiniz.”
Başka söze ne hacet!
Saygılarımla.
Muharrem KILIÇ