Mahmatlı Köyü Forumları » Tanışma

içki ve uyuşturucu ile ilgili meseleler

(1 post)
  • 1 yıl önce dilekulger tarafından başlatıldı

  1. dilekulger
    Üye

    II- İçkiler ve Uyuşturucular

    A- İçkiler:

    Dilimizde "içki", arapçada "hamr"22 ve "müskir" kelimeleri, içildiği zaman azı veya çoğu sarhoşluk veren içecekler için kullanılmaktadır. İslâm dini bütün sarhoşluk veren içkileri haram kılmış, içmeyi yasaklamıştır:

    "Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi, pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saâdete eresiniz. Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi, Allah'ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?" (el-Mâide: 5/90-91)

    Âyet içki yasağının hikmetini özlü olarak ifâde etmektedir. Bugün tıb dünyası içkinin insan sağlığına verdiği zarar üzerinde ittifak hâlindedir. İstatistikler ile bazı devletlerin zaman zaman teşebbüs ettiği içki yasağı bunun, iktisadî, sosyal ve ahlâkî zararlarının en açık delilleridir.

    İçki yasağı ile ilgili teferruâta gelince:

    1- Her sarhoş eden içki hamrdır ve haramdır:

    İslâm ulemâsının büyük ekseriyetine göre23 azı veya çoğu sarhoşluk veren her içki âyette geçen "hamr" mefhûmuna dâhildir ve haramdır. Bir soru üzerine Resûlullah (s.a.v.)'in: "Her sarhoşluk veren şey hamrdır ve her hamr haramdır" buyurması bu hükmün sağlam delilidir.24

    2- Çoğu sarhoş edenin azı:

    Sarhoşluk veren içkiler zamanla alışkanlık ve bağışıklık sağladığı için az içenin giderek çoğa kaçtığı, önceleri azı tesir ederken alışkanlık arttıkça aynı miktarın tesir etmediği görülmektedir. Bu sebeple içkiyi önlemenin en kesin yolu azını ve çoğunu yasaklamaktır. İşte dinimiz de aynı yoldan yürüyerek çoğu sarhoş eden içkinin azını içmeyi de menetmiş, haram kılmıştır. İslâm müctehidlerinin büyük ekseriyeti bu hükümde birleşmişlerdir.

    Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyuruyor:

    "Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır."

    "Bir farakı sarhoş eden şeyin bir avucu da haramdır."25 ("Farak" takriben 43,5 kg.lık bir kaptır.)

    3 - İçki ticâreti:

    İslâm içki ticaretini menetmiş, müslümanın gayr-ı müslim ile de olsa içki alışverişi yasaklanmıştır. Şu lânet, ticareti de içine almaktadır: "Peygamber (s.a.) içki yapanı, yaptıranı, içeni, taşıyanı, kendisine taşınanı, dağıtanı (sâkî, garson), satanı, parasını yiyeni, satın alanı ve kendisi için satın alınanı lânetlemiştir."26

    Hanefî fukahâsı, içki imâlinde kullanılacağı bilinen kimseye üzüm ve şıra satışını tecviz etmiş, "satılan helâldir, alanın içki yapma günahı kendine aittir." demişlerdir.27

    Bunu meneden hadise ve "masiyete yardım edilmez" prensibine dayanan fukahâ ise bunu caiz görmemişlerdir.28

    4 - İçki meclisinde bulunmak:

    Müslümanın vazifesi yalnızca haramı işlememek değil, başkalarının işlemesine de-yapabildiği ölçüde- mânî olmaktır. Bu kaide onun, içki içilen yerde oturmasını önler. Hz. Ömer'in nakline göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    "Allah'a ve âhiret gününe iman eden kimse, üzerinde içki dolaştırılan sofraya aslâ oturmasın!"29

    5- Alkollü ilaç ile tedâvî:

    Birisi Rasûl-i Ekrem (s.a.v.)'e şarabı sordu. O da onu menetti. Soran adam: "Ben onu yalnızca ilaç ve tedâvi için yapıyorum" deyince de: "O ilaç değil, derttir"30 buyurdu.

    Bu mealde olan hadislere dayanan bilginler sarhoşluk veren içkilerin tedâvide kullanılmasını da caiz görmemişlerdir. Ancak bu hüküm normal durumlara aittir. Eğer başkası bulunmadığı için içki veya alkollü ilâcı, mütehassıs ve müslüman bir doktor bir hastaya yazarsa burada zarûret prensibi işler ve tedâvî caiz olur.31

    --------------------------------------------------------------------------------

    Dar mânâda hamr: Üzüm ve hurma suyunun kaynatılmadan bekletilmesiyle elde edilen içki demektir.

    Ebû-Hanife ve Ebû-Yûsüf'e göre üzüm ve hurma suyunun üçte biri kalıncaya kadar kaynatılması sonunda elde edilen (bir nevi) pekmezin ve kuru üzüm, kuru hurma vb. hoşafının beklemesi sonunda elde edilen içki ile elma, arpa, mısır, darı gibi şeylerden elde edilen içkilerin (nebiz adı verilen özel içkiler), sarhoşluk vermeyen miktarını içmek caizdir; ancak bunlardan da sarhoş olmak haramdır.

    B- UYUŞTURUCU MADDELER:

    Esrar, afyon, eroin, kokain, morfin gibi uyuşturucu maddeler, alkollü içkilerin tesirini de fazlasıyla taşımaktadırlar, Zararları da bu tesir ölçüsünde fazladır. İslâmın ana kaynakları helâl ve haram olan şeylerin bir kısmını zikretmiş, geri kalanların, haram ve helâl kılınma illetini taşımalarına göre hükme bağlanmasını istemiştir. Şu halde haram hükmünün illetini (sarhoş etme, uyuşturma) taşıyan bütün maddeleri vücûda almak haramdır.

    C- Sigara ve benzerleri:

    Tütün 15. asırdan sonra yeni dünyadan İslâm ülkelerine girmiş, o zamandan beri de İslâm ulemâsı tütünün hükmü üzerinde durmuşlardır.

    1) Tütünün mubah olduğunu söyleyenler zararı olmadığı ve Şârî' tarafından menedilmediği deliline dayanmışlardır. Halbuki:

    a) Sigaranın zararı bugün ilmen, kesin olarak bilindiği için zararsız denemez.

    b) Şârî'in menetmediğini söylemek de isabetli değildir. Çünkü Şârî' her haramı ismen zikretmemiştir. Hüküm kaynakları yalnız sarîh ve husûsî nasslar değildir. Nasslarda geçenlerin haram kılınış sebeplerine (illetlerine) bakılarak yapılan kıyaslar ve diğer istidlâl yolları vardır.

    2) Sigara içmek mekruhtur diyenlerin dayanağı, kıyasla sabit bir hükme "haram" demekten çekinmeleri ve sigaranın zararları hakkında kesin bilgi sahibi olmamalarıdır.

    3) Sigara içmek (özellikle tiryâkilik) haramdır diyenlerin mesnedi zarar, isrâf ve nafaka mükellefiyetidir.

    Zarar: Sigara hem içenin sıhhatine, hem de yanında bulunanların sıhhat ve rahatına zarar vermektedir.32

    Rasûl-i Ekrem (s.a.v.): "Ne doğrudan ne de karşılık olarak zarar vardır"33 buyurarak zarar vermeyi menetmiş Allah Teâlâ da "kendinizi elinizle tehlikeye atmayın..." (el-Bakara: 2/195), "kendinizi öldürmeyin...." (en-Nisâ: 4/29) buyurmuştur.

    İsrâf: İsrâf malı faydasız yere harcamaktır: "Yeyiniz, içiniz, isrâf etmeyiniz" âyeti (el-A'râf: 7/31) ile "Peygamber (s.a.v.) malın boşa harcanmasını yasakladı."34 hadisi isrâfı haram kılmaktadır.

    Nafaka mükellefiyeti: Kocalar, babalar ve muhtaç yakınlarına bakan erkekler nafaka (onların yiyecek, giyecek, mesken, tedâvi... ihtiyaçlarını temin) ile mükelleftirler. Bundan keserek sigaraya para vermek haramdır.

    Netice olarak denebilir ki: Bu üç sebepten birisinin gerçekleştiği yer, zaman ve durumda sigara içmek haramdır. Bunlar gerçekleşmez ise mekruhtur. Her iki durumda da sigaranın içilmemesi, terkedilmesi dince gereklidir.35

    Nargile ve enfiye gibi alışkanlıkların hükmü de sigara alışkanlığı gibidir.

    Sigaranın zararı artık şüphe konusu olmaktan çıkmış, ilmi tecrübeler sonunda kesinlik kazanmıştır. Sigaranın, ansiklopedi maddelerinde özetlenen zararlarını şöyle sıralamak mümkündür:

    Sigaranın zararlı maddesi nikotindir. Nikotin çok zehirli bir alkoloiddir. Ağız yoluyla alınacak 1-2 gram nikotin insanı ölüme kadar götürebilir. İçilmeye başlanan bir sigaranın nikotini önce dumana geçmez, çünkü tamamen yanar. Sigara içilmeye devam edilirse yavaş yavaş bazı maddeler nikotini serbest hale geçirir. Böylece ağıza damıtılan nikotin tükürük ile vücuda geçer. Dumanın akciğere çekilmesiyle kana karışan nikotin nisbeti % 25 artar.

    Devamlı tütün zehirlenmesi ağız , boğaz ve üst solunum yollarında iltihaplara yol açar. Kalb çarpıntısı, kalb bölgesinde ağrılar, baygınlıklar, bazan astma (astım) belirtileri, solunum bozuklukları görülebilir. Bu arada en çok damarlar fonskiyonel ve organik bozukluklar sonucu daralır. Tansiyon yükselir. İncelemelere göre tütünün bir iki ay gibi kısa, fakat aşırı derecede fazla kullanılması bile kalbin adaptasyon kabiliyetini azaltır.

    Çok sigara içenlerin göz sinirlerinde de bozukluklar görülür. Meselâ kısmî renk körlüğü, gece körlüğü, görme alanında boşluklar olur; merkezî sinir sisteminde meydana gelen düzensizlikler, baş ağrıları, uykusuzluk, el titremesi, sinirlilik, nevralji, mizaç değişmeleri şeklinde kendisini gösterir.

    Sindirim sisteminde; mide ekşiliğinin artması, ya da azalması, tükrük salgısının artması, ishal, kabız vs. gibi belirtiler olur.

    Sigaranın kanserle olan ilgisi yıllardan beri tartışma ve araştırma konusudur. Tütünün kanseri arttırdığı bir gerçektir. Sigara içenlerdeki kanser nisbeti içmeyenlerden yüksektir.

    NOT:ÖZELLİKLE SİGARA KONUSU ÇOK İŞLENDİĞİ İÇİN BU SADECE BİR HATIRLATMA OLARAK KABUL EDİLSİN..BU BAŞLIĞIN KONUSU SİGARA DEĞİLDİR.

    1 yıl önce #

Bu konu için RSS beslemesi

Cevapla

Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.