﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mahmatlı Köyü &#187; Yazılar</title>
	<atom:link href="http://www.mahmatlikoyu.com/category/yazilar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mahmatlikoyu.com</link>
	<description>Ankara Gölbaşı Mahmatlı Köyü Web Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Sun, 21 Nov 2010 23:17:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.3</generator>
		<item>
		<title>Referandumda Ne Demeliyiz?</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/referandumda-ne-demeliyiz/</link>
		<comments>http://www.mahmatlikoyu.com/referandumda-ne-demeliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 22:55:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara Gölbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[HAYIR]]></category>
		<category><![CDATA[Referandum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[12 Eylül tarihinde referanduma gidiyoruz. Önümüze getirilen paketi, hazırlanış, neler içerdiği ve oylanış şekliyle değerlendirilmesi gereklidir.Anayasa paketi, TBMM’nde tüm siyasi partilerin mutabakatıyla değil; iktidar partisinin meclis dışında hazırladığı bir paket olarak gündeme getirilmiştir. Toplumun tamamı için hazırlanan anayasa metinlerinde en önemli özellik, mutabakat sağlanmış olmasıdır. Ancak hazırlanışında sadece AKP’nin iradesi söz konusudur. Milleti temsil eden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 4px solid black; margin: 6px;" title="REFERANDUM" src="http://i38.tinypic.com/ny7hop.jpg" alt="" width="259" height="194" />12 Eylül tarihinde referanduma gidiyoruz. Önümüze getirilen paketi, hazırlanış, neler içerdiği ve oylanış şekliyle değerlendirilmesi gereklidir.Anayasa paketi, TBMM’nde tüm siyasi partilerin mutabakatıyla değil; iktidar partisinin meclis dışında hazırladığı bir paket olarak gündeme getirilmiştir.</p>
<p><span id="more-320"></span></p>
<p><strong>Toplumun tamamı için hazırlanan anayasa metinlerinde en önemli özellik, mutabakat sağlanmış olmasıdır. Ancak hazırlanışında sadece AKP’nin iradesi söz konusudur. Milleti temsil eden  diğer siyasi partilerin görüşüne yer verilmemiştir.</strong><br />
<strong>Anayasa Paketinde Neler Bulunmaktadır?</strong><br />
Anayasa paketi içerisinde yer alan maddeler özenle seçilmiştir. Her vatandaşın duyarlılıklarına dokunularak hazırlanan paket içerisinde yer alan demokratik haklarla ilgili maddeler (pozitif ayrımcılık, memurlara getirilen sicil affı ve toplu sözleşme, kişisel verilerin korunması), anayasamızda mevcut olan 62 ve 90. maddelerinde yer almasına rağmen özellikle paketi cazip hale getirmek amacıyla yeniden pakete koyulmuştur.<br />
Gündeme getirildiğinde en çok tartışılan 3 madde vardı:<br />
<strong>1.- Siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması<br />
2.- HSYK’nın üye sayısı ve atanma yöntemlerinin değiştirilmesi<br />
3.- Anayasa Mahkemesi(Yüce Divan)’nin üye sayısı ve atama yöntemlerinin değiştirilmesi</strong><br />
TBMM’de tek tek oylanan maddeler sırasında 1. madde, yani siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması maddesi AKP’li bir kısım milletvekilinin de oylarıyla reddedilerek pakete girememiştir. Ancak bu madde girmez iken, kapatılan siyasi partilerin milletvekillerinin milletvekilliğinin devam etmesi pakete girmiştir. <strong>Bu da şu anlama gelmektedir: Bir müddet önce kapatılan DTP adlı bölücü partinin kapatılmasından sonra, PKK ile işbirliği yapan ve demeçleriyle bunu tescil eden Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk adlı bölücüler eğer evet oyu çıkarsa tekrara meclise geri dönecekleridir. AKP sayesinde ihanetlerini sürdürmelerine izin verilmektedir. Bu madde AKP tarafından halktan gizlenmekte ve hiçbir yerde dile getirilmektedir.</strong><br />
HSYK ile ilgili değişiklik ise, yargının siyasallaştırılması ve hakim, savcı atamalarının siyasi iradenin kontrolüne girmesi anlamını taşımaktadır. Bu da, iktidar partisinin valisiyim diye açıklama yapan AKP yöneticiliğine soyunan valiler gibi, particilik yapan hakim ve savcıların icraatlarına neden olacaktır. Bu madde yargı bağımsızlığını ortadan kaldıracak ve halk mağdur edilecektir.</p>
<p>Anayasa mahkemesi ile ilgili değişiklik ise, AKP’nin kendisine özel bir maddedir. Bu madde kabul edilir ise, AKP yöneticileri muhtemel bir yargılanma sürecinde yüce divanı kontrol etme hedefine ulaşılacaktır. <strong>Ayrıca, sayın başbakanın yaptığı bir açıklama da ifade ettiği gibi ‘Bu referandum, yeni açılımların anahtarı olacaktır’ cümlesinden anlaşıldığı gibi, Habur’da yaşanan yeni rezaletlere yeni anayasal kılıf hazırlanmasında engel olarak görülen yüksek yargıyı kontrol altına almak ve çıkarılacak yeni yasalara alt yapı hazırlamaktır. PKK ve diğer bölücü güruhun isteklerine cevap verecek, bölücülüğü siyasallaştıracak anayasal değişikliklere dur demek her Türk vatandaşının görevi olmalıdır.</strong><br />
<strong>Anayasa paketi, halkın yaşadığı sorunlarına çözüm getiriyor mu?</strong><br />
Halkın gündeminde işsizlik var, yoksulluk var, eğitim ve sağlık var, hayatı sürdürmeye yetmeyen maaşlarına yapılmayan zam var. Millet için kaynak yok derken devlet eliyle desteklenen iş adamlarının karıştığı yolsuzluklar var. Siyasileri mecliste bekleyen yolsuzluk dosyaları var.<br />
Bugün her evde en az bir işsizin olduğu zor günlerde, bu anayasa işsizliğe çözüm getiriyor mu? <strong>HAYIR</strong><br />
Yardıma muhtaç hale getirilen insanımızın mutfağına sağlanan bir katkı var mı? <strong>HAYIR</strong><br />
Eğitim de parası olana şans tanıyan ve eğitimi ticarete dönüştüren anlayış, eğitimde fırsat eşitliği tanıyor mu? <strong>HAYIR</strong><br />
Sağlık hizmetleri ve ilaç kesintileriyle maaşı çalınan insanlara bir çözüm var mı? <strong>HAYIR</strong><br />
Köylünün, çiftçinin kredi borçları altında ezilmesine bir çözüm var mı? <strong>HAYIR</strong><br />
Yolsuzlukları durdurmak için, dokunulmazlıklar kaldırılıyor mu? <strong>HAYIR</strong></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" style="border: 2px solid black; margin: 2px 5px;" title="Çözümsüzlüğe HAYIR " src="http://i37.tinypic.com/2vxiqlv.jpg" alt="" width="447" height="630" /></p>
<p><strong>Sonuç olarak, halkın gerçek gündeminden uzak olan bu referandum paketi, siyasi taraftarlıkla ve toplumun hassasiyetlerini istismar edilerek, her türlü acı ve ızdırap istismar edilerek onaylatılmak istenmektedir.</strong><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>ANAYASA MADDELERİ TBMM’NDE TEK TEK OYLATILIRKEN; HALKA BİR PAKET OLARAK OYLATILMAKTADIR. BU DEMOKRASİYE UYGUN DEĞİLDİR. İNSANLAR BEĞENDİĞİ MADDELERİ SEÇME HAKKINDAN MAHRUM EDİLMİŞ, TERCİH HAKKI AKP TARAFINDAN GASPEDİLMİŞTİR.</strong></span><br />
Pakette sizlere 26 tane soru soruluyor ama tek bir cevap isteniyor. Ya evet, ya hayır! Bu adalet midir?</p>
<p><strong>Paketteki maddeler göz atmaya devam edelim:</strong><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>AKP Anayasa Paketiyle 12 Eylülcülere Yargı Yolunu Kapatmıştır</strong></span><br />
Anayasa Değişiklik Paketi 12 Eylül’ü yapanlara yargı yolunu kesinlikle açmamaktadır. AKP’nin yaptığı “12 Eylül’den rövanş alınacağı” propagandası kesinlikle gerçek dışıdır. Üstelik AKP’nin 12 Eylül ürünü bir zihniyet olduğu unutulmamalıdır.<br />
MHP, 12 Eylül Anayasasının değiştirilmesinden yanadır. Değişikliğin şaibeli hale gelmiş mevcut 23. dönemde değil; 2011 yılında yapılacak genel seçimler sonrası 24. dönem TBMM’nin yenilenmiş iradesi ile gerçekleşmesini istemektedir.<br />
MHP, AKP’nin 2007 yılında gündeme getirdiği anayasa değişikliği tartışmaları sırasında 2 Ekim 2007 tarihinde TBMM’ne 12 Eylül zalimlerini koruyan geçici 15. madde ile ilgili önerge vermiştir.<br />
MHP’nin “Geçici 15. maddenin anayasadan çıkarılmasının, 12 Eylül zulmünü yapanları yargılamaya yetmeyeceği belirtilerek, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra zaman aşımının başlatılması” konulu önergesi AKP tarafından reddedilmiştir.<br />
Bu tavrıyla AKP’nin 12 Eylül zalimleriyle hesaplaşmak gibi meselesi olmadığı ve paket halinde oylanacak anayasa değişikliğinde evet oylarının sayısını artırmak için istismar ettiği gerçeğini gözler önüne serilmiştir.<br />
MHP’nin zaman aşımıyla ilgili önergesi, AKP tarafından reddedilmeseydi, geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla 12 Eylül zalimlerinin yargılanması mümkün olacaktı.<br />
AKP, MHP’nin ‘zaman aşımı’ önergesini reddederek, 12 Eylülün işkenceci katillerini hesap vermekten kurtarmıştır. Ancak bugün halka yalan söylemektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>AKP’nin Anayasa Paketi Memurlara Grev Hakkı Vermemektedir</strong></span><br />
AKP 2002 yılında memurlara grev hakkı getirileceğinin sözünü vermesine rağmen aradan geçen 8 yıldan sonra, referandum paketinde memurlara grev hakkını vermemiştir. Yıllardır yapılan toplu görüşme, toplu sözleşme olarak düzenlenmiştir.<br />
Toplu sözleşme hakkı getirilmiştir. Ancak bu toplu görüşmeden farklı sonuçlar doğurmayacaktır. Çünkü toplu sözleşmede anlaşma sağlanamaz ise, Uzlaştırma Kurulu’na başvurulacak, kurulun vereceği karar kesin olacaktır. Uzlaştırma Kurulunun seçimi de yine hükümetin iradesi ile gerçekleşecektir.<br />
AKP, grev hakkını vermeyerek kamu çalışanı memurların elinde olması gereken yaptırım gücünü gasp etmiştir. Grev hakkı olmadan, toplu sözleşme hakkı anlam ifade etmeyecektir.<br />
Bu maddede Uluslar arası sözleşmelere (İLO sözleşmesi) uygun bir düzenleme yoluna gidilmemiştir. Anayasanın 128. maddesinin mevcut durumu korunmuş, memurun niteliği, atanması, görev ve yetkilerinin belirlenmesi yine idarenin takdirine bırakılarak, toplu sözleşme ile sadece mali ve sosyal haklarda düzenleme yapılmasıyla sınırlandırılmıştır.<br />
İdarenin takdiri, iş güvencesini tehdit etmektedir. Bu uygulama, AKP’nin atadığı idarecilerin keyfi davranmasına neden olacak ve memurlar olumsuz sonuçlarla karşılaşacaktır. İş barışını bozacak uygulamaların arkasındaki gerçek, devleti ticarethane gibi yönetmeye çalışan AKP’nin, sözleşmeli ve ücretli personel için hiçbir iyileştirme getirmezken, kadrolu memurların iş güvencesini ortadan kaldırma çalışmasıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>AKP’nin Anayasa Paketi, Bölücülere Sınırsız Milletvekilliği Hakkı Tanımaktadır</strong></span><br />
Parti kapatılması ile ilgili maddenin oylamada reddedilmesiyle hayal kırıklığına uğrayan AKP, yüce milletimizi yalanlarına inandırmaya çalışmaktadır. Partiler kapatılacak ancak referandumda “hayır” denilmemesi halinde suçu işleyen milletvekillerinin milletvekilliği devam edecektir.<strong><br />
Bölücülük, ayrımcılık ve rejim düşmanlığı yapan partinin duvarları kapıları mıdır da, partiler kapanacak ama suçu işleyen yöneticilerine ve milletvekillerine dokunulmayacaktır?</strong><br />
Anayasa Mahkemesi ile ilgili değişiklikte, Yüce Divan kararlarına yeniden inceleme yolu açılarak bölücülük ve PKK ile işbirliği suçundan milletvekilliğinden düşürülen Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk adlı PKK yandaşlarına milletvekillikleri geri iade edilecek ve TBMM’ne geri döneceklerdir.<br />
PKK destekçisi milletvekillerini kurtarma görevini üstlenen AKP, Türk Milletinin ve devletinin bekasını korumaktan uzak, bölücülere sınırsız bölücülük yapma şansı tanımaktadır. AKP’nin kapatılma ihtimaline karşı, milletvekillerinin dokunulmazlığının devamı ve yargıdan kurtulmak için bu madde referandum paketine yerleştirilmiştir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><br />
Suçluların Yurt Dışına Kaçışı Serbest Bırakmaktadır</span></strong><br />
Anayasa’nın ‘Seyahat Hürriyeti’ başlıklı 23. maddesinde yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması nedeniyle ve hâkim kararıyla sınırlandırılıyor. Mahkemelerin ağır aksak çalıştığı ülkemizde adı bir suça karıştığı mahkemece tescil edilmemiş suçlulara yurt dışına kaçış kapılarını açan AKP sayesinde, beyan edildiğinde idari bir suç olarak kabul edilen vergi kaçırma fiilini işleyenler, hem milletin sırtından para kazanacaklar; hem vergi vermeyecekler; hem de ellerini kollarını sallayarak yurt dışına kaçabilecekler.<br />
Suç işlemeye teşvik eden bu madde, toplum yararından uzaktır. Şirket ortaklığı ve ticari birlikteliklerden doğan AKP zihniyeti, kendileri içinde kurtuluşu yurt dışına kaçmakta mı görmektedirler? Bu değişiklik, kabul edilebilir olmadığı gibi, devletinde menfaatlerine hizmet etmekten uzaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>AKP’nin Anayasa Paketi İle Oluşturduğu Kamu Denetçiliği Kurumu, Kadrolaşma Oyunudur</strong></span><br />
İdari işlemlerin denetimi bakımından Kamu Baş denetçisine başvuru yolunun açılması devletin demokratikleşmesi konusunda olumlu bir adım olarak takdim edilirken, yargıyı ele geçirmek için her türlü yola başvuran bir zihniyetin bağımsız bir kurum oluşturma ihtimali de yoktur.<br />
Kamu Denetçiliği Kurumu, AKP için kadrolaşma alanı olarak kullanılacak ve hizmet üretemeyecek bu kuruma yandaşlar istihdam edilecektir.<br />
Görev ve yetki tanımı bile net olarak yapılamamış olan kurumun görev ve yetkilerinin yasa ile belirlenecek olması, bu kurumun sembolik bir nitelik taşıyacağının ifadesidir. Devletin işleyişini denetleyecek bir kurumun görev ve yetkileri AKP tarafından belirlenecek olursa, memleketin başı dertten kurtulamayacak demektir.</p>
<p><strong><br />
Bu referandum paketi, milletin hayrına olmayan tuzaklarla doludur. Bu nedenlerle referandum’da HAYIR oyu vereceğim. </strong></p>
<p>Her hemşerime de ülkemizi uçuruma götürecek tuzakları fark etmelerini ve hayır oyu vermelerini öneriyorum.</p>
<p>Masum gerekçelerle sizden hayır dememizin için talepte bulunacaklara lütfen sorunuz:</p>
<p>PKK-BDP ve ÖCALAN neden evet diyeceklerini açıkladılar?</p>
<p>Türkiye’yi özek kürdistan diye bölmek isteyen, milletvekilliği düşürülmüş bölücülerin yeniden meclise dönmesi için mi evet diyeceğiz?<br />
Türk’üm demekten ar edenlere inat, bu anayasa paketine HAYIR, HAYIR, HAYIR….<br />
Hayırlı Ramazanlar…<br />
Saygılarımla<br />
İsmail KANDEMİR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mahmatlikoyu.com/referandumda-ne-demeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara&#8217;da Vurgun&#8217;a Dur! Dediler.</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/ankarada-vurguna-dur-dediler/</link>
		<comments>http://www.mahmatlikoyu.com/ankarada-vurguna-dur-dediler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 18:08:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara Gölbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/ankarada-vurguna-dur-dediler/</guid>
		<description><![CDATA[Ankara İl Genel Meclisi &#220;yelerinden oluşan İnceleme komisyonu, İl &#214;zel İdaresinin 2009 yılı hesaplarını inceledi. MHP&#8217;li İl Genel Meclis &#220;yesi Fehmi Kandemir&#8217;in de &#252;yesi olduğu komisyonun yaptığı &#231;alışmalarda mal ve hizmet alımında yapılan us&#252;ls&#252;zl&#252;klerle, devletin zarara uğratıldığı tespit edildi. Bug&#252;n yayınlanan Haber T&#252;rk Gazatesinin Ankara ekinde manşetten verilen haberde, Ankara Valisi Kemal &#214;nal&#8217;ın soruşturma izni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="148" vspace="6" hspace="6" height="177" border="2" align="left" src="http://i42.tinypic.com/2hogx7d.jpg" alt="" />Ankara İl Genel Meclisi &Uuml;yelerinden oluşan İnceleme komisyonu, İl &Ouml;zel İdaresinin 2009 yılı hesaplarını inceledi. MHP&#8217;li İl Genel Meclis &Uuml;yesi Fehmi Kandemir&#8217;in de &uuml;yesi olduğu komisyonun yaptığı &ccedil;alışmalarda mal ve hizmet alımında yapılan us&uuml;ls&uuml;zl&uuml;klerle, devletin zarara uğratıldığı tespit edildi.</p>
<p><span id="more-275"></span></p>
<p>Bug&uuml;n yayınlanan Haber T&uuml;rk Gazatesinin Ankara ekinde manşetten verilen haberde, Ankara Valisi Kemal &Ouml;nal&#8217;ın soruşturma izni ile Satın alma Daire başkanı, m&uuml;d&uuml;r&uuml; ve diğer g&ouml;revliler hakkında inceleme başlatıldı. Değeri 8.32 TL olan bir ilacın 140 TL&#8217;ye, değeri 25 TL olan (&Uuml;cretsiz verildiği de bilinen)&nbsp; ila&ccedil; kılavuz kitabının 1.280 TL&#8217;ye, değeri 33 TL olan Philips marka folorasan amp&uuml;l&uuml;n 1.000 TL&#8217;ye devlete fatura edildiğini ortaya &ccedil;ıkaran komisyon, Beypazarı Sekli ve Baş&ouml;ren k&ouml;ylerine su kanalı yapılması ile ilgili uygulamada, işin uygun yapılmadığı ve devletin &ouml;dediği 610.000 TL&#8217;nin heba edildiğini de ortaya &ccedil;ıkardı.</p>
<p>İl Genel Meclisi Denetim Komisyonu &uuml;yelerini, &ouml;zellikle hemşehrimiz Fehmi Kandemir&#8217;i tebrik eder, bundan sonraki hizmetlerinde de Hak&#8217;kın ve haklının yanında yer almasını dileriz. Bu &ccedil;alışma ile t&uuml;y&uuml; bitmemiş yetimin hakkını koruyanların gayretlerini Allah&#8217;ta, kulda takdir eder.</p>
<p>D&uuml;r&uuml;st insanların yer aldığı komisyonda diğer partilerden d&ouml;rt &uuml;yeninde olduğu Denetleme komisyonu &uuml;yelerinin her zaman yanında olacağız.</p>
<p>Yeter ki, siz vurguncuya ve yolsuzluğa fırsat vermeyin&#8230;</p>
<p><font color="#ffffff">Ankara Valiliği, İl Genel meclisi,Denetleme Komisyonu, Fehmi Kandemir</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mahmatlikoyu.com/ankarada-vurguna-dur-dediler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mahmatlılı, Mahmatlı&#8217;ya Sahip Çıkmalıdır!</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/mahmatlili-mahmatliya-sahip-cikacak/</link>
		<comments>http://www.mahmatlikoyu.com/mahmatlili-mahmatliya-sahip-cikacak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 00:38:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Özel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/mahmatlili-mahmatliya-sahip-cikacak/</guid>
		<description><![CDATA[K&#246;y&#252;m&#252;zle ilgili gelişmeler, son d&#246;nemde sevindirici ve Mahmatlı&#8217;nın g&#252;zelleşmesine katkı sağlayacak nitelikledir. Arazilerimiz &#252;zerinde imar &#231;alışmaları yapılırken, topraklarımız kıymetlenmiştir. Daha &#246;nce Ankara&#8217;da Ergazi K&#246;y&#252; ve Macun K&#246;y&#8217;&#252;n g&#246;sterdiği gafleti Mahmatlı g&#246;stermemeli ve topraklarına sahip &#231;ıkarak arazi satışından vazge&#231;melidir. Daha &#246;nceki bir yazımızda ifade ettiğimiz gibi, kendi topraklarında kiracı konumuna d&#252;şmemek i&#231;in akl-ı selimi elden bırakmamalıdır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="212" vspace="6" hspace="6" height="172" border="4" align="left" alt="" src="http://i47.tinypic.com/2vwzigz.jpg" />K&ouml;y&uuml;m&uuml;zle ilgili gelişmeler, son d&ouml;nemde sevindirici ve Mahmatlı&#8217;nın g&uuml;zelleşmesine katkı sağlayacak nitelikledir. Arazilerimiz &uuml;zerinde imar &ccedil;alışmaları yapılırken, topraklarımız kıymetlenmiştir. Daha &ouml;nce Ankara&#8217;da Ergazi K&ouml;y&uuml; ve Macun K&ouml;y&#8217;&uuml;n g&ouml;sterdiği gafleti Mahmatlı g&ouml;stermemeli ve topraklarına sahip &ccedil;ıkarak arazi satışından vazge&ccedil;melidir. Daha &ouml;nceki bir yazımızda ifade ettiğimiz gibi, kendi topraklarında kiracı konumuna d&uuml;şmemek i&ccedil;in akl-ı selimi elden bırakmamalıdır.</p>
<p><span id="more-262"></span></p>
<p>Mahmatlının en uzak noktasından, Konya devlet yolu kenarına kadar yer alan t&uuml;m araziler, kıymetli ve gelecek vaadetmektedir.Bug&uuml;n &ccedil;ocuklarımız okula gitmekte bile zaman zaman sıkıntı yaşıyorlar. Mahallemizdeki okulun yeniden inşa edilmesi ve civar mahallelerden bir ka&ccedil;ı birleştirilerek merkez niteliğine kavuşması &ouml;nemlidir.</p>
<p>G&ouml;lbaşı ve dolayısyla Ankara&#8217;nın mahallesi olmuş isek bu s&ouml;zde kalmamalı, şehirleşme konusunda her t&uuml;rl&uuml; girişimde bulunulmalıdır. Her yerleşim birimi talep ettikleriyle gelişir ya da kısır bir yerleşim merkezi olarak kalır. Bu da sorumlu olmakla m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Her hemşerimiz, &uuml;st&uuml;ne d&uuml;şeni yapmalı ve Mahmatlının menfaatleri i&ccedil;in m&uuml;cadele etmelidir. Bir Mahmatlılı olarak bu duygularla kaleme aldığımız yazımızla, yetişmiş insanlarımız da Mahmatlıya sahip &ccedil;ıkma bilincini ortaya koymalıdır.</p>
<p>Mahallemiz sınırları i&ccedil;inde yer alan menba suyumuz Allah&#8217;ın Mahmatlıya kazandırdığı bir ayrıcalıktır.Bu ayrıcalığın farkında olmalı ve yapılan her işin yasal olmasına &ouml;zen g&ouml;sterilmelidir. Belediye Yetkililerinin bu konuda gerekli hassasiyeti g&ouml;sterecekleri muhakkaktır. Tesis ile ilgi tasarrufun G&ouml;lbaşı Belediyesine ge&ccedil;mesinden sonra yeniden ruhsat &ccedil;ıkarılacağı, menba tesislerinin k&ouml;y merası &uuml;zerinde inşa edildiği ve arazi tapusunun olmadığı iddialarına yasal olarak cevap aranmalı ve belediye yetkilileri hassasiyet g&ouml;stererek, bu konulara a&ccedil;ıklık getirmelidirler.</p>
<p>Mahallemizin k&uuml;lt&uuml;rel varlıkları ortaya koyulmalı ve bunlarla ilgi Ankara Valiliği ve G&ouml;lbaşı Belediyesinden yatırım talep edilmelidir. &Ouml;zg&uuml;ven duygumuzu ortaya koyarak, Mahmatlının bir rant merkezi olmaktan &ouml;te arazileriyle, Horhor, Demirlidede, Hasandede, B&ouml;ğ&uuml;r&ccedil;eşme,Tekke Dağı ile bir değer olduğu ortaya koyulmalı ve gelişmekten korkulmamalıdır. Şehirleşme ve b&uuml;y&uuml;yerek gelişme i&ccedil;in mutlaka cesur davranmak ve Mahmatlıya yatırım i&ccedil;in Muhtarımız, ihtiyar heyetimiz ve oluşturulacak g&ouml;n&uuml;ll&uuml; bir heyetle, her konuda emek verilmelidir.</p>
<p><a href="http://i48.tinypic.com/14l5px.jpg"><img vspace="2" hspace="6" border="2" align="middle" alt="" src="http://i49.tinypic.com/2nu88ax.jpg" /></a></p>
<p>K&ouml;y Muhtarımız İbrahim Bulut ve ihtiyar heyetimizin tarafından gayretli &ccedil;alışmalar y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmektedir. Her ihtiyar heyeti &uuml;yesinin aynı katkıyı sağlaması m&uuml;mk&uuml;n olmayabilir ama ne var ki mahalle y&ouml;netiminde olmakta bir takım sorumluluklar y&uuml;klemektedir. Mahallemiz i&ccedil;ine otob&uuml;s duraklarının inşa edilmesi, insanlarımızın karda kışta, kar yağmur altında perişan olmaktan b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de kurtarmıştır. Asfalttan merkeze kadar olan yolumuz &uuml;zerinde BBelediyemizin yaptığı kısmi asfaltlama gidiş gelişimizi rahatlatmıştır.</p>
<p>Gelişme olan y&ouml;relerde en &ouml;nemli unsur, rahat ulaşılabilir olmaktır. Bu nedenle yerleşim a&ccedil;ısından ideal bir b&ouml;lge olan Mahmatlının yolları yapılmalı ve her hemşerimizinde evine rahat&ccedil;a ulaşması sağlanmalıdır. Bunun yanında malumunuz arazilerimizin b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml; el değiştirmiştir. Sadece ekim dikim yapan komşularımızın bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; malesef bu arazilerin &ccedil;oğunu elden &ccedil;ıkarmışlardır. Arazilerimizi satın alanların kimler olduğu da bilinmemektedir. Bu insanlar mahallemize yerleşmek istediklerinde de hassasiyet ve gerekli kolaylık mutlaka sağlanmalı, Mahmatlının g&uuml;venli bir yerleşim b&ouml;lgesi olduğu t&uuml;m insanlarca bilinmelidir. Mahallemiz sınırları i&ccedil;inde koopreatifler olduğu s&ouml;ylenirken, hi&ccedil; bir hareket g&ouml;r&uuml;lmemektedir. Bu konuda araştırma yapılmalı ve kooperatif y&ouml;neticileriyle g&ouml;r&uuml;ş&uuml;lerek, yerleşimin ivme kazanması sağlanmalıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yerleşim sadece TOKİ tarafından ger&ccedil;ekleşmeyecektir. TOKİ tarafından uygulanacak olan projenin yanında kooperatifler, Ankara Batıkent&#8217;te, Ankara Pursaklar&#8217;da olduğu gibi Mahmatlı&#8217;da da şehirleşmeye katkı sağlayacaklardır.</p>
<p>Sosyal ve k&uuml;lt&uuml;rel etkinlikler d&uuml;zenlenmeli, yapılacak etkinliklere aile ve s&uuml;lale taassubu ile değil. Mahmatlılı olmak bilinciyle iştirak ederek en azından asgari d&uuml;zeyde katkı sağlanmalıdır. Mart ayında ağa&ccedil; dikimi ve bah&ccedil;elerin yeniden d&uuml;zenlenmesi s&ouml;z konusudur. Evlerimizin &ouml;nlerine, arazilerimize ağa&ccedil; dikmeye &ouml;zen g&ouml;stermeli ve &ccedil;evremizi g&uuml;zelleştirmek, yaşadığımız yerleri doğayla b&uuml;t&uuml;nleştirerek daha yaşanır cennet par&ccedil;alarına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmek i&ccedil;in gayret etmeliyiz.</p>
<p>Bu dilek ve temennilerle site y&ouml;netimi olarak t&uuml;m Mahmatlı&#8217;yı saygıyla selamlıyoruz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mahmatlikoyu.com/mahmatlili-mahmatliya-sahip-cikacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Höşmerimi Unutmayalım</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/hosmerimi-unutmayalim/</link>
		<comments>http://www.mahmatlikoyu.com/hosmerimi-unutmayalim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 23:08:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara Gölbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/hosmerimi-unutmayalim/</guid>
		<description><![CDATA[Ge&#231;mişten g&#252;n&#252;m&#252;ze ulaşan en g&#252;zel tatlılardan birisi olan h&#246;şmerim, maalesef son yıllarda unutulmaya y&#252;z tutmuştur. Peynirli, irmikli vs. malzeme farklılıklarıyla bilinen doğal &#246;zelliklerini kaybetmektedir. Orta Anadolu&#8217;da &#246;z&#252;n&#252; koruyarak seyrek olarak evlerde yapılan eski h&#246;şmerimi sizlere tanıtmak istiyoruz. Hakiki kaymağın un ile kavrularak odun ateşinde su ilave edilerek ağır ağır pişirilmesiyle elde edilen yapımı kolay arzuya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="208" vspace="5" hspace="5" height="160" border="4" align="left" alt="" class="alignleft" style="border: 4px solid black; margin: 6px;" title="H&ouml;şmerim Tatlısı" src="http://i47.tinypic.com/15xn5t5.jpg" />Ge&ccedil;mişten g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze ulaşan en g&uuml;zel tatlılardan birisi olan h&ouml;şmerim, maalesef son yıllarda unutulmaya y&uuml;z tutmuştur. Peynirli, irmikli vs. malzeme farklılıklarıyla bilinen doğal &ouml;zelliklerini kaybetmektedir. Orta Anadolu&rsquo;da &ouml;z&uuml;n&uuml; koruyarak seyrek olarak evlerde yapılan eski h&ouml;şmerimi sizlere tanıtmak istiyoruz.  <span id="more-260"></span></p>
<p>Hakiki kaymağın un ile kavrularak odun ateşinde su ilave edilerek ağır ağır pişirilmesiyle elde edilen yapımı kolay arzuya g&ouml;re &uuml;zerine bal ilave edilerek ılık servis yapılıyor. Sade bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;, nefis bir koku, tarifsiz bir lezzete sahip h&ouml;şmerim, taze kaymakla yapıldığında ger&ccedil;ek tadını verirken; her yerde bulup yiyebileceğiniz bir tatlı değildir.</p>
<p>İ&ccedil;erdiği malzeme itibarı ile &ccedil;ok zengin ve besin değeri &ccedil;ok y&uuml;ksektir. Genellikle ayran ile beraber servis edilir.</p>
<p>Tam bir enerji deposudur. Soğuk kış g&uuml;nlerinin yemeğidir.</p>
<p><span style="color: rgb(255, 0, 0);"><strong>Malzemeler:</strong></span></p>
<p><strong>200 gr kaymak </strong></p>
<p><strong>1 &ccedil;ay bardağı s&uuml;t </strong></p>
<p><strong>Yeteri kadar un </strong></p>
<p><strong>Toz şeker</strong></p>
<p><span style="color: rgb(255, 0, 0);"><strong>Hazırlanışı:</strong></span></p>
<p>Kaymağı bir tavaya alın.</p>
<p>Kek hamuru kıvamına gelene kadar unu ilave edip kısık ateşte karıştırarak kavurun.</p>
<p>Rengi koyulaşınca 1 bardak s&uuml;t ekleyip kapağını kapatın.</p>
<p>Tahta kaşıkla ara sıra karıştırarak suyunu &ccedil;ekinceye kadar pişirin.</p>
<p>Tahta kaşıkla &uuml;zerine bastırıp alt kısmını kızartın.</p>
<p>Toz şekeri serpiştirerek tatlanmayı sağlayınız.</p>
<p>Ters &ccedil;evirerek servis tabağına alın.</p>
<p>Kaşıkla &uuml;zerini şekillendirin.</p>
<p>&Uuml;st&uuml;ne toz şekeri ince bir tabaka halinde serip ılık olarak servis yapın.</p>
<p>Kaynak: Anonim</p>
<p><strong><a href="http://picasaweb.google.com.tr/isoca06/Hosmerim_yapimi#" target="_blank">H&Ouml;ŞMERİM KEYFİNE KATILIN&#8230;</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mahmatlikoyu.com/hosmerimi-unutmayalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşure Kültürümüzü Yaşatalım</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/253/</link>
		<comments>http://www.mahmatlikoyu.com/253/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 00:37:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara Gölbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem KILIÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/253/</guid>
		<description><![CDATA[AŞURE NASIL YAPILIR? Aşure, bilindiği &#252;zere i&#231;inde &#231;ok &#231;eşit bulunan ve ağırlıklı olarak bakliyat &#231;eşitleriyle d&#246;v&#252;lm&#252;ş buğday kullanılan tatlı bir yemektir. Ancak &#8220;Aşure &#231;orbası&#8221; olarak anılmaktadır. Ana malzemesi d&#246;v&#252;lm&#252;ş buğday(yarma)dır. Yarma, ıslatılmış buğdayın dibek taşlarında ahşap tokmaklarla d&#246;v&#252;lerek kabuklarından ayrıştırılmasıyla elde edilir. Bu ana malzeme ve diğer malzemeler; fasulye, nohut, kuru kayısı, kuru incir, kuru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="201" vspace="5" hspace="5" height="150" border="2" align="left" alt="" class="alignleft" style="border: 3px solid black; margin: 6px;" title="Aşure" src="http://i47.tinypic.com/2elxhqg.jpg" /><strong>AŞURE NASIL YAPILIR?</strong>  Aşure, bilindiği &uuml;zere i&ccedil;inde &ccedil;ok &ccedil;eşit bulunan ve ağırlıklı olarak bakliyat &ccedil;eşitleriyle d&ouml;v&uuml;lm&uuml;ş buğday kullanılan tatlı bir yemektir. Ancak &ldquo;Aşure &ccedil;orbası&rdquo; olarak anılmaktadır.  <span id="more-253"></span>  Ana malzemesi d&ouml;v&uuml;lm&uuml;ş buğday(yarma)dır. Yarma, ıslatılmış buğdayın dibek taşlarında ahşap tokmaklarla d&ouml;v&uuml;lerek kabuklarından ayrıştırılmasıyla elde edilir.</p>
<p style="text-align: left;">Bu ana malzeme ve diğer malzemeler; fasulye, nohut, kuru kayısı, kuru incir, kuru &uuml;z&uuml;m vs. &ouml;nceden hazırlanarak b&uuml;y&uuml;k bir aşure tenceresine, ya da aşure kazanına doldurulur ve kaynatılır.</p>
<p style="text-align: left;"><img width="171" vspace="5" hspace="5" height="190" align="left" alt="" class="alignleft" style="border: 3px solid black; margin: 6px;" title="Malzemeler" src="http://i48.tinypic.com/igykwh.jpg" /></p>
<p><img width="169" vspace="5" hspace="5" height="196" align="right" alt="" class="alignright" style="border: 3px solid black; margin: 6px;" title="Aşure s&uuml;sleme Malzemeleri" src="http://i48.tinypic.com/xf26g8.jpg" /></p>
<p style="text-align: left;">(Bazı b&ouml;lgelerde aşure &ccedil;orbasının i&ccedil;ine, Kurban bayramında kesilen kurbanın kurutulmuş k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir par&ccedil;ası da atılır. Bunun dışında, aşureye hoş bir koku vermesi amacıyla, suyuna başka bir kapta kaynatılmış karanfil suyu da eklenir.)</p>
<p>&Uuml;lkemizde bazı y&ouml;relerde aşure kaynatmak tam bir t&ouml;ren havasında ge&ccedil;er. Eskilerde bu durum her yerde aynı idi. Ancak k&ouml;yden kente g&ouml;&ccedil; ve şehirlileşme s&uuml;reci i&ccedil;inde pek &ccedil;ok k&uuml;lt&uuml;r değerimizin aşındığı gibi, Aşure t&ouml;renlerimiz de aşınmıştır. Ancak, halkımızın belleğindeki yeri koruduğu i&ccedil;in hangi şartlarda olursa olsun, yaşamaya devam etmektedir. Kentlerde de en azından apartman komşuları arasında, aynı sokaktaki komşular arasında yaşatılmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><img width="370" vspace="5" hspace="5" height="251" align="middle" alt="" class="aligncenter" style="border: 3px solid black; margin: 6px;" title="İmece İle Aşure Pişirilmesi" src="http://i45.tinypic.com/vn03mg.jpg" /></p>
<p>Aşure piştikten sonra, k&uuml;&ccedil;&uuml;k kaplara b&ouml;l&uuml;n&uuml;r. &Uuml;zerinde biraz kaymak tabakası oluştuktan sonra, &uuml;zerine tar&ccedil;ın serpilir. Ondan sonra da d&ouml;v&uuml;lm&uuml;ş fındık, ceviz vs. serpilir. Eğer mevsimiyse, tıpkı g&uuml;lla&ccedil; tatlısında olduğu gibi &uuml;zerine kırmızı nar taneleri de serpiştirilerek s&uuml;slenir. Bundan sonraki aşama ise konu-komşu ve hısım-akrabaya dağıtmaktır.</p>
<p style="text-align: center;"><img width="379" vspace="5" hspace="5" height="286" align="middle" alt="" class="aligncenter" style="border: 3px solid black; margin: 6px;" title="Aşure Dağıtılması" src="http://i49.tinypic.com/dcq90n.jpg" /></p>
<p>Anadolu&rsquo;muzda ve T&uuml;rk İslam coğrafyasının b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde bilinir aşure. Ama &ouml;yle zannediyorum ki, ona en g&uuml;zel anlamları Anadolu y&uuml;klemiştir. &ldquo;Bereket &ccedil;orbası&rdquo;, &ldquo;Bereket aşı&rdquo;, &ldquo;Bereket yemeği&rdquo;, &ldquo;Bereket tatlısı&rdquo; gibi adlarla da anılır.</p>
<p style="text-align: center;"><img width="385" vspace="5" hspace="5" height="252" align="middle" alt="" class="aligncenter" style="border: 3px solid black; margin: 6px;" title="Aşureler Servise Hazırlandı" src="http://i46.tinypic.com/2hf3sew.jpg" /></p>
<p><strong>İLK AŞURE NE ZAMAN YAPILMIŞTIR?</strong></p>
<p>Kaynaklarda ilk aşure &ccedil;orbasının, Nuh Tufanının ardından geminin karaya oturmasıyla yapıldığı anlatılır. Gemi Cudi dağına oturduktan sonra karaya ayak basılmış ve elde kalan son malzemeler birleştirilerek aşure &ccedil;orbası yapılmıştır. Yapılan aşure &ccedil;orbası gemiden karaya inen insanlara dağıtılmıştır. B&ouml;ylece ilk aşure &ccedil;orbası ortaya &ccedil;ıkmış.</p>
<p><strong>KERBELA VAK&#8217;ASI VE AŞURE</strong></p>
<p><img width="225" vspace="5" hspace="5" height="180" align="left" alt="" class="alignleft" style="border: 3px solid black; margin: 6px;" title="Kerbelada Aşure Canlandırması" src="http://i46.tinypic.com/23rs6me.jpg" />Bir başka inanış ise, aşure &ccedil;orbasının, Kerbela &ccedil;&ouml;l&uuml;nde Yezit&rsquo;in askerleri tarafından abluka altına alınan, Hz. Muhammed&rsquo;in torunu Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in ailesi tarafından yapıldığıdır. Bilindiği &uuml;zere, Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in geri d&ouml;n&uuml;p gitmesine izin verilmeyerek, &ccedil;&ouml;lde a&ccedil; ve susuz bırakılmışlardır. Bu aşamada elde kalan son yiyeceklerin birleştirilmesiyle aşure &ccedil;orbası yapılmış ve Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in ailesine ve askerlerine dağıtılmıştır. Bundan sonrası ise zaten acıların en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;d&uuml;r. Kerbela katliamı yaşanmış, Allah resul&uuml;n&uuml;n torunu şehit edilmiştir.  M&uuml;sl&uuml;manlar her yıl Muharrem ayının 10&rsquo;uncu g&uuml;n&uuml; yaşanan bu b&uuml;y&uuml;k acıyı anar, orada a&ccedil; ve susuz şehit edilen Hz. H&uuml;seyin ve ailesinin anısını yaşatmak i&ccedil;in Muharrem orucu tutarlar. On g&uuml;n boyunca su i&ccedil;mezler. Onuncu g&uuml;n yapılan aşure ile de oru&ccedil;larını a&ccedil;arlar. İslam d&uuml;nyasının en acı g&uuml;nlerinden biridir 10 Muharrem. Bu nedenle İslam coğrafyasının her yerinde inananlar yasa b&uuml;r&uuml;n&uuml;r, Hz. H&uuml;seyin&rsquo;in şahadeti i&ccedil;in g&ouml;zyaşı d&ouml;kerler.</p>
<p><strong>MUHARREM AYININ &Ouml;ZELLİKLERİ</strong></p>
<p>Aşure g&uuml;n&uuml;n&uuml;n de i&ccedil;inde yer aldığı Muharrem ayı, İslam d&uuml;nyasında başka nedenlerden dolayı da kutlu sayılan bir aydır. İnanışa g&ouml;re Muharrem ayında Allah on peygamberine on ihsanda bulunmuştur. Muharrem ayına Anadolu&rsquo;da Aşure ayı veya Aşır ayı da denmektedir.  &ldquo;<strong>Bug&uuml;ne &quot;&Acirc;şura&quot; denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu g&uuml;n&uuml;ne denk geldiği i&ccedil;indir.</strong> <strong>Hadis kitaplarında ge&ccedil;tiğine g&ouml;re ise, bu g&uuml;ne bu ismin verilmesinin hikmeti, o g&uuml;nde Cen&acirc;b-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği i&ccedil;indir.</strong></p>
<p>Bu ikramlar ş&ouml;yle belirtilmektedir:</p>
<p>1. Allah, Hz. Musa&#8217;ya (a.s.) &Acirc;şura G&uuml;n&uuml;nde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara g&ouml;mm&uuml;şt&uuml;r.</p>
<p>2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini C&ucirc;di Dağının &uuml;zerine &Acirc;şura G&uuml;n&uuml;nde demirlemiştir.</p>
<p>3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından &Acirc;şura G&uuml;n&uuml; kurtulmuştur.</p>
<p>4. Hz. &Acirc;dem&#8217;in (a.s.) tevbesi &Acirc;şura G&uuml;n&uuml; kabul edilmiştir.</p>
<p>5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan &Acirc;şura G&uuml;n&uuml; &ccedil;ıkarılmıştır.</p>
<p>6. Hz. İsa (a-s.) o g&uuml;n d&uuml;nyaya gelmiş ve o g&uuml;n sem&acirc;ya y&uuml;kseltilmiştir.</p>
<p>7. Hz. Davud&#8217;un (a.s.) tevbesi o g&uuml;n kabul edilmiştir.</p>
<p>8. Hz. İbrahim&#8217;in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o g&uuml;n doğmuştur.</p>
<p>9. Hz. Yakub&#8217;un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf&#8217;un hasretinden dolayı kapanan g&ouml;zleri o g&uuml;n g&ouml;rmeye başlamıştır.</p>
<p>10. Hz. Eyy&ucirc;b (a.s.) hastalığından o g&uuml;n şifaya kavuşmuştur.&rdquo;</p>
<p><strong>GELENEKLERİMİZİ YAŞATALIM&#8230;</strong></p>
<p>Diğer pek &ccedil;ok geleneğimiz gibi aşure geleneğimiz de zamana ve k&uuml;reselleşen d&uuml;nyaya karşı direnmektedir. K&uuml;lt&uuml;r değerleri, milleti millet yapan değerlerdir. K&uuml;lt&uuml;r değerlerimize sahip &ccedil;ıkmalı, onları yaşatmalı ve yaygınlaştırmalıyız. Ancak b&ouml;yle yaparsak millet olarak kalabilir, k&uuml;reselleşen d&uuml;nyanın dişleri arasında kaybolmayız. Bu nedenle de &ouml;rf, adet ve gelenek-g&ouml;reneklerimizi yaşatmak zorundayız. Bizler, bizi biz yapan bu değerleri yaşattığımız s&uuml;rece varız. Bunu unutmayalım.</p>
<p>Aşure g&uuml;n&uuml;n&uuml;, kendisi i&ccedil;in bir k&uuml;lt&uuml;r değeri olarak, bir inan&ccedil; değeri olarak benimsemiş  t&uuml;m insanların ve &ouml;zellikle de T&uuml;rk milletinin aşure g&uuml;n&uuml;n&uuml; kutlar, bu kutlu g&uuml;n&uuml;n sevgi, barış ve huzura vesile olmasını y&uuml;ce Tanrıdan dileriz.</p>
<p><strong>Muharrem KILI&Ccedil;</strong></p>
<p>18. Aralık. 2009</p>
<p>ANKARA  &#8230;</p>
<p><strong>AŞURE YAPIYORUZ&#8230;</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong></p>
<p>* 3 su bardağı aşurelik buğday (yarma)</p>
<p>* 2 su bardağı nohut (haşlanmış)</p>
<p>* 2 su bardağı kuru fasulye (haşlanmış)</p>
<p>* 1 su bardağı bakla (haşlanmış)</p>
<p>* 1 &ccedil;ay bardağı pirin&ccedil;</p>
<p>* 1,5 kg toz şeker</p>
<p>* 250 gr kuru kayısı (d&ouml;rde kesiyoruz)</p>
<p>* 250 gr kuru &uuml;z&uuml;m</p>
<p>* 250 gr kuru incir</p>
<p>* 250 gr fındık</p>
<p>* 250 gr ceviz</p>
<p>* 1 adet portakal kabuğu rendesi</p>
<p style="text-align: center;"><img width="300" vspace="5" hspace="5" height="223" align="middle" alt="" class="aligncenter" style="margin: 6px;" title="Aşure Malzemeleri" src="http://i49.tinypic.com/23r7fpi.jpg" /></p>
<p><strong>S&uuml;slemek İ&ccedil;in:</strong></p>
<p>* Kuş &uuml;z&uuml;m&uuml;</p>
<p>* Yeşil fıstık</p>
<p>* Tar&ccedil;ın * Ceviz</p>
<p>* Nar</p>
<p><strong>Yapılışı:</strong></p>
<p>* Aşurelik buğdayı tencereye koyuyoruz, iyice yıkayıp &uuml;zerine &ccedil;ıkacak kadar su koyup kaynamaya bırakıyoruz.</p>
<p>* Suyunu &ccedil;ektik&ccedil;e soğuk su ilave ediyoruz</p>
<p>&nbsp;* Yarmalar pişene kadar kısık ateşte pişiriyoruz.</p>
<p>* Biraz daha su ilave ediyoruz.</p>
<p>* Nohutu,kuru fasulyeyi, baklayı, pirinci, kuru &uuml;z&uuml;m&uuml;, kuru kayısıyı, fındık, portakal rendesini katıp kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz.</p>
<p>* Kuru inciri ayrı bir tencerede d&ouml;rde kesip 1 su bardağı su ilave edip 1 &ccedil;ay bardağı toz şekerle pişiriyoruz. (Aşurenin kararmaması i&ccedil;in)</p>
<p>* Toz şekeri ilave edip i&ccedil;indeki malzemelerle şeker birbiriyle tatlanana kadar pişiriyoruz.</p>
<p>* Pişen aşureyi kaselere koyuyoruz.</p>
<p>* Arzuya g&ouml;re &uuml;zerini nar tanesi, ceviz, yeşil fıstık , kuş &uuml;z&uuml;m&uuml;, tar&ccedil;ın ile s&uuml;sl&uuml;yoruz.</p>
<p>* Soğuk olarak servis yapıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong></p>
</div>
<p>http://www.islamiyet.gen.tr</p>
<p>http://www.enfesyemektarifi.com</p>
<p>http://www.ankader.com</p>
<p>http://www.gerceklerimiz.com</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mahmatlikoyu.com/253/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hoşgeldiniz Bebekler&#8230;</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/hosgeldiniz-bebekler/</link>
		<comments>http://www.mahmatlikoyu.com/hosgeldiniz-bebekler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 01:44:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara Gölbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/hosgeldiniz-bebekler/</guid>
		<description><![CDATA[Ge&#231;tiğimiz hafta i&#231;inde iki doğum haberi ile mutlu olduk. İlk doğum Hatice ve Hakan G&#252;ndoğdu &#231;iftinin ilk &#231;ocukları Damla G&#246;k&#231;e&#8217;nin doğumudur. Kardeşlerimizin g&#246;revleri gereği Kırıkkale&#8217;de bulunmaları nedeniyle,&#160; Damla G&#246;k&#231;e&#8217;miz Kırıkkale&#8217;de doğmuştur.Damla G&#246;k&#231;e kızımız Allah adıyla yaşatsın, analı-babalı b&#252;y&#252;ts&#252;n, kaderini g&#252;zel eylesin. İlk kez anne-babalık duygusunu tadan gen&#231; kardeşlerimizi ve ailelerini kutluyoruz. &#160; G&#214;K&#199;E KIZIMA &#160; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><o:smarttagtype name="PersonName" namespaceuri="urn:schemas-microsoft-com:office:smarttags"><img width="156" vspace="5" hspace="5" height="117" border="2" align="left" alt="" src="http://i49.tinypic.com/dcv3mx.jpg" />Ge&ccedil;tiğimiz hafta i&ccedil;inde iki doğum haberi ile mutlu olduk. İlk doğum Hatice ve Hakan G&uuml;ndoğdu &ccedil;iftinin ilk &ccedil;ocukları Damla G&ouml;k&ccedil;e&#8217;nin doğumudur. Kardeşlerimizin g&ouml;revleri gereği Kırıkkale&#8217;de bulunmaları nedeniyle,&nbsp; Damla G&ouml;k&ccedil;e&#8217;miz Kırıkkale&#8217;de doğmuştur.</o:smarttagtype>Damla G&ouml;k&ccedil;e kızımız Allah adıyla yaşatsın, analı-babalı b&uuml;y&uuml;ts&uuml;n, kaderini g&uuml;zel eylesin. İlk kez anne-babalık duygusunu tadan gen&ccedil; kardeşlerimizi ve ailelerini kutluyoruz.</p>
<p><span id="more-252"></span></p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><strong>G&Ouml;K&Ccedil;E KIZIMA</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><strong>Helal lokmalarla karıldın G&ouml;k&ccedil;e,</strong></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><strong>Helal bedenlerle sarıldın G&ouml;k&ccedil;e,</strong></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><strong>Helal fikirlerle yoğruldun G&ouml;k&ccedil;e,</strong></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><strong>D&uuml;nyaya tertemiz geldin, hoş geldin.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><em style=""><o:p>&nbsp;</o:p></em></p>
<p class="MsoNormal">Bilesin ki d&uuml;nya bir gurbet eldir,</p>
<p class="MsoNormal">Başı sonu belli, bir kısa yoldur.</p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;nya bir sınavdır, sınanan kuldur,</p>
<p class="MsoNormal">Sabırlı, ş&uuml;k&uuml;rl&uuml; kul G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">G&ouml;klerden aldın sen G&ouml;k&ccedil;e adını,</p>
<p class="MsoNormal">Tanrım versin sana her muradını,</p>
<p class="MsoNormal">Tertemiz yetiştir sen ahfadını,</p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;nyada tertemiz kal G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sırlara a&ccedil;ıktır c&uuml;mle geceler,</p>
<p class="MsoNormal">İnsan doğar, &ouml;l&uuml;r O&rsquo;nu heceler.</p>
<p class="MsoNormal">Bu yola baş koydu &ouml;nce niceler,</p>
<p class="MsoNormal">Bu yol doğru yoldur bil G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Dedelerin alın teri yediler,</p>
<p class="MsoNormal">Az oldu, &ccedil;ok oldu, &ldquo;ş&uuml;k&uuml;r&rdquo; dediler.</p>
<p class="MsoNormal">Hakka nank&ouml;rl&uuml;ğ&uuml; hi&ccedil; bilmediler,</p>
<p class="MsoNormal">Sen onlara layık ol G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;nya bir imtihan, &ccedil;alış, &ccedil;abala!</p>
<p class="MsoNormal">Arayan kullardan sen geri kalma.</p>
<p class="MsoNormal">O&rsquo;ndan gelir her şey, kullardan bilme.</p>
<p class="MsoNormal">Şanını d&uuml;nyaya sal G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Anladığında bu sırlı s&ouml;z&uuml;m&uuml;,</p>
<p class="MsoNormal">Kapatmış olurum ben de g&ouml;z&uuml;m&uuml;.</p>
<p class="MsoNormal">G&ouml;remesen bile benim y&uuml;z&uuml;m&uuml;,</p>
<p class="MsoNormal">Doğmadan sevildin bil G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n her şey O&rsquo;dur, bilesin.</p>
<p class="MsoNormal">Bu ger&ccedil;eği g&ouml;re g&ouml;re gelesin.</p>
<p class="MsoNormal">Mutlaka &ouml;lmeden &ouml;nce &ouml;lesin,</p>
<p class="MsoNormal">İffetinle yaşa &ouml;l G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Nefsinle ruhunun şu savaşında,</p>
<p class="MsoNormal">Ruhunda daima derinlik yaşa.</p>
<p class="MsoNormal">Bir kul ile kaldığında baş başa,</p>
<p class="MsoNormal">&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;n&uuml;z O&rsquo;dur bil G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">&ldquo;Eline, beline ve de diline,</p>
<p class="MsoNormal">Sahip ol&rdquo;ki, nefsin bine b&ouml;l&uuml;ne.</p>
<p class="MsoNormal">Nefsin karşısında daim g&ouml;nl&uuml;ne,</p>
<p class="MsoNormal">Destek ol ki, bu yol, yol G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">L&uuml;kse, şatafata kanma sen sakın.</p>
<p class="MsoNormal">Zalimler yolunda yanma sen sakın.</p>
<p class="MsoNormal">Zalimi payidar sanma sen sakın.</p>
<p class="MsoNormal">Hep Hakkın yolunda kal G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Senin olan yalnız yiyip i&ccedil;tiğin.</p>
<p class="MsoNormal">Deftere yazılan, konup g&ouml;&ccedil;t&uuml;ğ&uuml;n.</p>
<p class="MsoNormal">Hak&rsquo;tan alıp kullarına sa&ccedil;tığın,</p>
<p class="MsoNormal">Ger&ccedil;ek senin olan mal G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;nyaya temelli ilgisiz kalma,</p>
<p class="MsoNormal">Bu d&uuml;nyada sakın g&ouml;lgesiz kalma.</p>
<p class="MsoNormal">Rızasız ağa&ccedil;tan sen meyve alma,</p>
<p class="MsoNormal">Her bağda bulunur dal G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bardak daim boştur, taşana kadar.</p>
<p class="MsoNormal">İnsanoğlu hamdır pişene kadar.</p>
<p class="MsoNormal">Başına dikilen taşına kadar,</p>
<p class="MsoNormal">Helalinden olsun bul G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Halk i&ccedil;inde Hak&rsquo;la olmalısın ki,</p>
<p class="MsoNormal">Hakkın sevgisiyle dolmalısın ki,</p>
<p class="MsoNormal">Bu edep &uuml;zere kalmalısın ki,</p>
<p class="MsoNormal">A&ccedil;ılsın &ouml;n&uuml;nde yol G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Birfani dedeni anladığında,</p>
<p class="MsoNormal">Hakkı g&ouml;ren g&ouml;zle ağladığında,</p>
<p class="MsoNormal">Bakışın y&uuml;rekler dağladığında,</p>
<p class="MsoNormal">O&rsquo;nunla beraber ol G&ouml;k&ccedil;e kızım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><st1:personname w:st="on">Muharrem</st1:personname> KILI&Ccedil;</p>
<p class="MsoNormal">19.09.2009</p>
<p class="MsoNormal">İstanbul</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">İkinci doğum ise, Esra ve Suat KILI&Ccedil; &ccedil;iftinin ilk &ccedil;ocuklarının doğumudur. Suat KILI&Ccedil; ve <span style="">&nbsp;</span>Esra KILI&Ccedil;&rsquo;ın Neriman Eda adını verdikleri bir kızları olmuştur. Mevlana Celaleddin-i Rumi&rsquo;nin Vuslat gecesinden bir g&uuml;n evvel d&uuml;nyaya gelen kızımıza, rahmetli Neriman yengemizin adı verilmiştir. Allah adıyla yaşatsın, analı-babalı b&uuml;y&uuml;ts&uuml;n, kaderini g&uuml;zel eylesin. Anne-babalık duygusunu ilk kez tadan gen&ccedil; kardeşlerimizi ve ailelerini de kutluyoruz.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><strong>NERİMAN EDA KIZIMA</strong></p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="">Hazreti Mevlana etmeden veda,<o:p></o:p></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="">Tuttu ortalığı ince bir seda.<o:p></o:p></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="">Koştu, geldi, yetişti bu vuslata,<o:p></o:p></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style=""><strong>Bebekler sultanı, Neriman Eda.</strong><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;nyaya gelirken ağladıysan da,</p>
<p class="MsoNormal">Hayatta g&uuml;lesin Neriman Eda.</p>
<p class="MsoNormal">Mutluluklar getirdin d&uuml;nyamıza,</p>
<p class="MsoNormal">Hep mutlu olasın, Neriman Eda.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bir d&uuml;nyaya geldin ki şerefle dolu,</p>
<p class="MsoNormal">Bu yol b&uuml;y&uuml;klerin en kutlu yolu.</p>
<p class="MsoNormal">Mutlu yaşa hayatı, hep dolu dolu,</p>
<p class="MsoNormal">Hep mutlu kalasın, Neriman Eda.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Atana, dedene bakıp &ouml;rnek al,</p>
<p class="MsoNormal">İyilikte bu d&uuml;nyaya sen nam sal.</p>
<p class="MsoNormal">Daima munis ol ve hem de uysal,</p>
<p class="MsoNormal">Bunları bilesin, Neriman Eda.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">O&rsquo;nu anar isen y&uuml;celirsin sen.</p>
<p class="MsoNormal">O&rsquo;ndandır her şey bir bilebilsen.</p>
<p class="MsoNormal">Halk i&ccedil;inde daim O&rsquo;nunla olsan,</p>
<p class="MsoNormal">İnan ki solmazsın, Neriman Eda.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Şan ve ş&ouml;hret iki afettir inan,</p>
<p class="MsoNormal">Bunlara kanarsa yanar her insan,</p>
<p class="MsoNormal">En b&uuml;y&uuml;k d&uuml;şmanın nefsin, anlasan,</p>
<p class="MsoNormal">Ruhunla kalasın Neriman Eda.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Birfani dedenin işi g&uuml;c&uuml; yok,</p>
<p class="MsoNormal">Sırtında hırkası, başta tacı yok.</p>
<p class="MsoNormal">Derdinin d&uuml;nyada ilacı yok,</p>
<p class="MsoNormal">İlacım bulasın, Neriman Eda.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Muharrem KILI&Ccedil;</p>
<p class="MsoNormal">16 ARALIK 2009</p>
<p class="MsoNormal">ANKARA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mahmatlikoyu.com/hosgeldiniz-bebekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücudumuzun Suya İhtiyacı Var&#8230;</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/vucudumuzun-suya-ihtiyaci-var/</link>
		<comments>http://www.mahmatlikoyu.com/vucudumuzun-suya-ihtiyaci-var/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 13:18:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/vucudumuzun-suya-ihtiyaci-var/</guid>
		<description><![CDATA[Yeterli su tüketmeden sağlıklı yaşamanın imkansız olduğunun farkındayız. Su tüketimin insan sağlığı açısından çok önemli olduğuna inanan bir insanım. Ancak Dr. Batmanghelidj, “Su / Hasta Değil Susuzsunuz” adlı kitabında ifade ettiği gibi tüm hastalıkların nedeninin susuzluk olduğu konusundaki görüş, beni etkiledi. Vücudun 46 nedenden dolayı, suya muhtaç olduğu görüşünü bir okuyucu olarak destekliyorum. Bir dönem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i36.tinypic.com/4j271e.jpg" alt="Kitap yüzü" class="alignleft" style="border: 3px solid black; margin: 7px" title="Kitap yüzü" vspace="7" width="132" align="left" border="3" height="155" hspace="7" />Yeterli su tüketmeden sağlıklı yaşamanın imkansız olduğunun farkındayız. Su tüketimin insan sağlığı açısından çok önemli olduğuna inanan bir insanım. Ancak Dr. Batmanghelidj, <strong>“Su / Hasta Değil Susuzsunuz” </strong>adlı kitabında ifade ettiği gibi tüm hastalıkların nedeninin susuzluk olduğu konusundaki görüş, beni etkiledi. Vücudun 46 nedenden dolayı, suya muhtaç olduğu görüşünü bir okuyucu olarak destekliyorum.</p>
<p><span id="more-240"></span></p>
<p>Bir dönem dağcılık sporu ile ilgilenmiş olduğum için yakından biliyorum. Yürüyüş ve tırmanışta su tüketimine önem veren arkadaşların daha rahat olduklarına, yakın çevremde su tüketimine paralel olarak yaşanan mide ve böbrek hastalıklarına şahit oluyordum. Bu yüzden Dr. Batmanghelidj&#8217; nin görüşlerine katılıyorum.</p>
<p>&#8230;</p>
<p><img src="http://i36.tinypic.com/2qxlq36.jpg" alt="Fereydoon Batmanghelidj" class="alignleft" style="border: 3px solid black; margin: 7px" title="Fereydoon Batmanghelidj" vspace="7" width="141" align="left" border="3" height="183" hspace="7" /><strong>Yazarımız, önsözünde şu anlamlı cümleleri kullanıyor: </strong>&#8220;Bu kitapta okuyacaklarınız yeni bilgilerdir ve bunlar fizyoloji bilimine yeni açıklamalar getirmektedir. Burada sözü edilen fizyoloji, ilaç üreticilerinin kullandıkları bilim değil, vücuttaki canlı dokularla organların doğal çalışmalarını tanımlayan bilim dalıdır. Bu kitap, bazı önemli sağlık sorunlarıyla bu sorunlarının nedenlerinden ve doğal yöntemlerle teda vilerinden söz etmektedir. Bir sağlık sorununun nedeni ve tedavisi açığa çıktığında, hiç kimsenin an layamadığı tıbbi terimlere gerek kalmaz. Burada okuyacaklarınız kapsamlı bir klinik ve bilimsel araştırmaya dayanmaktadır. Bu kitaptaki bilgilerini derleyebilmek için, 1950&#8242;de Londra&#8217;daki St. Mary Üniversite Hastanesi Tıp Fakültesi&#8217;nde başlayan tıp eğitimimden sonra 22 yıldan fazla araştırma yaptım, çalıştım ve yazdım.</p>
<p>&#8220;Bu kitapta, birçok ciddi hastalığın tedavi nedeni olan kronik gizli dehidrasyonun (susuzluğun) fizyolojik etkisi ve metabolik komplikasyonlarından söz edeceğim. Bugün, bunun çağdaş tıbbın en büyük gel işmesi olduğunu inananlar var.&#8221;</p>
<p>Çağımızın bazı sağlık sorunlarından söz eden bu basit sunum, bütün dünyada bilim ve mantığa dayalı tıbba geçiş için bir rehber olacaktır. Elinizdeki kitap, toplumun ivedi çözüm isteyen sorunları için yazılmıştır. Özellikle 15 milyon astımlı çocuğun ailesinin bu hastalığın nedenini ve çocukların yaşamlarını kurtarabilecek basit ve ucuz tedavi yöntemini öğrenmesi çok önemlidir.&#8221;</p>
<p><strong>Yazara göre vücudumuz tam 46 nedenle suya ihtiyaç duyuyor.</strong></p>
<p>1-       Hiçbir şey susuz yaşayamaz.</p>
<p>2-       Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.</p>
<p>3-       Su temel enerji kaynağıdır, vücudun &#8220;nakit akımıdır.&#8221;</p>
<p>4-       Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.</p>
<p>5-       Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.</p>
<p>6-       DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.</p>
<p>7-       Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmalarının) merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.</p>
<p>8-       Bütün besinlerin, vitmin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik aşamalarında görev yapar.</p>
<p>9-       Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.</p>
<p>10-   Su, besinlerdeki gerekli ögelerin emilimini artırır.</p>
<p>11-   Bütün ögelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.</p>
<p>12-   Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.</p>
<p>13-   Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.</p>
<p>14-   Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.</p>
<p>15-   Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.</p>
<p>16-   Omurgadaki diskleri &#8220;şok emici su yastıkları&#8221; na dönüştürür.</p>
<p>17-   Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.</p>
<p>18-   Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.</p>
<p>19-   Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.</p>
<p>20-   Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.</p>
<p>21-   Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.</p>
<p>22-   Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.</p>
<p>23-   Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.</p>
<p>24-   Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.</p>
<p>25-   Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.</p>
<p>26-   Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.</p>
<p>27-   Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.</p>
<p>28-   Uykuyu düzenler.</p>
<p>29-   Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.</p>
<p>30-   Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.</p>
<p>31-   Gözlere canlılık ve parlaklık verir.</p>
<p>32-   Glokomdan korunmamıza yardım eder.</p>
<p>33-   Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.</p>
<p>34-   Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.</p>
<p>35-   Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.</p>
<p>36-   Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş başmasını hafifletir.</p>
<p>37-   Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.</p>
<p>38-   İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.</p>
<p>39-   Dehidrasyon  cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.</p>
<p>40-   Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.</p>
<p>41-   Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.</p>
<p>42-   Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.</p>
<p>43-   Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.</p>
<p>44-   Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Kara verme ve hedefleri belirleme yeteneğini artırır.</p>
<p>45-   Yaşılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multipl skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.</p>
<p>46-   Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.</p>
<p><strong>Kaynak :</strong><strong>Dr. Fereydoon Batmanghelidj&#8217;nin  “Su / Hasta Değil Susuzsunuz”</strong> adlı kitabından alıntıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mahmatlikoyu.com/vucudumuzun-suya-ihtiyaci-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sonbaharda Mahmatlı Bahçeleri</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/sonbaharda-mahmatli-bahceleri/</link>
		<comments>http://www.mahmatlikoyu.com/sonbaharda-mahmatli-bahceleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2009 14:12:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara Gölbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Özel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/sonbaharda-mahmatli-bahceleri/</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Mahmatlı&#8217;da bir gezintiye çıkıyorum. Daha önceki bir yorumumda ifade ettiğim gibi, Fazıl Şimşek&#8217;in bahçesine uğruyorum. Evde kimse yok. Uzun boyun ajantajını kullanarak başlıyorum resim çekmeye. Gerçekten emek verilmiş, görülmeye ve bir ara uğrayıp çay içmeyi, dost sohbetini hak eden bir bahçe&#8230; Sonbaharda olmamıza rağmen hala canlılığını koruyor. Bahçenin kenarından uzanabildiğim ayva ağacını görünce dayanamıyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i38.tinypic.com/2193vxc.jpg" vspace="7" width="201" align="left" border="3" height="151" hspace="7" />Bugün Mahmatlı&#8217;da bir gezintiye çıkıyorum. Daha önceki bir yorumumda ifade ettiğim gibi, Fazıl Şimşek&#8217;in bahçesine uğruyorum. Evde kimse yok. Uzun boyun ajantajını kullanarak başlıyorum resim çekmeye. Gerçekten emek verilmiş, görülmeye ve bir ara uğrayıp çay içmeyi, dost sohbetini hak eden bir bahçe&#8230; Sonbaharda olmamıza rağmen hala canlılığını koruyor.</p>
<p><span id="more-239"></span> Bahçenin kenarından uzanabildiğim ayva ağacını görünce dayanamıyor ve iki ayva koparıyorum.:) Fazıl Abi helal etsin. Göz hakkımızı aldık sonuçta. Hemen sokağın karşısında İlhami bahçede çalışıyor. İsteği üzerine bahçede yer alan tek ağaç ve sebzeleri resimliyorum.</p>
<p>Rahmetli Sabri Amcanın bahçesine girerken, Hacı Bilal ile karşılaşıyorum. Ve bahçeden bir kaç resim alıyorum. Hacı Bilal ile kısa bir sohbetten sonra ayrılıyorum oradan.</p>
<p>Ömer Yılmaz&#8217;ın ve altında yer alan Ziya Amcanın bahçelerinde sonbahar görüntülerini alarak devam ediyorum. Arada bahçeler görüyorum ama malesef resim almayı engelleyecek derecede koruma altına alınmış! Feride Hala ve Sevim Ablanın bahçesine uğruyorum. Onlarda evde yok. Ben yine resim çekmeye devam ediyorum.</p>
<p>Osman Hocanın evinin yanında, bahçede Hacıbey Abi çalışıyor. Onları rahatsız etmeden bahçeden bir kaç kare fotoğraf alıyorum. Aşağıya doğru iniyorum ve Fehmi Abimin evinin önünden söğütlerin süzülüşünü resimliyorum.</p>
<p>Muharrem Kılıç&#8217;ın bahçesine uğrayamadım ama O&#8217;nun bahçeyi güzelleştirmek için gayret gösteren nadir hemşehrilerimizden biri olduğu ve ağaç dikiminde örnek olduğunu da söylemeden geçemiyorum. O&#8217;nun bahçesine özel bir haber yapacağım inşaallah daha sonra&#8230;</p>
<p>Camimize doğru gidiyorum. Vakit ikindi olmuştu. İmamızla karşılaşıyorum. İzinle içeri girip ikindi namazını kılıyorum ve ardından da dışarı çıkıp  cami bahçemizi resimliyorum. İlgiye ihtiyacı olduğunu söyleyince; hocam bana <strong>&#8220;Burayı cennet bahçesi gibi yapacağız&#8221; </strong>diyor. Gerçekten cami bahçemiz düzenlenmeye ve çiçeklerle süslenmeye uygun hale gelmiş görünüyor. Hocamıza destek olacağımızı söyleyerek ayrılıyorum.</p>
<p>Bahar geldiğinde her komşumuzun Mahmatlı&#8217;yı güzelleştirmek için, gayret göstermesi arzusuyla bahçelerini bakımlı hale getirmelerini diliyoruz&#8230;</p>
<p><a href="http://picasaweb.google.com.tr/isoca06/BAHCELERIMIZ" target="_blank"><strong>SONBAHARDA MAHMATLI BAHÇE MANZARALARI </strong></a></p>
<p><strong>Bu arada duyurmak istiyorum:</strong></p>
<p><strong>Mahmatlılı hayırseverler camimize halı döşeniyor. Sipariş verilmiş halılar hazırlanmış. Borcun ödenmesi için hayırsever Mahmatlılı hemşehrilerimizin desteğine ihtiyaç var. Ben karınca kararınca yardım edeceğim. Siz dost ve komşularında yardımını bekliyoruz. </strong></p>
<p>Bu günlük gezintimizden edindiğimiz izlenim ve aktaracaklarımız bu kadar&#8230; Ziyaretler ve Mahmatlı özel haberleri devam edecek&#8230;</p>
<p>Görüşmek dileğiyle&#8230;</p>
<p>İsmail Kandemir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mahmatlikoyu.com/sonbaharda-mahmatli-bahceleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mahmatlı&#8217;da Kış Eğlencelerimiz</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/mahmatlida-kis-eglencelerimiz/</link>
		<comments>http://www.mahmatlikoyu.com/mahmatlida-kis-eglencelerimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 11:22:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara Gölbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem KILIÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/mahmatlida-kis-eglencelerimiz/</guid>
		<description><![CDATA[KÖYDE, ESKİ KIŞ GECELERİ Henüz ilkokula yeni başladığımız yıllarda, köyler eski özelliklerini koruyorlardı. Yani, televizyon henüz yaygınlaşmamıştı, Radyo bile her evde yoktu. İnsanlar uzun kış gecelerinde birbirlerine misafirliklere giderlerdi. Çaylar demlenir, mısırlar patlatılır, kavurgalar kavrulurdu. Mısır patlatmayı belki herkes bilir ama, kavurga nasıl yapılır herkes bilmeyebilir. Kavurga, sonbaharda bulgur yapmak için kaynatılan buğdaylardan ayrılan haşlanmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img src="http://i34.tinypic.com/wm0bjp.jpg" align="left" border="3" vspace="7" width="210" height="134" hspace="7" />KÖYDE, ESKİ KIŞ GECELERİ</strong></p>
<p>Henüz ilkokula yeni başladığımız yıllarda, köyler eski özelliklerini koruyorlardı. Yani, televizyon henüz yaygınlaşmamıştı, Radyo bile her evde yoktu. İnsanlar uzun kış gecelerinde birbirlerine misafirliklere giderlerdi.</p>
<p><span id="more-235"></span></p>
<p>Çaylar demlenir, mısırlar patlatılır, kavurgalar kavrulurdu. Mısır patlatmayı belki herkes bilir ama, kavurga nasıl yapılır herkes bilmeyebilir.<br />
Kavurga, sonbaharda bulgur yapmak için kaynatılan buğdaylardan ayrılan haşlanmış ve kurutulmuş buğdaydan yapılır. Buna kuru hedik de denir. İşte kış geceleri bu kuru hedikler sac üstünde kavrulup, tabaklara konulur ve sıcak sıcak misafirlere ikram edilirdi. Yanında da tabi ki çay servisi yapılırdı.</p>
<p><strong>Bu misafirliklerde sadece mısır patlatma ve kavurga kavurma olmazdı. Kimi zaman da ekip tamamsa, pişmani çekilirdi. Şeker, sıcak un, limon, tereyağı ve mutlaka iyi bir usta olması lazımdı pişmani çekebilmek için. Eğer dışarıda da kar yağmışsa, deme gitsin!  </strong></p>
<p>Gece ziyaretlerinde sadece yenilip içilmezdi. Bazen kitap okunduğu da olurdu. Okuryazar biri, eline hangi kitabı geçirirse açar okurdu. Genellikle tarih kitapları ilgi toplardı. Ben böyle bir kış gecesinde, Muhittin Kara ağabeyin evindeki misafirlere,  rahmetli Âlim Yüksel ağabeyin, Selçuklu tarihi okuduğuna bizzat şahit oldum. Kitap okunmaya başlandığında, genç yaşlı sus pus olur, adeta içeride sinek uçsa duyulurdu. Duvara asılı olan gaz lambası okuyucuya yakın ve onun omuz başı hizasında bir yere getirilirdi. Kitap okunurken huysuzluk eden çocuklar olursa, anneleri tarafından hemen kucaklanır ve öbür odaya götürülürdü. Öbür odalarda genellikle soğuk olduğu için, hiçbir çocuk bunu göze alıp yaramazlık yapmazdı. İyice küçük, emzikli çocuklar için tek çare ise annelerinin onları emzirmesiydi. Dinlediği kitaptan kopmak istemeyen anne, yaşlı kadınların arkasında bir yere geçer, sırtını odaya döner ve çocuğunu orada emzirirdi.</p>
<p><strong>Böyle gecelerde kitap okuyacak biri olmazsa, hikâye anlatacak biri mutlaka bulunurdu.</strong> Hikâyeciler, Kırgızistan’ın Manasçıları gibi, kendilerine has üsluplarıyla aşk hikâyelerini anlatırlar, içindeki türkülerini de yeri geldikçe yanık sesleriyle söylerlerdi. Bunlardan biri de Bölükbaşı adıyla tanınmış olan, Osman Kılıç ağabeydi. Ondan da birkaç kez Köroğlu hikâyesini ve türkülerini dinlemiştim.</p>
<p>Kendi evimizde de Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun, Köroğlu, Hz. Ali’nin cenk hikâyelerini anlatan Hayber Cengi, Hikâye-i Kesikbaş, gibi babamdan kalma hikâye kitapları vardı. Ve bize misafir geldiğinde de bu kitaplar okunurdu. Bu kitaplardan çok etkilenirdim, özellikle türkülerinden.</p>
<p>Bütün bunların dışında köyümüzün bir hikâyecisi vardı ki, öylesi kolay kolay bulunmaz. Bu, rahmetli Hacı Mehmet Koç amca idi. O kendine has olgun, babacan tavırları, ağır yürüyüşü, sevecen bakışlarıyla çok farklı bir kişilikti. Onu farklı yapan başka bir özelliği vardı ki, o tam bir yetenek işiydi. Hacı Mehmet amca, hikâyelerini kendi yazardı. Yazardı derken, bir yere yazmazdı, irticalen söylerdi. Hikâyelerin içinde kendisi de mutlaka bulunurdu. Kendi hayatından örnekler katarak hikâyelerini daha dinlenir ve güçlü hale getirirdi. “Arazi tüfeği”, “Dört köpekle mücadelesi” onun en ünlü hikâyeleri idi. Hacı Mehmet amca hikâyelerini sadece geceleri anlatmazdı. Gündüzleri de eğer gerçekten ilgiyle dinleyen bir topluluğa rastlarsa oralarda da anlatırdı. Ancak, onun hikâyelerine başlaması ve anlatırken konuyu detaylandırması için, yanında bir arkadaşı bulunurdu. O da kendisi gibi şimdi aramızda bulunmayan rahmetli Kazım Töreli ağabeydi. İkisi bir araya geldiği zaman orada muhabbet gerçekten çok farklı olurdu.</p>
<p><strong>Bizim şimdi burada anlatacağımız, yukarıdakilerden hiçbir değil. Çok farklı bir etkinlik. Bu etkinliğin temelinde, köyün gençlerinin, bir nevi seyirlik oyunlar sergilemeleri yatıyor. Buna “köy tiyatrosu” diyenler de var. Bu oyunlar genellikle sonbahardan kışa geçerken ve kışın geceleri sergileniyor. Belirli bir mekânı yok. Belirli ezberlenmiş sözleri yok. Hepsi oyunun oynanması esnasında canlı olarak, anında söylenen sözler ve hareketlerden meydana geliyor. </strong></p>
<p>Oyunun genel kurgusu içinde yer alan kahramanlar şöyle sıralanıyor:</p>
<p><strong>Dede (Hombur)</strong> (Buradaki “hombur” sözcüğünün, “kambur”dan türediğini zannediyorum. Çünkü, tek başına hombur sözcüğü bir anlam içermiyor.) : Gençler arasından en uzun boylu olanı seçilir, kafasına posttan yüksekçe bir külah yapılıp giydirilir. Yünden uzunca bir sakal sıkıca bağlanır. Nerdeyse yüzü görünmez olur. Zaten istenen de budur. Elbiselerinin üzerine büyük bir cübbe veya palto, bazen de çoban kepeneği giydirilir. Beline bir kuşak sarılır. Dede, yani hombur artık görevini yapmaya hazırdır.</p>
<p><strong>Efe, (Delikanlı başı):</strong> Efe köyün önde gelen gençlerinden biri olur. Düğünlerde “Delikanlı başı” seçilen genç kim ise, genellikle o efe olur. Elinde sağlam bir kayış olur. Kafasında güzel bir kalpak, ayaklarında da çizmeleri vardır. Bıyıkları yanmış fındıkla iyice siyaha boyanır, kaşlar zayıfsa güçlendirilir.</p>
<p><strong>Kız:</strong> Oyunda kız rolünü köyün delikanlılarından biri oynar. Yakınlarına ait yeni elbiselerden elbise giyer. Başını örter, yaşmağını burnunun üzerinden atar. Çünkü bazen kız rolünü oynayanlar bıyıklı delikanlılardan olur. Bu oyun için bıyıklarını kesmek istemezler. Bu nedenle de yüzlerinin yarısını kapatırlar.</p>
<p><strong>Fenerci:</strong> Eskiden köylerde elektrik olmadığı için, gece yürüyecekleri yolu aydınlatması için bir fenerciye gerek vardır. Fenerci genellikle grubun önünde yürür. Ancak, oyunun sergileneceği evin önüne gelince biraz geride kalır. Çünkü bu ortamın biraz karanlık olması oyuna heyecan katar. İnsanlar tarafından hemen tanınmamak, onları da heyecanlandırmak için gereklidir bu ortam.</p>
<p><strong>Malzemeciler:</strong> Bunlar iki, üç, dört, bazen de beş kişi bile olurlar. Her birinin elinde farklı malzemeleri koymak için bir torba, bir yağ küleği, bir şeker kavanozu, bir heybe olabilir. Malzemeciler, önünde oyun oynanan evden alınacak malzemeleri bu kaplara koymak, onları döküp saçmadan taşımak ve toplanma merkezine gelindiğinde delikanlı başına, yani efe’ye teslim etmekle görevlidirler. Bazı evlerden tavuk, horoz veya hindi gibi canlı hayvan verildiğinde de, köyü dolaşıp gelene kadar o hayvanları da ellerinde taşırlar.</p>
<p><strong>Seyirci kalabalığı:</strong> Bu son grup ise, yapılacak oyunları seyretmek için gruba katılan çocuklardan oluşur. Her evden yeni çocuklar katılarak, bu kalabalık gittikçe büyür. Bu grup en kalabalık kesimdir. Oyun sergileneceği zaman, evdekilerin onları görmemesi için evlerin iki yanında dururlar. Oyunun sonuna doğru ise, herkes evin önünde toplanır. Alkışlamalar, gülüşmeler, kızın ağlamasına eşlik etmek için yalandan ağlamalar hep bu grup tarafından yapılır. Toplanma merkezine gelindiğinde de herkes evlerine dağılır. Orada sadece gençler kalır.</p>
<p><strong>Bu oyun nasıl oynanır?</strong></p>
<p>Grup, toplanma merkezinden hareket eder. Genellikle aralarında bulunan gençlerin evlerine, ya da nazlarının geçtiği komşuları ile akrabalarına giderler. Bir evin önüne geldiklerinde herkes görünmeyecek şekilde gizlenir. Ortada sadece efe, kız ve dede kalır. Dede de ilk anda görünmez. Kenarda durur. Efe gürültülü bir şekilde kapıyı yumruklar. İçeridekiler telaşla kapıyı açarlar. Şaşkınlıkları yüzlerinden okunur. Tam bu anda efe, yanındaki kızı kolunun altına doğru çeker ve ev sahibine şöyle der:<br />
-Ben bir kız kaçırdım, bana yardım edin. Evinizde saklayın.<br />
Ev sahibi efeyi ister tanımış olsun, ister tanımasın. Kaçırılmış bir kızı evine almak istemeyecektir. Bu arada kız başını iyice önüne eğer ve mahcup bir edayla kenarda süzülür. Eğer ev sahibi onları içeri buyur eder de kapıyı iyice açarlarsa, kız içeri girmez ve geri çekilir.</p>
<p>Tam bu sırada dede,<br />
-Kızımı kaçırdılaaar, diye bağırarak ortaya çıkar ve evin eşiğine boylu boyuna uzanır. Dedenin vücudunun yarısı dışarıda kalır yarısı içeride.<br />
Kız hemen dedenin üzerine eğilir ve;<br />
-Dedem öldüüü, dedem öldüüü , diye ağlamaya başlar.<br />
Bütün bunların peşinden, grubu takip eden kalabalık ortaya çıkar ve gürültü ayyuka çıkar. Ev sahibi artık neler olup bittiğini anlamış olduğundan, ne yapması gerektiğini de bilir.<br />
-Size ne lazım gençler? Ne verelim? Diye sorar.</p>
<p>Gençler de isteklerini bildirirler. İstediklerini alınca o evdekilerle vedalaşıp yollarına devam ederler. Belirledikleri yeni eve doğru giderler. Bu yürüyüşler sırasında, gruba köy içinden gelen gençler de katılır. Artık efenin işi zordur. Çünkü, bu oyunun gereği olarak, o gençlerden herhangi biri kızı kaçırmaya teşebbüs edebilir. Bu arada kız da, etraftaki gençlere kaş göz ederek onları, kendisini kaçırmaya teşvik eder. Ama asıl amacı onları dövdürmektir. Böyle girişimlere karşı efe çok acımasız davranır. Elindeki kalın kayışla, böyle bir girişimde bulunanı canı yanasıya döver. Bunun için genellikle kaçırma girişimlerinin sonucu hep aynıdır. Önce kaş göz eden kız, elinden tutup kendisini kaçırmaya çalışan genci yakalar. Bu arada efe yetişir ve kayışını kullanmaya başlar.</p>
<p>Köy içinde bu şekilde devam eden tur, malzemeleri toplayarak devam eder. Turun yarısında dinlenmek amacıyla ekip köy kahvesinde toplanır. Burada en yoğun kız kaçırmalar yaşanır. Neticede, gençler köyden topladıkları malzemelerle toplanma merkezine gelirler.</p>
<p>Burada işlerine yarayacak malzemeler ayrılır ve yemek yapılmak üzere mutfağa gönderilir. Yemekleri de bazen gençler yaparken, bazen de toplanma merkezindeki evin hanımları yapar. Bundan sonrası, gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden bir eğlence gecesidir. Yemekler hazırlanana dek, içeride kendi aralarında da seyirlik oyunlar düzenlerler. Bu oyunlardan en çok bilineni Kalaycı ve değirmenci oyunlarıdır.  Şimdi hatırlayamadığım pek çok oyun oynanır bu gecelerde. Bağlama çalanlar bağlamalarını alır gelir. Kendi bestelerini, bir de toplum içinde okuyamadıkları içerikleri biraz farklı bestelerini böyle gecelerde çalar söylerler.</p>
<p>Öyle olur ki, bazen bağlama çalan kimse bulunamaz. Böyle durumlarda, zile pekmezi (ağda) külekleri ve bir miktar arı kovanına petek bağlamada kullanılan tellerle acilen bir bağlama yapılır. O bağlamayla(!) kendine güvenenler çalar söylerler. Böyle gecelerde bağlamasıyla eksik olmayan, şu anda Almanya’da yaşamakta olan İsmail Hakkı Ceylan’ın  besteleri, özellikle de “sıpa” bestesi çok ilgi toplardı. Hakkı’nın ve abisi Nurettin ağabeyin ayrıca, ağızlarına gazyağı doldurup, havaya püskürterek yakmaları da çok ilgi toplayan gösterilerden biriydi.</p>
<p><strong>İlkokul yıllarımda böyle bir geceyi yaşamıştım. O gecenin oyuncuları şu kişilerden oluşuyordu.<br />
Efe, delikanlı başı: Yaşar Kılıç<br />
Kız: Şimdi aramızda bulunmayan rahmetli Fevzi Kara ağabey.<br />
Dede, hombur: Nurettin Ceylan ağabey.<br />
Fenerci: Mustafa Kılıç</strong></p>
<p>O gecenin toplanma merkezi bizim evdi Çünkü Yaşar ağabeyim delikanlı başı idi. Hazırlıklar bizim evde yapıldı. Fevzi ağabey, rahmetli Zahide ablamın elbiselerini ve pullu yaşmağını almıştı. Nurettin ağabey uzun boyuyla dede, hombur rolüne birebir uyuyordu. Elbiseleri giyince Fevzi ağabeyi gece karanlığında tanımak mümkün değildi. Mustafa ağabeyim gemici fenerini aldı. Onun akranlarından bazı arkadaşları malzemeci oldular. Bizler de seyirci kalabalığı olarak peşlerine takıldık. Ben böyle bir geceye ilk kez şahit oluyordum. Benim için oldukça heyecanlı bir etkinlikti.</p>
<p><strong>Kafile ilk olarak köy ilkokulunun yanındaki ablamların evine uğramaya karar verdiler. O gün Cafer eniştem Ankara’dan gelmişti. Herkes gizlendi, Yaşar ağabeyim kapıyı şiddetle vurmaya başladı. Kapıyı rahmetli Türkan ablam açtı. Yaşar ağabeyimi yanında bir kızla görünce çok şaşırdı. O şaşkın haliyle;</strong></p>
<p><strong><br />
-Bu ne Yaşar diyebildi. Yaşar ağabeyim de;<br />
-Kız kaçırdım abla, dedi. Ablam;<br />
-Allah seni kahretmesin deli oğlan, diyerek içeriye döndü ve enişteme seslendi.<br />
-Cafer, koş koş, bak bu deli oğlan ne yapmış? Kız kaçırmış. Eniştem bir telaşla kapıya kadar geldi. Bu arada Türkan ablam Yaşar ağabeyime;<br />
-Girin içeri, girin. Bir gören olur diyerek onları içeri almaya çalışıyordu. Bu durumda Fevzi ağabey geri çekildi ve hombur Nurettin ağabey boylu boyunca eşiğe uzandı. Bağırıyor, ağlıyor, çırpınıyor, bir yandan da bağırıyordu:<br />
-Kızımı kaçırdılaaar, kızımı kaçırdılaaar…</strong></p>
<p>Cafer eniştem bunun bir oyun olduğunu anlayınca kahkahalarla gülmeye başladı. Ablam ise durumu öğrenince ilk işi Yaşar ağabeyimi yumruklamak oldu. Buradan alacaklarını aldıktan sonra kafile yola devam etti. Ancak Türkan ablam beni göndermedi.<br />
<strong>-Sen küçüksün, gece gece karanlıkta onlara yetişemezsin, karşına köpek falan çıkar, diyerek beni içeri aldı. </strong></p>
<p>Böyle olunca, hikâyenin kalanını öğrenmek için ben de sabahı beklemek zorunda kaldım. Anlatılanlara göre, gecenin ilerleyen kısmı çok neşeli geçmişti. En çok konuşulan ise, köyümüzün öğretmeni Yusuf hocanın kız rolündeki Fevzi ağabeyi kaçırmak isterken fosseptik çukuruna düşmesiydi.</p>
<p>Şimdilerde maalesef herkes kendi evinde, televizyonun başında gecelerini geçiriyor. Ve nerdeyse, komşu komşuya gitmez olmuş. Kim bilir,  belki birileri bu geleneği canlandırmak ve komşular arasındaki samimiyeti artırmak için, böyle bir gece düzenlemeyi düşünebilirler.</p>
<p><strong>Muharrem KILIÇ</strong><br />
20. 10. 2009<br />
ANKARA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mahmatlikoyu.com/mahmatlida-kis-eglencelerimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şiirlerle Mahmatlı İnsanları &#8220;Karacaoğlu Ahmet Bey&#8221;</title>
		<link>http://www.mahmatlikoyu.com/siirlerle-mahmatli-insanlari-karacaoglu-ahmet-bey/</link>
		<comments>http://www.mahmatlikoyu.com/siirlerle-mahmatli-insanlari-karacaoglu-ahmet-bey/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 21:49:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara Gölbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgilendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmatlı]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem KILIÇ]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mahmatlikoyu.com/siirlerle-mahmatli-insanlari-karacaoglu-ahmet-bey/</guid>
		<description><![CDATA[Tarihi beş yüz yılı aşan köyümüzün kuruluşuna vesile olan, tımar sahibi Karacaoğlu ailesinin son beyi Hacı Ahmet bey amcayı anmak istiyorum. Kendisi, uzun bir beylik döneminin sonunda, tımar sistemi bozulup, torakların işleyenlere dağıtılması sürecinde, kendilerine tımar olarak verilmiş topraklarını, çalışanlara zorla dağıtarak, hem insanların toprak sahibi olmasını, hem de yeni köylerin kurulması sürecini yaşamıştır. Bizler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i34.tinypic.com/30hq0zc.jpg" align="left" border="3" vspace="7" width="201" height="147" hspace="7" />Tarihi beş yüz yılı aşan köyümüzün kuruluşuna vesile olan, <strong>tımar sahibi Karacaoğlu ailesinin son beyi Hacı Ahmet bey</strong> amcayı anmak istiyorum. Kendisi, uzun bir beylik döneminin sonunda, tımar sistemi bozulup, torakların işleyenlere dağıtılması sürecinde, kendilerine tımar olarak verilmiş topraklarını, çalışanlara zorla dağıtarak,  hem insanların toprak sahibi olmasını, hem de yeni köylerin kurulması sürecini yaşamıştır.</p>
<p><span id="more-229"></span></p>
<p>Bizler ilkokul sıralarında iken Hacı Ahmet bey amca sağdı. Bu nedenle onu net olarak hatırlayabiliyoruz. <strong>Başkatip Faik bey, Kara haydar, Gocüseyin, Gocosman, Mürteza, Paşa gibi bazı büyüklerimizi görmek nasip olmadı.</strong> Ama bir süre sonra, burada adı geçenleri bizzat tanıyan hiç kimse kalmayacak. İşte amacımız, o zaman için bir şeyler yapmak ve büyüklerimizin unutulmamalarını sağlamaktır.</p>
<p>&#8230;</p>
<p><strong>KARACAOĞLU AHMET BEY</strong></p>
<p>Yağız donlu beylik ata binerdin,<br />
Sakin sakin Pancarlı’ya inerdin.<br />
“Bura ecdadımın yerleri” derdin,<br />
Nerdesin heey Karacoğlu Ahmet bey?</p>
<p>Tüm çocuklar dut dalına dalardık,<br />
Kuşlar gibi dallarına konardık.<br />
Sen gelirken daldan sarkıp kaçardık,<br />
Nerdesin heey Karacoğlu Ahmet bey?</p>
<p>Dut dalını Ekrem abi kestirdi,<br />
Çördük dalı yalnız kaldı. Küstürdü.<br />
Armudun dalına balta astırdı,<br />
Nerdesin heey Karacoğlu Ahmet bey?</p>
<p>Kendiniz gittiniz adınız kaldı,<br />
Hatıranız ile yadınız kaldı.<br />
Cümle ağızlarda tadınız kaldı<br />
Nerdesin heey Karacoğlu Ahmet bey?</p>
<p>Ekmek aşınızı yemeyen mi var?<br />
“Allah razı olsun” demeyen mi var?<br />
Anılarınızı bilmeyen mi var?<br />
Nerdesin heey Karacoğlu Ahmet bey?</p>
<p>Birfani ozanım yazar-söylerim,<br />
Dünya kime kalmış ki ben neylerim<br />
Cümlenize Hakk’tan rahmet dilerim,<br />
Nerdesin heey Karacoğlu Ahmet bey?</p>
<p><strong>Muharrem KILIÇ</strong><br />
Şubat 2008<br />
ANKARA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mahmatlikoyu.com/siirlerle-mahmatli-insanlari-karacaoglu-ahmet-bey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

