Damla Sulama Sistemi: Damla sulama suyun özel filtreler kullanılarak içindeki kum, kil, yosun vb. pisliklerden temizlendikten sonra tarla,bahçe ve seralardaki bitkilere su ve gübre vermek için fabrikalarda özel olarak üretilmiş damla sulama boruları kullanarak bitkilerin direkt kök bölgesine suyun ve gübrenin damlalar halinde azar azar ve sık sık verilmesi demektir.

Damla Sulama Ne Zaman Gereklidir?
Damla sulama ilk olarak İsrail gibi suyu çok az olan yerlerde kullanılmaya başladığı için bir çok kişi tarafından sadece suyu az olan ve eğimli arazilerde uygulanması gereken bir sistem olarak düşünüldü.
Fakat zamanla damla sulama yapan kişilerden görüldü ki diğer sulama sistemlerine göre (salma sulama, sifon usulü sulama ve yağmurlama sulama) daha az su kullanılmasına rağmen verim ve kalite artışı sağlandı. Kısa sürede Akdeniz bölgesindeki seralarda başlayan damla sulama Ege bölgesindeki seralarda, çilek alanlarında, meyve bahçelerinde, daha sonraları Marmara bölgesinde meyve bahçelerinde, İznik bölgesindeki sırık domates, zeytin bahçelerinde ve Çanakkale, Biga, Karacabey bölgesinde salçalık biber, sanayi domatesi ve sofralık domates alanlarına da girerek geniş alanlarda kullanılmaya başlandı.
Son 1-2 yıldır ülkemizde artan kuraklık ve sıcaklar sonucu verim düşüşleri olmuştur. Fakat damla sulama yapan kişilerin aldıkları verim ve kalitede bir azalma olmamıştır. Damla sulama yapanlar son yıllarda iyice fiyatları düşen tarım ürünlerinden verim fazlalığı ve kalite sebebiyle iyi para kazanınca damla sulamaya talep daha da artmıştır.


Damla Sulamanın Faydaları Nelerdir?

*Damla sulama ile daha az su ile daha çok alan randımanlı olarak sulanır.
*Meyilli arazilerde erozyona sebebiyet vermeden sulama yapılabilir.
*Bütün arazi sulanmadığı için bitkilerin ve ağaçların aralarında ot çıkışı olmadığı için otlarla yapılan ilaçlı ve mekanik mücadele maliyeti azalır.
*Her yer sulanmadığı için her sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak ve toprağı havalandırmak için toprak işlemesi olayları neredeyse ortadan kalktığı için işçilik ve mazot tasarrufu sağlanır.
*Diğer sulama sistemlerinde bir sezonda gübreler en fazla 3–4 defada verildiği için her defasında fazla miktarda gübre toprağa karıştırılır veya serpilir. Gübrelerin birçoğu bitkiler tarafından alınamadan sulama suyu ile derinlere doğru yıkanır bir kısmı da aralarda çıkan yabancı otlar tarafından alınır. Ayrıca topraklarımızın pH’ı genelde yüksek çıktığı için verilen gübrelerin bir kısmı da toprak kolloidleri tarafından tutulur ve bitkiler tarafından rahatça kullanılamazlar. Damla sulamada ise her sulamada veya iki sulamada bir gübre verildiği için azar azar gübre verilir.Verilen gübreler tüm tarlaya değil de bitki kök bölgesine verildiği için daha az gübre verilir.Kullanılan fosforik, Nitrik ve Sülfürük asit gibi gübrelerle toprağın pH’ını düşürerek genelde topraklarımızda bulunan fakat pH sebebiyle alınamayan Demir,Bakır,Çinko vb. gibi Mikro elementlerin alınımı sağlanır ki bunlarda bitkilerin gelişmesine doping etkisi yapar.
*Sık sık azar azar su verdiğimiz için toprakta SU — HAVA — GÜBRE dengesini kolayca ayarlarız. Topraktaki su durumunu tarla kapasitesinde tutarak fazla su, az su, aşırı gübre vs. gibi streslerden bitkilerimizi koruruz.
*Arazimizdeki tüm bitkilere eşit su ve gübre verdiğimiz için tüm bitkiler eşit büyüklükte olur. Düzenli sulama ve gübreleme sebebiyle daha erken ürüne yatar ve hasadı daha erken yapabiliriz.

Standart sulama sistemlerinde kullanılan gübrelere ilave olarak Mono Amonyum Fosfat (MAP), Mono Potasyum Fosfat (MKP), Potasyum Nitrat, %33’lük Amonyum Nitrat, Fosforik asit, Nitrik asit vb. gübreler kullanarak meyve ve sebzelerde kuraklık , aşırı sıcak sonucu olan çiçek ve meyve dökümleri azaltılarak verim artışı sağlarız.Hasat dönemine doğru ise Potasyum ağırlıklı gübreler kullanarak meyvelerin kalitesirenk, sertlik , şeker oranı arttırılarak albenisi yüksek bir örnek meyve ve sebzeler elde edilir ki halde veya pazarda yüksek fiyata satış yapılabilir.


Damla Sulamada Filtreler
Damla sulama sistemlerinde olmazsa olmazı filtreler yapılan damla sistemlerinin kalbi olarak basınç kaynağı ile damla borunun arasında yer alır. Damla sulamanın en önemli parçası olan laterallerin ömrü, bu lateraller üzerinde yer alan damlatıcıların işlevlerine devam edip etmediklerine göre belirlenir. Damlatıcıların içinde yer alan su geçiş kanalları, suyun enerjisini azaltıp, çıkış basıncını düşürmek amacı ile çok dar olarak imal edilmiştir. bu ise damlacıların kısmen veya tamamen tıkanma riskini artırmaktadır. bu damlatıcıların tıkanması damlama borusunun faaliyetinin sona ermesine sebep olur. Bu yüzden filtre grubu sistemde hayati bir nokta teşkil eder. Aynı zamanda tıkanma riski eş su dağılımındaki bozukluklara sebep olacağından ürün miktarı ve kalitesini de bozacaktır. Ve birim alandan alınan ürün miktarının düşmesine sebep olacaktır.
DAMLAMADA ÖNEMLİ NOKTALARDAN BİRİ DOGRU GÜBRELEME VE DOGRU SULAMA PROGRAMININ UYGULANMASI
Filtrelerin genel olarak görevi:
-Az basınç kaybı ile suyu süzmek,
-Katı maddelerin kaçmasını önlemek
-Katı maddeleri sistem dışına kolayca atmak,
-Her ters yıkama sonrası filtrenin ilk konumuna gelmesi ve ters yıkama sırasında çok az su harcaması.
Gibi başlıca önemli görevleri vardır.
FİTRE SEÇİMİ YAPILIRKEN:

Suyun kaynağını alındığı yer(kuyu göl havuz vs..)
Suyun kirlilik derecesi(kumluluk ve mil veya yosun gibi kirleticilerin yoğunluk oranı)
Suyun debisi
Pompa çıkışının çapı
Gibi değerler göz önün de bulundurulmalıdır.

İYİ BİR FİLTREDE ARANAN ÖZELLİKLER:

- Filtre su debisini azaltmadan suyu süzmelidir;
- Filtre katı maddeleri kaçırmamalıdır;
- Filtre tutmuş olduğu katı maddeleri sistem dışına kolayca atmalıdır;
- Filtre ters yıkama sırasında çok az su harcamalıdır;
- Filtre bakterilerin çoğalmasına yardımcı olmamalıdır.
DİSK FİLTRE:

Diskli Filtre de görünen sentetik disklerin üst üste bir kolona dizilmesi ile oluşur. Filtre görevi yapan bu diskler üst üste sıkıştırılır. Disklerin üst ve alt yüzünde, filtrenin mikron seviyesindeki
süzme kabiliyetini belirleyen ince kanallar bulunur. Diskler üzerindeki bu kanallar birbirini kesecek şekilde ters yönlerdedir. Diskler birbiri üzerine konduğunda bu kanallar birbirini kesen çok miktarda filtre katmanları oluşturur (çok katlı bezlerden imal edilmiş bir filtre gibi). Bu kanallardan geçen su istenen parçacık çapına kadar filtrelenir.
1. Filtre Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlar
A. Pompa çalıştırılmadan önce filtrenin tıkanık olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bu maksatla disk ya da elek filtrenin kapağı açılarak filtre içinin temiz olduğu kontrol edilmelidir.
B. Sulama esnasında filtre tıkandığında filtre giriş basıncı yükselir çıkış basıncı ise düşer. Giriş ile çıkış basınçları arasında 1 Atü (ya da 1 bar) ya da daha fazla fark oluştuğu görüldüğünde filtrenin temizlenmesi gerekir. Tek basınç saati olan filtrelerde filtrenin tıkandığı basınç saatinin titremesinden anlaşılır.
Filtreleme sistemlerin de en önemli aşama filtrelerin temizlik işlemidir. Bu konu asla atlanılmaması gereken bir işlemdir. Damlama borularının tıkanmaması için bu işlem mutlaka gerçekleştirilmelidir.
FİLTRELERİN TEMİZLENMESİ:

Filtrelerin temizlenmesi işlemi su şekillerde olur
a-sökülüp temizleme: Tekli veya geri yıkaması olmayan sistemler de sistem girişi ile çıkışı arasında basınç farkı gözlenildiği zaman sistem durdurulur. Filtre sökülüp disk ya da elek kısmı çıkarılıp temizlendikten sonra takılır. ve sistem çalıştırılır.
b-ters yıkamalı temizleme: sistemlerde geri yıkama vanaları olan filtre gurubunda sistemin giriş ve çıkışlarında basınç kaybı olduğu zaman tahliye vanaları açılarak vanalar sayesin de ters yıkama işlemi sayesin de sistemdeki birikmiş parçaların dışarı atılması.
c-otomasyonlu sistem: manuel ters yıkama işleminin sistemdeki basınç farklılıklarını algılayan elektronik devreler yardımı ile işlemin yapılması.

Çok Kumlu Ortamlarda Filtre
Seçimi: özellik ile kuyudan alınan sulama sularında kuyun eski olması veya büyük dalgıçların kullanılması ya da bölgesel özelliklerden dolayın aşırı kum ve mil görülebilir. Böyle ortamlarda sistemde ağır kum partiküllerini siklon hareketi ile süzük filtremizin çalışmasını ve görevini tam yapabilmesi amacı ile hidrosiklon kullanılması önem arz etmektedir. Hidrosiklon suyun debisine göre tekli olabilmesi gibi Çoklu olma ihtimalide mevcuttur. Hidrosiklon suyun sistem içinde siklon hareketi yapması mantığı ile çalışır.sistem devamına disk veya elek filtre konulması gerekir.
İhtiyaca göre seçilen hidrosiklonlu sistemlerin ters yıkamalı manüel veya otomatik olması filtre sitemin verimliliği açısından önem teşkil etmektedir.


GÖL, DERE YATAGI, GÖLETLERDEN ALINAN SULARDA:

Bu tip sulama sularında kum filtresi kullanılmalıdır. Diğer ismi ile gravel tank veya yosun tankıda denir. Bu tankların içindeki tutucu görevini çeşitli katmanlardan oluşmuş kuartz kumu yapmaktadır.sistem devamında disk veya elek filtre ile desteklenmelidir.
Su kaynağından gelen istenmeyen yosun yaprak böcek vs.. gibi malzemelerin tutulmasın da önemli bir işlevi olan kum filtreleri devamında filtre ile desteklenmelidir.kum filtreleri için deki kuartz kumu gelen katı malzemeleri ve yosun partüküllerini tutma görevini yapar.
Bu sistemler (bay-passlı) olmaları durumunda yardımcı vanalar ile ters yıkama işlemini manuel ya da otomasyonlu olarak gerçekleştirir.
GÜBRE TANKI:

Damla sulama verimliği artırmada önemli bir yer teşkil eden gübrelemede bitkinin besin maddesi sitemden verilerek damlatıcılar vasıtası ile ile karşılanır. Metal tanklar sayesinde sisteme gübreleme verilebileceği gibi dozajlama pompaları ilede bu sistem uygulanabilir. Gübreleme disk veya elek filtre önünde kurulu olmalıdır. Gübreyi direk damlama sistemine verilmesi erimemiş gübre partiküllerinin dripleri tıkamasına yol açabilir.
GÜBRELEMEDE DİKKAT EDİLECEK KONULAR
-Fazla kireçli(sert sularda) fosforlu gübreyi temel olarak doğrudan toprağa uygulamak daha doğrudur.
—Gübre sulama sistemi tam basınca ulaşıp tüm hatlar su ile dolmadan verilmemelidir.
—Damla sulama sisteminde kullanılacak gübreler gübre tankına konulmadan veya gübre tankının içinde hojen hale getirilmeden kullanılmamalı. Gübre suyla iyice karıştırılıp eriyik hale getirilmeli ve katı partükülerin çökmesi sağlanmalıdır. Potasyum nitrat için bu tür bir uygulamaya gerek yoktur.
—Sistem içindeki gübrenin tamamen boşalıp toprağa verile bilmesi için sistem en az 20 25 dk çalıştırılmalı ve tankın içindeki gübrenin tam boşaldığından emin olunmalıdır.
—Sulama mevsimi sonunda %0,05 likHNO3(nitrik asit) ile çalıştırılarak temizlik sağlanmalı, sistemdeki tıkanmaları önlemek içinde HCL(hidrolik asitveya H2SO4(sülfirik asit)kullanılmalıdır.
ASİT KULANIMIDA:
-Öncelik ile asitli yapıların suyla reaksiyona gireceği unutulmamalı çıkan gazları direk solumamalıdır.
-Tankın içine1\3 oranında su konulup asit gerekli oranda ilave edilip üzerine su konulmalıdır.(direk asit dökülüp üzerine su ilave edilmemelidir)
-asit suyla reaksiyona gireceği için tankı azı belli oranda beklenip daha sonra kapatılmalıdır.
-Sisteme verilen karışımdan sonra suyla yıkama en az 15 dakika devam ettirilip sistem ve tank içindeki kimyasal tamamen boşaltılmalıdır.
-Damlama sulama fayda ve uygulaması
Damla sulama yönteminde temel ilke, bitkide nem eksikliğinden kaynaklanan bir gerilim yaratmadan, her defasında az miktarda sulama suyunu sık aralıklarla yalnızca bitki köklerinin geliştiği ortama vermektir. Bu yöntemde bazen her gün, hatta günde birden fazla sulama yapılabilmektedir. Damla sulama yönteminde arındırılmış su, basınçlı bir boru ağıyla bitki yakınına yerleştirilen damlatıcılara kadar iletilir ve damlatıcılardan düşük basınç altında toprak yüzeyine verilir. Su buradan infiltrasyonla toprak içerisine girer, yerçekimi ve kapillar kuvvetlerin etkisi ile bitki köklerinin geliştiği toprak hacmi ıslatır. Başka bir deyişle, bu yöntemde genellikle alanın tamamı ıslatılmaz. Bitki sırası boyunca ıslak bir şerit elde edilir ve bitki sıraları arasında ıslatılmayan kuru bir alan kalır.

Böylece, mevcut sulama suyundan en üst düzeyde yararlanılır.
1- Kullanılabilir toprak suyunun yararlılığı artar.
2- Bitkiler daha iyi gelişir ve verimleri artar.
3- Bitkilerin tuzdan zarar görmeleri azalır.
4- Gübre verilmesi kolaylaşır ve etkinlikleri artar.
5- Yabancı ot gelişimi azalır.
6- işgücü gereksinimi azalır.
7- Enerji ihtiyacı azalır.(yakıt ve elektrikten tasarruf)


Damla Sulama Yöntemi
Damla sulama yönteminde temel ilke bitkide nem eksikliğinden kaynaklanan bir gerilim yaratmadan, her defasında az miktarda sulama suyunu basınçlı bir boru ve damlatıcılar yardımıyla sık aralıklarla yalnızca bitki köklerinin geliştiği ortama vermektir.
Sistemin en önemli özelliği, alanın tamamı ıslatılmayıp, sadece bitki sırası boyunca ıslak bir şerit elde edilir ve bitki sıra arasında kuru bir alan kalır. Böylece mevcut sulama suyundan en üst düzeyde yararlanılır.
Bunun dışında damla sulama yöntemin diğer sulama yöntemlerine olan üstünlükleri şöyle sıralanabilir.
-Suyun kısıtlı ve maliyetin yüksek olması koşullarında arazinin tamamı ıslatılmadığından daha geniş alan sulanabilir.
-Toprağın ıslatılan yüzeyi bitki tarafından gölgelendiğinden toprak yüzeyinden buharlaşma ve dolayısı ile bitki su tüketimi daha az olur.
-Bitki kök bölgesinde ihtiyaç duyulan nem ortamı sağlandığından, bitki topraktan suyu fazla enerji harcamaksızın alır buda ürün artışını sağlayan önemli bir faktördür.
-Bitki besin maddeleri bitkinin ihtiyaç duyduğu zamanda sulama suyu ile birlikte bitki kök bölgesine verildiğinden gübreden en üst düzeyde yararlanılır.
-Bitki sıra araları ıslatılmadığından yabancı ot gelişimine olanak verilmez.
-Toprak yüzeyi kuru tutulduğundan toprak işleme, ilaçlama, ürün hasadı ve taşınması daha kolaydır böylece tarımsal işlemler en aza indirilir.
-Bitkinin toprak üstü organları ıslatılmadığından bitki hastalıklarının gelişmesi önlenir.
-Bitki kök bölgesinde düzenli bir nem dağılımı sağlandığından toprak havalanması iyi olur.
-Sulama suyu istenilen miktarda ve en iyi denetimle uygulanabilir, su uygulama randımanı çok yüksektir, işletilmesi kolaydır ve sulama işçiliği minimum düzeydedir.
Damla sulama yönteminin bu üstünlüklerinin yanında, bu yöntemin uygulanmasını kısıtlayan bazı etmenler vardır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir;
-En önemli sorun damlatıcıların tıkanmasıdır. Bunun önlenebilmesi için sulama suyunun kontrol biriminde çok iyi süzülmesi ve sistemin belirli aralıklarla seyreltik asitle yıkanması gereklidir.
-Damla sulama uygulanan alanlarda toprakta bir miktar tuz birikmesi olur. Bu tuzlar yıllık yağış ortalaması 300 mm den fazla olan yerlerde alt katlara yıkanır. Yağışı yetersiz alanlarda bitki kök bölgesinin altına yıkanması için destekleyici yüzey sulama yöntemlerini uygulamak gerekir.
-Damla sulamada ilk tesis masrafı çok yüksektir. Ancak ekonomik değeri yüksek bitki tarımı yapılması koşullarında daha geniş alan sulanabildiğinden birim alandan daha fazla ürün alınarak genellikle ekonomik olur.
Yukarıda açıklandığı gibi damla sulama yönteminin bu üstünlükleri dikkate alınarak, su kaynağının kısıtlı olduğu koşullarda, topraktaki nem eksikliğine duyarlı olan ve ekonomik değeri yüksek ürün elde edilen sebze ve meyve bahçeleri, bunun yanında örtü altı yetiştiriciliği ve süs bitkileri için son derece uygun bir yöntemdir.
Damla Sulama Verimi Arttırıyor
Tarım arazilerinin salma sulama yöntemi yerine, damlama sulama yöntemiyle sulanmasının üreticinin yararına olmaktadır. Damlama sulamanın yüzde 20-40′lara varan oranlarda verimi arttırmaktadır. Damlama sulama küçük ebatlı borular içerisine yerleştirilmiş damlatıcı düzenler ile çok az miktarda su, enerji ve işçilik harcanarak yapılan bir sulama şeklidir. Damlama sulama yöntemi bilindiği gibi ülkemizde son yıllarda yoğun bir şekilde kullanılmaya başlamıştır.
İlk yatırım maliyeti yüksek olduğundan pazar değeri yüksek üretimin yapıldığı alanlarda yani seralarda kullanılan damlama sulama yönteminin günümüzde açık alanlarda da kullanımı artmıştır. Damlama sulama yöntemiyle sulanan kimi bitkilerde verim artışlarının yüzde 100′e ulaşmaktadır. Damlama sulama sisteminin kurulmuş olduğu bir düzende bitkiye verilecek olan su miktarı kontrol edilebildiği gibi yeterli su miktarı verilmesi de sağlanır. Böylece bitkide düzenli sulama, gübreleme sayesinde kaliteli mahsul yetiştirme imkânı sağlanır. Damlama sulama yönteminde yüksek düzeyde verim artışı, az su tüketimi, gübre tasarrufu sağlanır. Yabancı ot gelişimine imkân vermez. İyi bir toprak havalanması sağlar. Su kullanma randımanını yükseltir. Sulama işçiliğini en aza indirir.
SONUÇ
Bitkiler normal gelişme evrelerini tamamlayabilmeleri için devamlı surette kılcal kökleri aracılığıyla topraktan su alırlar. Bu nedenle bitkilerin gelişme dönemleri boyunca bitkinin kök bölgesinde, bitkinin ihtiyaç duyduğu miktarda nemin bulundurulması son derece önemlidir. Çok az yada çok fazla nem bitki gelişimini ve verimi olumsuz yönde etkiler. Öncelikli olarak yağışlarla oluşan nem miktarı, yağış miktarına, dağılımına ve bitki su iihtiyacını karşılayabilecek durumda olması yönünden önemlidir. İşte, tarımsal sulama bu noktada önem kazanmakta, sulama; yağışlarla karşılanamayan bitki su ihtiyacının değişik yöntemlerle bitki kök bölgesine verilmesi tanımıyla karşımıza çıkmaktadır.
Özellikle son yıllarda ülkemizde sulu tarım alanlarının açılmasıyla önem kazanmaya başlayan basınçlı sulama sistemleri (yağmurlama, damla, minispring vb.) gerek toprağın korunması, gerekse toprak- bitki- su arasındaki ilişkinin sağlanması, üründe verim artışı, yabancı ot kontrolü, işçilik gibi birçok olumlu etkiyi de beraberinde getirmiştir. Damla sulama sistemi de bu noktada daha da bir önem kazanmaktadır.
Damla sulama sisteminde temel ilke; yetiştirilen bitkide topraktaki nem eksikliğinden kaynaklanan bir gerilim yaratmaksızın sulama suyunu az miktarda ve sık aralıklarla yeterli düzeyde bitki köklerinin gelişmesini sağlayacak ortama vermektir. Bu yöntemde genellikle bitkinin günlük yada birkaç günlük su ihtiyacı karşılanır.
Genel hatlarıyla damla sulama sisteminin avantajlarına bakacak olursak; su randımanının yüksekliği (%90-95), kaliteli ürün, %25-80 arasında üründe verim artışı, yabancı ot mücadelesinin kolaylığı, rüzgarlı havalarda kullanılabilmesi, bitki hastalık ve zararlılarının önlenmesi, emek, zaman, işgücünden tasarruf, az debili sular, tuzlu ve atık suların kullanılabilmesi, bitkiyi strese sokmaması, eğimli arazilerde kullanılabilmesi, enerji tasarrufu, işçilik, gübre ve mücadele ilaçlarından tasarruf sağlaması…
Dezavantajları: İlk tesis masrafının yüksekliği, damlatıcıların tıkanması, bitki köklerinin sınırlı bir bölgede yetişmesi ve ıslatılan şerit civarında kısmen tuz birikiminin olması.
Yukarıda sayılan özellikle ürün artışı, enerji ve su tasarrufu, işçilikten kazanç gibi avantajları sayesinde sistemin dezavantajı gibi görünen ilk tesis masrafı çok hızlı bir şekilde geri kazandırmaktadır. Damlatıcı tıkanmasında ise sulama suyunun filitre edilmesi, asit uygulamaları ile boruların sonları açılarak basınçlı su ile yıkanması sorunu çözmeye yönelik önlemlerdir.
Damla sulama sisteminin; su kaynağı, basınç kaynağı, filitrasyon ünitesi, gübre enjeksiyon ünitesi, ana, yan ve lateral borular temel üniteleri vardır.
Damla sulama sistemi planlamasında; arazinin boyutları, eğimi, toprak yapısı, dikilecek bitkinin boyu, taç izdüşüm alanı, dikim aralık ve mesafesi, su kaynağının durumu ve uzaklığı, suyun kalitesi, malzeme kalitesi ve özellikleri, ekonomik şartlar göz önünde bulundurulmalıdır.
Damla sulama sistemi ülkemizde, örtü altı sebze yetiştiriciliği, bağ ve meyve bahçelerinde sıraya ekilen bahçe ve tarla bitkilerinde (biber, patlıcan, domates, fasulye, çilek, kavun- karpuz, mısır, ayçiçeği vb.) sulanmasında kullanılmaktadır.
Son yıllarda özellikle su kaynaklarının verimli kullanılması ve sağladığı birçok avantaj noktasında ilimizde de damla sulama sistemi kullanımı hızla yaygınlaşmakta olup, özellikle tam ve yarı bodur meyvecilikte daha da çok önem kazanmış, yeni kurulan bu tür meyve bahçelerinde damla sulama sistemi kullanımı artmaktadır. Esasen MM-106 gibi kök boğazı çürüklüğüne hassas anaçlarda salma sulama sistemi ile sulandığında kurumalar görülebilmektedir. Bu açıdan yeni kurulan meyve bahçelerinde damla sulama sisteminin kullanımı son derece önemlidir.

Kaynak