Mahmatlı Köyü Forumları » Tanışma

Kıyameti Ademoğlu mu Koparacak?

(4 posts)
  • 1 yıl önce dilekulger tarafından başlatıldı
  • Hakan053 tarafından son cevap

  1. dilekulger
    Üye

    Kıyameti Ademoğlu mu Koparacak?
    Arkadaşlar bu görüşümü paylaşmak istedim. Birçok kişi kıyametin Allah tarafından apansız koparılacağını düşünüyor ama ben(ve daha pek çok kişi) kıyametin Ademoğlu tarafından (sorumsuzluğu ve bilinçsizliği yüzünden) koparılacağını ve insanlığın kendi sonunu kendi getireceğini düşünüyorum. Ki 1. şıktaki insanlar depremlerin, volkanik patlamaların ve göktaşlarının(en sonuncusu 2. gün önce düştü) kıyamet habercisi olduğunu ve birkaç sene içinde dünyanın yok edileceğini ileri sürüyorlar ama ben bunları mantıksız buluyorum. Bu tür doğa olayları dünya varolduğundan beri hep yaşandı ve yaşanmaya da devam edecek ki bu yüzden bu doğa olaylarının kıyametle bağlantısı olduğunu düşünmek bana sığ düşünce örneği olarak geliyor…

    Gelelim 2. şıkkımıza yani insanoğlunun kendi sonunu kendi getireceği düşüncesi…Bunun nükleer savaş, biyolojik silahlar gibi birçok yolla olabileceği gibi özellikle küresel ısınma yüzünden olacağı düşünülüyor. Herkesin ağzında bir küresel ısınma lafı var ama gerçekten işin ciddiyetini kaç kişi biliyor? Örneğin küresel ısınmanın çoğu kişi dünyanın giderek ısınması olduğunu sanıyor ama asıl tanımı mevsimsel farkların aşırılaşması, yani geçiş mevsimi olan bahar mevsimlerinin ortadan kalkarak kışların aşırı soğuk, yazların aşırı sıcak geçmesi gibi…

    Bununla birlikte küresel ısınmada geri dönülemez son 10 yıla girdiğimizi, en fazla 50 yıl içinde tarımın yok olup gıda ve su kıtlığının katlanarak artacağını, dünyada kıyı bölgelerinin çoğunlukla sular altında kalacağını ve bu sebeple iklim mültecilerinin göçleri yüzünden ekonomik ve siyasal ve kültürel dengelerin iyice bozulacağını, artan nüfusla da birlikte zaten şu anda bile yetmeyen kaynakların iyice bozulacağını ve su, gıda savaşları çıkacağını ve sonuçta eriyen kutuplar yüzünden artan sera gazlarıyla gökyüzünün güneş ışığından bile mahrum kalacak derecede gazlarla kaplanacağını biliyor muyuz?

    Dünya sizce de yeterince alarm vermiyor mu? Giderek artan kasırgalar, yok olan ilkbahar ve sonbahar mevsimleri yani aniden gelen yaz ve kış, gıda fiyatlarının hızla artması, artan kuraklık ve su sorunu, güncel olarak Haiti gibi ülkelerde açlık ve gıda isyanlarının çoktan başlamış olması….vb.gibi pek çok örnek…

    Ayrıca kendimce yaptığım araştırmalarda Kuran’da da bunun belirtilerini görebileceğimiz savındayım. Örneğin:

    Duhan (Kelime anlamı: Gaz-Duman) suresi 10, 11 ve 12. ayetler:

    10. şimdi sen, göğün, açık bir duman çıkaracağı günü gözetle.

    11. duman insanları bürüyecektir. bu, elem verici bir azaptır.

    12. (işte o zaman insanlar:) rabbimiz! bizden azabı kaldır. doğrusu biz artık inanıyoruz (derler).

    Mülk suresi 30. ayet;

    30. "De ki: Söyleyin bakalım, suyunuz (yerin dibine) çekiliverse (yok olsa), size kim bir akar su getirebilir?'

    Rum suresi 41, 42. ve 43. ayetler:

    41. İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırmaktadır.

    42. De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın, böylece daha öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görün. Onların çoğu müşrik kimselerdi."

    43. Öyleyse sen, Allah'tan (bir takdir olarak) geri çevrilmesi mümkün olmayan gün gelmeden önce, yüzünü dimdik ayakta duran dine çevir. O gün parça parça bölünecekler.

    Muhammed Suresi 18. ayet:

    18. Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir…

    Peygamberimizin (sav) hadislerinden biri de var:

    “Büyük şehirler dün sanki yokmuş gibi helak olur.” (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyyil Ahir Zaman, S. 38.)

    Tabii ki bunlar yoruma açıktır ama bilimin de kabul ettiği bir gerçek var ki küresel ısınma birçok felaketi beraberinde getirecek?

    Peki biz ne yapıyoruz? Sanki her şey çok güzelmiş gibi geleceğe dair planlar yapıyoruz. Sanki sonsuza kadar refah ve bolluk içinde yaşayacakmışız gibi hep bu dünyaya yönelik planlar kuruyoruz. Sadece kendimizi ve kendi hayatımızı düşünüyoruz. Sadece evlenip çocuk sahibi olma gibi mutluluk senaryoları türetiyoruz. İncir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden dolayı çatışmalara ve siyasi kavgalara giriyoruz. Yada nasıl olsa kıyamet yakın banane ben ibadet edeyim de ahir zamanda sıkıntı çekmeyeyim diye sadece diğer tarafa odaklanıyoruz….

    Peki ya bu planların hakkını veriyor muyuz? Eğer dünya giderek yaşanmaz hale geliyorsa nasıl bu kadar çok mutluluk planı kurup, sadece kendimizi düşünebiliyoruz? Eğer dünyayı bekleyen gelecek böyleyse plan kurmanın, anlamsız şeyler uğruna çatışıp durmanın anlamı ne?

    Yüce Allah’ın yaratığı bu muhteşem doğa ve dünya için hala iyi bir şeyler yapmaya çalışmak en güzel ibadet ve davranış değil midir?

    alıntı

    1 yıl önce #
  2. siyahnur
    Üye

    dılek hanım çok guzel bır konu acmıssınız paylasımız ıcın sağolsun ama kamer suresınde de ılk ayet dahıl olmak uzere ezelı hukumun cok onceden verıldıgı soylenıyor burda da kader gercegı devreye gırıyıor bence

    1 yıl önce #
  3. dilekulger
    Üye

    Doğru Ahmet Bey burda kader devreye giriyor güzel tespitiniz yapmışsınız.

    1 yıl önce #
  4. Hakan053
    Üye

    KÜRESEL ISINMA VE BÜYÜK DUHAN TUFANI (AZABI) İLE İLGİLİ KEHANETLER

    2011 ve 2015 yılları arası arasında yaşanacak Büyük Duhan Tufanı ile ilgili (Evet, yanlış okumadınız.) kehanetler şöyle:

    Billy Meier ve ‘Enoch’un Kehanetleri’

    * Yakın zamanda insanlar 888 gün sürecek bir Cehennem hayatı yaşayacaklardır.
    * Dünya, şimdiye kadar benzeri görülmemiş acılara sahne olacaktır. Bu hadiseler 888 gün devam edecek ve sonunda medeniyet çökecektir. (www.morveotesi.gen.tr)

    Nostradamus’un Kehanetleri

    Fransız uzmanlara göre Nostradamus da 2015’e kadar Dünya için 'karanlık bir dönem' öngörüyor. Kahine göre dünyada iklim değişiklikleri olacak. Büyük bir kuraklık yaşanacak. İnsanoğlunu bu uzun kuraklık döneminden sonra bir felaket daha bekliyor: Boyutu bilinmeyen dev sel suları... 'Dünya karanlığa gömülecek' Nostradamus, çevre felaketlerine ilişkin kehanetlerinde, güneş ve ayın bir bulutla örtüleceğini ve dünyanın karanlık içinde kalacağını öne sürüyor. Tüm zamanların en tanınmış kahini Nostradamus'un deprem, sel ve diğer doğal felaketlerle ilgili kehanetleri olduğu da bilinmekte. (www.azbuz.com)

    * Gizli ateşlerle, birçok yer sıcaktan yanacak.
    * Az yağmur, sıcak rüzgar, çatışmalar, yaralar.
    * Aniden büyük bir tufan olacak.
    * Gök, hava ve toprak belayla dolu, karanlık.
    * 20.Yüzyıl’ın sonunda, Büyük Beyaz Ölüm soluğu ile acımasızca gelerek, dünyayı beyaz cehenneme dönüştürecek.
    * Buzlu rüzgarlar ve fırtınalar dünyayı 40 gün, 40 gece etkileyecek.
    * Büyük Beyaz Ölüm’den kurtulanlar için yaşamın değeri çok büyük olacak.
    * Az yağmur, sıcak rüzgar, çatışmalar, yaralar.
    * Toprak kuruyacak seller gelecek.

    Shipton Ana’nın Kehanetleri

    * Alevli yıl kısa zamanda gelirken.
    * Kızgın canavar göklerden geçecek.
    * Karalarda tufan olacak, gürültüyle.
    * İnsanoğlu çamur bataklığına gömülüyor.

    Bohemyalı Prag Kahinesinin Kehanetleri

    * İnsanlar çok acı çekiyorlar çünkü insan ruhu her şeyi fethettiğini sanıyor ve doğa değişiyor (İklimsel değişimler, Küresel Isınma gibi...)
    * Her şey karanlıklara gömülecek. (Üç günlük karanlık?)

    Tevrat’taki Kehanetler

    * Kuru, senin ırmaklarını kurutacağım.
    * Suları üzerinde kuraklık ve onlar kuruyacak. Ve onun denizini kurutacağım.

    Kilise Kehanetleri

    * Sonra insanlar kentleri terk edecekler, soluk almak ve su bulmak için dağlara sığınacaklar, kendilerini ve ailelerini kurtaracaklar.
    * Üç günlük karanlık sırasında kasırgalar ve depremler olacak. Salgın hastalıklar yayılacak, sülfür buharı her yere yayılacak.
    * Hiçbir araç çalışmayacak ve eski dönemdeki her şey durmuş olacak.
    * Modern yaşam, teknoloji ve refah unutulacak.

    Kaynak: http://www.gizliilimler.tr.gg

    TEVRATIN ŞİFRESİ VE GİZLİ KEHANETLERİ (DERLEME)

    KIYAMET ÇAĞI - 2005 VE SONRASI OLASILIKLARI

    Bu çalışma, Tevrat’ın bilgisayar şifresi ile çözümlendiğinde elde edilen bilgilerin Yuhanna’nın vahiy kitabı ( İçinde kıyamet kehanetlerinin bolca yer aldığı) içindeki bilgilerle karşılaştırılması, teyit alınması sonucunda oluşturulmuştur.

    Bilinmelidir ki, Tevrat’ta şifreli olarak geçmiş, şimdi ve gelecek üzerine pek çok olay teyit bulmaktadır. Unutulmaması gereken şey, bu bilgilerin dünya akışını içinde barındırdığıdır. Yani halen gelecek, potansiyel olasılıklar olarak mevcuttur. İnsanoğlu seçimleriyle bu mevcutlardan birini dünyanın geleceğine dönüştürebilmektedir. Bu nedenle, geçmiş olaylar şifreleme yönteminin çözümlemesinde doğrudan, şaşmaz biçimde bulunabilmektedir ancak gelecek için yöneltilen soruların niteliği şifre çözümünü etkilemektedir. Geleceğe ait olan bilgiler mevcut olasılıklardır. Dünyadaki insanların hepsinin ortak karması her an dünyamızın yazgısını belirlemektedir.

    GENEL SÜREÇ

    1-1948 İsrail’in kuruluşu ile kıyamet alametleri kendisini gösterir. Kıyamet süreci bu nesil hayattayken yaşanacak. 1948 kuşağı 70 yıl sayılıyor, o halde 1948+70=2018… Kıyamet devri 2018’e kadar bitmiş veya başlamış olacak. 21. yy.ın ilk çeyreğinde bu olayların yaşanmış olması bekleniyor.

    2-Asıl kıyamet 7 yıllık bir süreçte, Orta doğu da sınırlı bir savaşla başlayıp, dünya ekonomisinin çökmesine bağlı kıtlık, salgın hastalık ve doğal afetlerle ve hatta kozmik afetlerle tamamlanacak bir süreç olacak. Her şey bittiğinde (2015’te) dünyada dört milyar insan hayatını kaybetmiş olabilir. Ancak, yeni kök ırkın doğumu için hayatta kalanlar mutlaka olacaktır.

    3-Her şey sona erdiğinde, felakete neden olan bencillik, hırs ve şehvet 1000 yıl dünyadan eksik olacak. Beşinci kök ırka ilerlerken, dünya muhteşem bir refah yaşayacak.

    1-Ekonomik iflas, 2002 veya 2005’te başlayabilir; kıtlık, 2001 ve 2012 yılları arasında baş gösterebilir. Özellikle kıyamet süreci 7 yıl diye düşünüldüğünde, 2005-2012 yıllarının en zorlu yıllar olması beklenmektedir. Kıyamet devrinin başlangıcı 2005 diye teyit edildi. Kıyametin başlangıcının 1991’de SSCB’deki yön değişikliği nedeniyle 1995-2002’den ertelenerek 2005’e çekildiği görüldü… İnsanoğlu ortak iradesiyle değişime karar verirse kıyamet çok daha hafifletilmiş acılarla yaşanabilir. Hatta 2011-2018 yıllarına çekilebilir… Bu tarih yine de 1948 kuşağıyla başlayan zaman aralığı içinde kalır. Bu irade ile değişmeye çalışmalıyız.

    2-Kudüs Tapınağı, İsrail ve Araplar için bir sınavdır, burası paylaşılmalıdır, yoksa birlikte yok olunacaktır. Savaş kaçınılmaz olacak ama kazanan olmayacaktır… Hem Kiliseye hem de Kudüs tapınağına saygısızlıklar yaşanacaktır. (2006, 2008 gibi...)

    3-Sahte barış anlaşması imzalanıp bozulacak ve bir dünya savaşı çıkacak. Bu barış anlaşması bozulduğunda kıyamet yıllarının yarısına gelinmiş olacak. 3. DS’nın Birleşmiş Milletlere karşı bir Ortadoğu Arap-Asya ittifakı arasında olacağı ve BM’in halka zulüm yapacağı ihtimali görülmektedir. Yani 2008’in ortaları savaş başlangıcı yılı olabilir. Diğer veriler ise 3. DS’nın 2010’da başlayacağını gösterir.

    4-Kıyametin 2. yarısında ortaya çıkması beklenen felaketler: Bu felaketler 2010-2012(11)’de başlayan silahlı dünya çatışmasının ardından yaşanacaktır… Biyolojik silahlar (3. DS’nda kitle imha silahları) kullanılacaktır.. Aynı yıllarda dünyaya 7 astroidin çarpması beklenmektedir. Dünyanın manyetik kutupları tersine çevrilecek, kutuplar yer değiştirecektir. Bu olay ancak büyük bir astroidin dünyaya çarpması ile olabilir denmektedir. Hayatta kalma mücadelesi verilecektir. Astroid çarpmaları 2010’da başlayarak dünya ekseninde 3 aşamalı kaymaya sebep olacaktır. Kutup kayması 2010’da başlayacak ve 2, 3, kaymaları 2012’de son bulacaktır… Bu aynı zamanda kıyametin sonu diye anlatılır. Bundan sonra dünya, altın çağın başlaması için doğru konumda olacaktır. Böylece 1000 yıllık barış, huzur dönemi başlayacaktır. 2010’da bir astroid parçasının batı Nevada’ya çarparak Nevada, Utah ve Kalifornia’da depreme sebebiyet vereceği, beklenmektedir.

    Dünyaya çarpması beklenen astroidin (parçalanarak gezegenimize vereceği zarar daha aza indirilecektir) Marsın Ayı olan Phobos olduğu ve 7 ye bölünerek dünyaya 2010 ve 2012 yılları arasında çarpabileceği söylenmektedir. Bu parçalardan birini ABD füzeleri parçalayıp yok edecek ancak 3 parça ABD’ye düşecek…

    Bir başka olasılık, Phobosun 2010 da bir hidrojen bombasıyla parçalanması ve on parçasının sonradan dünyaya çarpması olasılığıdır.

    Denebilir ki, Phobos’un Mars’ın yörüngesinden çıkmış ve dünya ile çarpışma güzergahına girmiş olma olasılığı yüksektir. Önce 7’ye ayrılması beklenmektedir. Çin ve Rusya’ya düşme ihtimalleri çok yüksektir. 2011’de 3 astroidin Rusya’ya çarpması dünya ekseninde değişime sebep vermesi söylenmektedir.2012 de 3 astroidin Çin’e düşmesi büyük felakete sebep olabilir.. Pelin adlı Phobos’un bir başka parçası da Arabistan körfezine düşecektir. Bu savaşı bırakıp yaşam mücadelesine geçme nedenidir de.

    2012’ye kadar dünyada 25 derecelik kutup kayması beklenmektedir. Bu çok çok büyük bir felaket demektir, daha kötüsü önceden görülmedi diye anlatılır. Dört milyar insanın yok olması beklenmektedir.

    ABD’de ırk savaşı beklenmektedir. Yine ABD’nin batı kıyılarının sular altında kalması beklenmektedir.2010-2012 felaketini ABD nüfusunun yarısının aşması ihtimali vardır. Japonya’nın ve Filipinlerin 2010-2012 arasında deprem ve sellerle yok olması beklenmektedir.

    Şu anda yanlış nerede sorusunun cevabı: İyi işler, ya da eylemler olmadan inanç, nafiledir. Şu anda şehvet, kıskançlık, öfke,önyargı,kibir ve açgözlülük had safhadadır… Doğal afetlerde hayta kalmak için iradenizi, Tanrı’nın iradesine teslim edin. Tavırlarınız ve karakteriniz de öyle olsun. Bütün ruhları kendiniz gibi sevin…

    Kıyamet devrinde baş Melek Mikail’in Tanrı’nın dünyadaki tüm insanlarını koruyacağı söylenmektedir… İnsan hayatının süresini vücut frekansı ayarlar. Nuh tufanından önce insanlar uzun ömürlüydü, şimdi geçireceğimiz tufandan sonra da ömrümüz uzayacaktır.. Altın çağda beden frekansımız değişecektir. Altın çağda insan ömrü 300 yıla çıkacaktır… Bunun açılımı: 1987 süper novası 24 yıl sonra yeni bir ırkı başlatan kozmik olaydır. 1987 Mavi yıldız süper novasının kozmik ışınları 2011 de yeni bir ırkı başlatacaktır.. Süpernovadan yayılan radyasyon bedenimizde etkisini gösterecektir:

    Beşinci kök ırk 2001’de 144000 kişi ile başlamıştır. Bu insanlar Mavi yıldızın ışınlarına tutularak işaretlenmişlerdir. Geleceğin yöneticileri bu insanlardır.2001 den sonra 7 b yıllık bir devrenin ardından 2008 de tekrar süpernovanın bir radyasyon dalgası salınımı ile yeni bir 144000 kişi daha işaretlenecektir… Tam bir kök ırk geçişi için 3 yıllık süre lazımdır. İlk 144000’lik grup Mart 2004’e kadar mühürlenmiş olmalıdır. Yani kıyametten önce bu işaretlenme tamamlanmıştır. İkinci işaretleme de Şubat 2008’de başlayacaktır ve 2011 Martına kadar (kıyamet bitene kadar) da bu grup tamamlanacaktır. Tanrı tarafından mühürlenenler altın çağda enkarne olma hakkını alanlardır. Geri kalanlar 1000 yıl enkarne olmayacaklardır. Ruhlar Adem’e gidecek ve yeniden doğmak için orada bekleyeceklerdir. Adem, aydınlanmış ruhların evi, cenneti, Çoban takım yıldızındaki Arkturus’tadır… Tanrı tarafından mühürlenmek Tanrı’sal bir karakter gerektirmektedir. KİŞİLERİN AURALARI bu Tanrı’sal karakteri taşıyıp taşımadıklarının belirleyicisidir. İnsanın aurası mavi olmadan bu mümkün değildir çünkü mavi gezegenden gelen radyasyon dalga boyunun geçmesi gereken filtrasyon işlemi için bedenimizin uygun olması ve bu dalganın iç salgı bezlerimizi enerjilendirmesi gerekmektedir.

    İnsanlar 2008’de ışına maruz kalacaklar, Şubat 2011’e kadar da mühürlenme işlemi devam edecek (üç yıl) filtre 2010’da ne tür bir koruma sağlayacak denmiş ve sonuç, Şubat 2010’a kadar geçiş işleminin %85’i tamamlanmış olacak, (5. ırk değişiminin yarısı ilk yılında olmuş, %85’i de 2010’a kadar tamamlanmış olacaktır.) Yeni kök ırkı başlatmak için gerekli olan vibrasyonel frekans nedir? Şu ankinin 2 katı olmalıdır ki ömrümüz 4 kat artsın (300 yıl.) Vücudun frekansı yükseldikçe hastalığa yol açan bakteri ve virüsler de yok olmaktadırlar.. Kıyamette pek çok salgın ve ortalığa salıverilen pek çok bakteri, virüs olacaktır. Tanrı’nın mavi yıldızının mührü kıyamette enerji alanları müsait olanları koruyacaktır… Bunun yanı sıra, baş Melek Mikail de inananları koruyacaktır. Karmik olaylar bir şeyler öğrenmemiz için planlanmışlarsa meydana gelmelerine izin verilecek, planlanmamışlarsa koruyucu Meleklerin korumasından yararlanılacaktır. Ölmemesi gerekenler, olmaları gereken yerlerde olacaklardır. Onlar Altın çağda ihtiyaç olacaktır. Altın çağda, yeni bazı spiritüel hatların kesiştikleri yerlere şehirler kurulacaktır ve bazı spiritüel coğrafya bölgelerinde, şehirlerde 7 yıllık aralarla inananlar ihtiyaç duydukça gençleşeceklerdir.

    2010’dan sonra 2045 yılına kadar 35 yıl geçici kısırlık yaşanacak, ruhlar enkarne olmayacaktır. 2010’da kıyamet sırasında son doğan çocuk Adem’dir. İsa, işte bu Adem olarak Tanrı’nın kaybolmuş bütün ruhlarını kurtaracaktır.. İsa, 5. kök ırk insanının özelliklerini gösteren bir örnektir. İsa çocukken dünyayı mühürlenmiş 144000 kişi yönetecektir. Bu 144000, 1975’ten beri enkarne olmaktadırlar.

    JOSEPH NOAH

    Kaynak: www.ruhunyolculugu.com

    SONUÇ: 21 TEMMUZ 2011 VE 21 KASIM 2014 YILLARI ARASINDA DÜNYA BİR ‘‘CEHENNEM’’E DÖNECEK

    Küresel ısınma ve hızla yaklaşmakta olan; 2011-2014 yılları arasında gerçekleşecek insanlığın en büyük felaketi için uyarı:

    Yukarıdaki bir yazıda kıyametin büyük alameti Duhan azabı konusunu işlemiştik. O yazıya dayanarak şunu tahmin edebiliriz. 21 Temmuz 2011 ve 21 Kasım 2014 yıllları arasında 40 ay müddetle dünyada büyük ve müthiş duman felaketi görülecektir. Bu Duman felaketi büyük kıyamet alametidir. Bu duman felaketi tüm dünya insanlarını korkutan ve İslam dinine davet eden bir ilahi uyarı ve teklif olacaktır. Korkan insanlar Allah’ın bu musibeti karşısında ister istemez vicdan ve dini inanç yönünden İslam dinine katılmak zorunda kalacaklardır. Diğer dinler kendi öngördükleri olayları ispat edemedikleri için tartışmasız olarak İslam dininin üstünlüğü tüm dünyada kabul edilecektir. Ancak pek çok insan eski yanlış inançlarına geri dönecekleri için bu İslam’a geçici dönmeleri onları tekrar musibete uğramaktan kurtaramayacaktır. Bu Duhan Azabı olayı sonucu 21 Temmuz 2011 ve 21 Kasım 2014 yılları arasında milyonlarca hatta milyarlarca insan ölebilir. Hatta bana göre 21 Temmuz 2011 ve 21 Kasım 2014 yılları arasında milyonlarca hatta milyarlarca insan ölecektir.

    Kıyametin ilk büyük alameti olan Dabbe-tül Arz'ın zuhurunun 1980 yılında gerçekleştiğine göre ve Duhan Suresi'nin 14. ayetindeki olay 1997 yılında gerçekleştiğine göre kıyametin diğer büyük alameti olan Duhan Azabı çok yakın bir tarihte, 21 Temmuz 2011 ve 21 Kasım 2014 arasında iki kez gerçekleşecektir. Duhan Suresi'ndeki bazı ayetlerde Hz. Mehdi (a.s)’ye seslenilmektedir. Duhan Suresi'nin 14.Ayeti 1997 yılında gerçekleştiğine göre Duhan Suresi'ndeki azap olayının mantıken çok yakın bir tarihte gerçekleşmesi gerekir. Duhan Suresi'nin bazı ayetlerinde Hz. Mehdi (a.s)’ye seslenilmektedir. Fakat Hz. Mehdi (a.s) 2010–11 yılında zuhur edeceğine göre, Duhan Suresi'nin 2010–11 yılı öncesinde değil sonrasında Hz. Mehdi (a.s)’ye sesleneceği, hitap edeceği düşünülmelidir. Küresel ısınma bana göre kıyametin büyük alameti olan Duhan azabıyla ilgili olabilir. Bana göre; ünlü kehanetlerden ve bilimsel verilerden çıkarılabilecek sonuçlara göre Küresel Isınma yüzünden en geç 3–4 yıl içinde ( 2011–2014 yılları arası ) dünya bir cehenneme dönecektir. Bu yüzden belki en geç 3–4 yıl içinde küresel ısınma yüzünden yüz milyonlarca hatta milyarlarca insan ölebilir. Hatta bana göre 21 Temmuz 2011 ve 21 Kasım 2014 yılları arasında milyonlarca-milyarlarca insan ölecektir. Son zamanlarda Türkiye’de ve dünyada Hz. Mehdi (a.s)’nin zuhuru beklentisi artmıştır. Fakat Küresel ısınmanın neden olacağı, çok yakın bir zamanda, 21 Temmuz 2011 ve 21 Kasım 2014 yılları arasında iki kez gerçekleşecek, milyonlarca hatta milyarlarca insanın öleceği insanlık tarihinin en büyük doğal felaketinden, Duhan felaketinden, ‘BÜYÜK DUHAN TUFANI’ndan habersizdirler. Son zamanlarda Türkiye’de ve dünyada Hz. Mehdi (a.s)’nin zuhuru beklentisi artmıştır. Fakat Hz. Mehdi (a.s)’nin kollektivizasyon (özel mülkiyeti kaldırmak) amacıyla milyonlarca insanı idam (feda) edeceğinden habesizdirler. Yakın bir gelecekte insanların karşılaşacakları ve olağanüstü can kayıplarının yaşanacağı; ‘‘Büyük Duhan Tufanı - Zorunlu Kollektivizasyon – Üçüncü Dünya Savaşı’’ ve benzeri olaylar bana göre çok üzücü durumlardır. Hele hele çok yakın bir zamanda, 2011 ve 2015 yılları arasında gerçekleşecek ‘‘Büyük Duhan Tufanı’’ nedeniyle insanlar uyarılmalı, insanlara haber verilmeli, önlem alınmalı, bir şeyler yapılmalı ve gerçekleşecek can kayıpları azaltılmalıdır. Evet, yanlış okumadınız. Miladi 2011 ve 2015 yılları arasındaki zaman dilimi içinde yaşayacak olan ve bugün o günleri; 2011 ve 2015 yıllarını görecek olan insanların ve masumların canları tehlikededir ve maalesef bundan habersiz olunmakta ve bir önlem alınamamaktadır. Benim aklıma gelen önlemler ise şöyle: Yoğun sülfür gazının neden olacağı tufana karşı belki gaz maskeleriyle önlem alınabilir. Ya da tufana karşı 21 Temmuz 2011 tarihine kadar sığınaklar yapılabilir veya yoğun sülfür gazının neden olacağı tufana karşı halkın yüksek dağlara ve yaylalara nakilleri yapılabilir. Çünkü sülfür gazının yüksek kesimlere ulaşması belki daha zordur diye düşünüyorum…

    Yazan: Kurtuluş Devrim

    1 yıl önce #

Bu konu için RSS beslemesi

Cevapla

Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.