
Oğuz boylarından olan Mahmatlı Oymağının 2. Kurultayı, 19 Kasım 2010 tarihinde Gaziantep İlimize bağlı Şehit Kamil İlçesi Kara Yusuflu Köyünde yapıldı.
Geçen yıl yapılan ilk kurultaya Ankara Gölbaşı Mahmatlı temsilcisi ile Gaziantep’te bulunan ve oymağa bağlı yakın ilçelerden, köylerden temsilcilerin katılmıştı. Bu yıl Urfa(Karakeçili aşireti), Ankara, Kahramanmaraş, Nevşehir Avanos ve Gaziantep’ten temsilcilerin katıldığı kurultayda, Mahmatlı oymağı ve Rişvan aşiretleri üstüne yapılan çalışmalar ele alındı. Katılımcıların yaptığı konuşmaların birlik ve beraberlik ve farklı dilleri konuşuyor olsak ta aynı boydan ve soydan olunduğu ifade edildi.
Organizasyonu gerçekleştiren Nafiz Çağlar Mahmatlı tarafından yapılan açılış konuşmasının ardından, Araştırmacı Yazar Rişvan aşiretinden Mehmet Demir Atmalı tarafından “Mahmatlı Oymağı Bölgesel Tarihi ve Rişvan Bağlantısı” konulu sunumu ilgiyle izlendi. Ankara Gölbaşı Mahmatlı Oymağından Araştırmacı- Yazar Muharrem Kılıç ise “Mahmatlı Oymağı Genel Tarihi ve Kızık boyu ile Bağlantısı” üzerine bir konuşma yaptı. Kılıç, yaptığı konuşmada “Türk Milletinin zor bir dönemden geçtiğini ve kültür değerlerimize, birbirimize sahip çıkmamız gerektiğini” vurguladı.
Konuk Oğuz boylarının temsilcilerinin yaptığı heyecanlı konuşmaların özünde yapılan toplantıların önemi vurgulandı. Davet edilen Mahmatlı Oymağına bağlı bölgelerin (Balıkesir, Aksaray, Yozgat ve Çorum’da bulunan Mahmatlı oymakları)temsilcilerinin kurultaya gönderdiği selam ve mesaj, bundan sonraki kurultayların daha kalabalık olacağının işaretini verdi.
Nevşehir Avanos Mahmat Belde belediye başkanı Faruk Ceyhan’ın da konuşma yaptığı kurultayda, katılımcılar arasında son konuşmayı Ankara Gölbaşı Mahmatlı Oymağı temsilcilerinden İsmail Kandemir yaptı. Kandemir konuşmasında “Allah’ın insanları nimetler ve sabır üzerinden sınava tabi tuttuğunu, Türk Milletinin tarih boyunca önemli sınavlar verdiğini ve başardığını” söyledi. Bugün de milletimizin birlik beraberlik sınavından geçtiğini, oğuz boyları olarak birbirimize sahip çıkmamız, ülkemize karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek için üstümüze düşeni yapmamız gerektiğini, farklı siyasi partilerin mensubu olmaktan değil; kardeş olmamızdan gelen bir bağlılıkla, Türk yurdunun ve milletinin birliğine sahip çıkıp tavır koymamız gerektiğini” vurguladı.
3. Kurultayın Nevşehir Avanos Mahmat Beldesinde, 4. kurultayın da Ankara Gölbaşı’nda yapılmasının kararlaştırıldığı buluşma, Araştırmacı Nafi Çağlar Mahmatlı’nın yaptığı teşekkür konuşması ile sona erdi.
Kurultaya katılan oğuz boylarının temsilcileri arasında yaşanan kaynaşma, Türk Milletinin bu dayanışmaya ne kadar çok ihtiyacı olduğunu ve milli bütünlüğü sağlamanın, bu nitelikte buluşmalar, ziyaretler ve yüzyüze görüşmelerle sağlanabileceğini gösterdi. Kürtçe konuşan Karakeçili ve Rişvan Aşireti temsilcilerinin Türk’çe duruşları, her anlamda mücadele azmi içinde olduklarını gördüğümüz katılımcıların kardeşlik heyecanları kurultaya damgasını vurdu. Birlikte Kur’an-Kerim ve mevliti dinleyen temslcilere şerbet ikram edildi. Yemek esnasında gerçekleştirilen sohbetlerde, Oğuzdan gelen kardeşliğimizin pekiştirilmesi ve boy temsilcilerine ulaşılması, Mahmatlı Oymakları konusunda araştırılmaya devam edilmesi, yakın illerden başlamak üzere kurultaya kadar ziyaret ve görüşmeler yapılması, araştırmaların ve basılan eserlerin kurultay üyelerine ulaştırılması ve ilişkilerimizin canlı tutulması üzerinde duruldu.
Yüce Türk Milleti adına atılan önemli bir adım olan bu kurultayın, tüm oğuz boyları tarafından da gerçekleştirilmesi arzusuyla, Mahmatlı Oymağı 2. Kurultayının birliğimiz ve beraberliğimizin devamına vesile olmasını diliyoruz.
Ankara Gölbaşı Mahmatlı Oymağı Katılımcıları adına;
İsmail Kandemir
KURULTAY RESİMLERİMİZ :
http://picasaweb.google.com/isoca06/MAHMATLIKURULTAYI2# (Resimler: İsmail Kandemir)
http://picasaweb.google.com/isoca06/MAHMATLIKURULTAYI1# (Resimler: Muharrem Kılıç)








Resimlere ulaşmak için yazılı olan linki kopyalayıp adres kısmına yapıştırarak ya da alttaki linklere tıklayarak ulaşabilirsiniz.
http://picasaweb.google.com/isoca06/MAHMATLIKURULTAYI2#
http://picasaweb.google.com/isoca06/MAHMATLIKURULTAYI1#
Kurultayın, Mahmatlı Ailesi ve Türk Milleti için hayırlara ve başarılı çalışmalara vesile olmasını diliyorum.
bu çalışmaları yapan bütün arkadaşlara selamlarımı iletip herkesin gözlerinden öpüyorum.Ankaradan, avanostan ve gölbaşından katılan başta muharrem kardeşim dahil herkesten Allah razı olsun.Aziz Türk milletinin geleceğini karartacak olan bölücü fitnenin, yapılacak Türkmen şenlik ve kurultayları ile kesilebileceğine durulabileceğine olan inancım bir kez daha yenilendi.Bundan sonkaki bütün kurultaylarda bulunma sözümü verirken başarılarımızın devamını aziz milletimizin bekası için istiyorum.tevafuk Allahtandır.
MAHMATLI 2. KURULTAYINA
Sözlerime selam ile başlarım,
Merhaba! Sevgili karındaşlarım.
Yesevi’ce kendi nefsim taşlarım,
Oğuz soylarından soyumuz vardır.
Oğuzhan atamdır, dedem Yulduz han,
Amcam Afşar, Beğdili ve de Karkın’dan,
Hepimizin boy babası Kızık han,
Kızık boylarından boyumuz vardır.
Bayındır, Çavuldur, Kınık ve Kayı
Bunlar akrabamız, amuca, dayı.
Hepsinin içinde Mahmatlı Köyü,
Köyleriniz gibi köyümüz vardır.
Bozulus, Bozatlı öz kardaşımız,
Döger, Büğdüz, Salur hep yoldaşımız.
Bayat, Çepni, Kıpçak da haldaşımız,
Yirmi dört boydan da payımız vardır.
Vezirköprü, Sorgun, Kelkit, Çamardı
Ankara’dan Taşköprü’ye uzardı.
Her birinde akraba Mahmatlı vardı,
Milyonları tutan sayımız vardır.
Bu topraklar harman olmuş bizimle,
Anlatmaya çalışırım sazımla,
Yolda uzak, kalpte yakın sizinle,
Bu vatan üzeri sayemiz vardır.
Karayılan, Şehit Kamil bizimdir.
Bu toprağı vatan yapan özümdür.
Hepinizin sözü benim sözümdür.
Bir de Osmanlı’da Kayı’mız vardır.
Birisi Mahmatlı, biri Atmalı
“Güne dek harasız” diye çatmalı (Bugüne kadar neredeydiniz)
Bu sevgi hepimizi kuşatmalı,
Antep de, Maraş da dayımız vardır.
Yollar uzaksa da gönüller yakın,
Bundan sonra uzak kalmayın sakın,
Birfani kardeşiniz burada bakın!
Kiya’da içilmiş çayımız vardır.
Muharrem KILIÇ
Mahmatlı oymağına mensup sevgili kardeşlerim, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bu selamım aynı zamanda, Mahmatlı boyunun bağlı olduğu tüm Kızık boyu mensuplarına, Kızık boyunun diğer kardeşleri olan Avşar(Afşar), Beğdili (Badıllı), Karkın boylarının mensuplarına ve bu dört kardeşin ataları olan Yıldız (Ulduz) Han’a dır. Ve de ayrıca, Yıldız Han’ın diğer beş kardeşi olan; Gün Han, Ay Han, Gök Han, Dağ Han ve Deniz Han’adır. Kısacası, Oğuz ataya ve onun altı oğlu ve 24 torununadır.
Gaziantep, Şehit Kamil ilçesi Karayusuflu köyünde yapılan 2. Mahmatlı kurultayına katılan Rişvanlı kardeşlerimizin, Kızık Han’ın dört oğlundan Beğdili’nin torunları olduğunu bilmek, Karakeçililerin Kayı beyin torunları olduğunu bilmek, Anadolu coğrafyasında ikinci dirilişimiz olan 1071 Malazgirt zaferinin nasıl kazanıldığını bilmek demektir. Bu konuda detaylar içeren yazımızdan evvel, konuyla ilgilenen her yaştan kardeşimize 24 Oğuz boyu hakkında bir hatırlatma yapmakta yarar olduğunu düşünüyorum.
“Boz-Oklar: Dış Oğuzlar da denip, Sağ kolu teşkil ederler.
1. Gün-Alp/Gün-Han: Sembolü şâhin. Oğulları:
a) Kayıg/Kayı-Han: “Sağlam, berk” anlamındadır. Üç kıta ve yedi denize altı yüz yıldan fazla hâkim olan Osmanlı sülâlesi bu boydandır. Kayı Boyundan Ertuğrul Gâzi ve her biri birer müstesnâ şahsiyete sâhip, çoğu dâhî, cihangir, kumandan, şâir ve sanatkâr olan Osmanlı sultanları, Kayı Han neslinin kıymetini göstermeye kâfidir.
b) Bayat: “Devletli, nîmeti bol” anlamındadır. Maraş ve çevresine hâkim olan Dulkadiroğulları, İran’da Kaçarlar, Horasan’da Kara Bayatlar, Maku ve Doğubeyazıt hanları, Kerkük Türkmenlerinin çoğu, bu boydandır. Dede Korkut kitabını 1480’de Hicaz’da yazan Tebrizli Hasan ve meşhûr şâir Fuzûlî bu boydandır.
c) Alka-Bölük/Alka-Evli: “Nereye varsa başarı gösterir” anlamındadır. Türkiye ve Âzerbaycan’daki Alaca, Alacalılar adı taşıyan yerler bu boyun hatırasıdır.
d) Kara-Bölük/Kara-Evli: “Kara otağlı (çadırlı)” anlamındadır. Karalar ve karalı gibi coğrafî yer adları bunlardan kalmadır.
2. Ay-Alp/Ay-Han: Sembolü kartal. Oğulları:
a) Yazgur/Yazır: “Çok ülkeye hâkim” anlamındadır. Ab-Yabgu devrindeki Yenibent Yabguları, Batı Türkistan’daki Cend Emirleri, Kara-Daş denilen Horasan Yazırları, Ahıska’dan aşağı Kür boyundaki Azgur-Et (Azgur Yurdu) Kalesi, Kürmanç Kürtlerinin Azan Boyu, Toroslardaki Gündüzoğulları Hanedanı bu boydandır.
b) Tokar/Töker/Döğer: “Dürüp toplar” anlamındadır. Yenikentli Vezir Ayıdur, Harput-Diyarbakır-Mardin hâkimleri, Artuklular, Sincar-Siverek, Suruç arasında hâkim eski Caber Beyleri, Memluklar devrinde Halep Döğeriyle Hama Döğerleri, bugünkü Mardin-Urfa arasında yirmi dört oymaklı Kürt Döğerleri, Hazar Denizi doğusundaki Saka Boyu Takharlar; Şavşat’taki Ören kale, To-Kharis ve Malatya’nın Tokharis bucağı, Dağıstan’daki Digor ve Kars ve Arpaçay sağındaki Digor kazası bu boydan hatıradır.
c) Totırka/Dodurga/Dödürge: “Ülke almak ve hanlık yapmak” anlamındadır. Sivas doğusundaki Tödürgeler bu boydandır.
d) Yaparlı: “Misk kokulu” anlamındadır. Zaza Çarekliler ve misk ticareti yapan Yaparı Oymağı bu boydandır. Yaparı Oymağının Akkoyunlu ve Giraylı camilerinin mihrap duvar harcına bu güzel ıtriyattan kattıklarından hâlâ hoş kokmaktadır. Diyarbakır ve Kırım’da hatıraları vardır.
3. Yıldız-Alp/Yıldız Han: Sembolü tavşancıl. Oğulları:
a) Avşar/Afşar: “Çevik ve vahşî hayvan avına hevesli” anlamındadır. Hazistan Beyleri, Konya’daki Karamanoğulları, İran’daki Avşarlı Nâdir Şah ve hanedanı, Ürmiye ve Horasan Afşarları bu boydandır.
b) Kızık: “Yasakta pek ciddi ve kuvvetli” anlamındadır. Gaziantep, Halep ve Ankara çevresindeki Kızıklar, Doğu Gürcistan’da ve Şirvan batısındaki ovaya Kızık adını verenler bu boydandır.
c) Beğdili: “Ulular gibi aziz” anlamındadır. Harezmşahlar, Bozok/Yozgat-Raka/Halep çevresindeki Beğdililer, Kürmanç Badılları bu boydandır.
d) Karkın/Kargın: “Taşkın ve doyurucu” anlamındadır. Akkoyunlu-Dulkadiroğlu ve Halep-Hatay bölgesindeki Kargunlar, Doğu Anadolu ve Âzerbaycan’daki ilkbaharda eriyen karların suları ile kopan sel ve su kabarmasına da Kargın/Korkhun denilmesi bu boyun adındandır.
Üç-Oklar: İç Oğuzlar da denilip, sol kolu teşkil ederler.
1. Gök-Alp/Gök Han: Sembolü sungur. Oğulları:
a) Bayundur/Bayındır: “Her zaman nîmetle dolu yer” anlamındadır. Akkoyunlular sülâlesi, İzmir’den Âzerbaycan’daki Gence’ye kadar Bayındır adlı yerler bu boydan gelir.
b) Beçene/Beçenek/Peçenek: “İyi çalışkan, gayretli” anlamındadır. Karadeniz kuzeyi ile Balkan Yarımadasına göçen ve 1071 Malazgirt ile 1176 Miryokefalon Meydan Muhârebelerinde Bizanslılardan ayrılarak Selçuklular safına geçen Peçenekler, Dicle Kürmançlarının iki ana kolundan güneydeki Beçene Kolu, Ankara-Çukurova Halep bölgelerindeki Türkmen oymaklarından Peçenekler bu boydandır.
c) Çavuldur/Çavındır: “Ünlü, şerefli, cavlı” anlamındadır. Türkmenistan’da Mangışlak Çavuldurları, Çorum çevresindeki Çavuldur ve Anadolu’daki Çavdar Türkmen oymakları, Erzurum ve çevresindeki Çoğundur adlı köyler bu boyun adından gelmektedir.
d) Çepni: “Düşmanı nerede görse savaşıp hemen çarpan, vuran ve hızlı savaşan” anlamındadır. Rize-Sinop arasındaki çok usta demirci Çepniler ve Çebiler, Kırşehir, Manisa-Balıkesir çevresindeki ve Kars ile Van bölgelerinde Türkmen Oymağı Çepniler bulunmaktadır.
2. Dağ-Alp/Dağ Han: Sembolü uçkuş. Oğulları:
a) Salgur/Salur: “Vardığı yerde kılıç ve çomağı ile iş görür” anlamındadır. Kars ve Erzurum hâkimi Salur Kazan Han Sülâlesi, Sivas-Kayseri hükümdarı âlim ve şair Kadı Burhâneddin Ahmed ve Devleti, Fars Atabegleri, Salgurlular, Horasan’daki Teke-Yomurt ve Sarık adlı Türkmenlerin çoğu bu boydandır.
b) Eymür/Imır/İmir: “Pek iyi ve zengin” anlamındadır. Akkoyunlu, Dulkadirli ve Halep Türkmenleri içindeki Eymürlü/İmirlü oymakları, Çıldır ve Tiflis’teki iyi halıcı ve keçeci Terekeme Oymağı bu boydandır.
c) Ala-Yontlup/Ala-Yundlu: “Alaca atlı, hayvanları iyi” anlamındadır. Yonca kelimesi bu boyun hatırasıdır.
d) Yüregir/Üregir: “Daima iyi iş ve düzen kurucu” anlamındadır. Orta Toros ve Çukurova Üç-Oklu Türkmenlerinin çoğu, Adana’daki Ramazanoğulları bu boydandır.
3. Deniz Alp/Deniz Han: Sembolü çakır. Oğulları:
a) Iğdır/Yiğdir/İğdir: “Yiğitlik, büyüklük” anlamındadır. İçel’in Bozdoğanlı Oymağı, Anadolu’da yüzlerce yer adı bırakan İğdirler, İran’da büyük Kaşkay-Eli içindeki İğdirler ve Iğdır adı, bu boyun hâtırasıdır.
b) Beğduz/Bügdüz/Böğdüz: “Herkese tevâzu gösterir ve hizmet eder anlamındadır. Dicle Kürtleri ilbeği olup, Hazret-i Peygamber’e elçi giden (622-623 yılları arasında Medîne’ye varan), Bogduz-Aman Hanedanı temsilcisi ve Kürmanç’ın iki ana kolundan Bokhlular/Botanlar, Yenikent-Yabgularından onuncu yüzyıldaki Şahmelik’in Atabegi Kuzulu, Halep Türkmenlerinden Büğdüzler bu boydandır.
c) Yıva/Iva: “Derecesi hepsinden üstün” anlamındadır. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşâh (1072-1092) devrinde Suriye ve Filistin’i feth eden Atsız Beğ, 12. yüzyılda Hemedân batısında Cebel bölgesi hâkimleri Berçemeoğulları, Haçlıları Halep çevresinde yenen Yaruk Beg, Güney-Âzerbaycan’daki Kaçarlu-Yıva Oymağı bu boydandır. Ankara’da çok makbul yuva kavunu bu boyun yerleştiği ve adları ile anılan köylerde yetişir.
d) Kınık: “Her yerde aziz, muhterem” anlamındadır. Büyük ve Anadolu Selçuklu devletleri, Orta Toroslardaki Üçoklu Türkmenler, Halep-Ankara ve Aydın’daki Kınık Oymakları bu boydandır.
Oğuzlarla ilgili diğer bilgiler: Oğuzlar, Oğuz Boyu Bugün; Türkiye, Balkanlar, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan’da yaşayan Türklerin ataları olan büyük bir Türk boyu. Oğuzlara, Türkmenler de denir.
Oğuz kelimesinin türeyişiyle ilgili çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Kelimenin boy, kabile mânâsına gelen “Ok” ve çokluk eki olan “z”nin birleşmesinden “Ok-uz” (oklar, koylar) anlamında olduğu ileri sürüldüğü gibi, oyrat (haşarı, yaramaz) kelimesinin eş anlamlısı olduğunu iddiâ edenler de vardır. Ancak kelime, Anadolu ağızlarında “halim selim, ağırbaşlı” mânâlarına da kullanılmaktadır. Arap kaynaklarında ise “guz” veya “uz” şeklinde geçmektedir.
İlk zamanlar Üçok ve Bozok adlarıyla iki ana kola ayrılmış olan Oğuzlar, daha sonraki devirlerde, Dokuz Oğuz, Altı Oğuz, Üç Oğuz adlarında boylara da ayrıldılar. Oğuzlar, yirmi dört boydan meydana gelmişti. Bunlardan on ikisi Bozok, on ikisi Üçok koluna bağlıydı. Tarihçiler, hazırladıkları cetvellerde Oğuz boylarının adlarını, sembollerini ve ongunlarını (armalarını) göstermişlerdir. Buna göre, Bozoklar; Kayı, Bayat, Alka Evli, Kara Evli, Yazır, Dodurga, Döğer, Yaparlu, Afşar, Begdili, Kızık, Kargın; Üçoklar ise; Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepnî, Salur, Eymur, Ala Yundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva, Kınık boylarına ayrılmışlardı. Bugün Türkiye’de yirmi dört Oğuz boyuna ait işaret ve yer adlarına çok rastlanmaktadır.
Oğuz adına ilk defa Yenisey Kitabelerinde rastlanmaktadır. Barlık Irmağı yöresinde bulunan bu kitabelerde; “Altı Oğuz budunda” sözü yer almaktadır. Öz Yiğen Alp Turan adlı bir beye ait olan bu kitabelerin yazıldığı devirde, Oğuzlar, Göktürkler’in hakimiyeti altında altı boy hâlinde Barlık Irmağı kıyılarında yaşamakta idiler.”
http://www.bilgicik.com/yazi/24-oguz-turk-boyu/
Yukarıdaki açıklamaları okuyan her kardeşimiz, Anadolu Türk vatanının her karışının, Oğuz boyları tarafından nasıl ilmek ilmek işlendiğini görecektir. Bizi birbirimize yabancı kılmaya, birbirimizden uzaklaştırmaya, birlik ve bütünlüğümüzü bozmaya, anavatanımızı bir mozaikler diyarı gibi lanse etmeye çalışanların, ne kadar büyük bir bilgisizlik ve hatta gaflet içinde olduklarını görecektir. Bizler Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşları olarak, “İnsan”a gerekli önemi ve değeri verir, “Yaratılımşı, yaratandan dolayı hoş görürüz.” Bu vatan coğrafyasında binlerce yıldan beri hiç bir zaman ırkçılık yapmadık, şimdi de ırkçılığa en çok karşı çıkanlar bizleriz. Ancak günümüzde bizim bu özelliklere sahip olmamız yetmiyor. Vatanımızın bütünlüğü, milletimizin birliği, dış güçler ve onların oyunlarına alet olanlar tarafından bozulmaya çalışılıyor. Bizim tavrımız ise tıpkı atalarımızın tavrı gibidir:
“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” Hz. Muhammed.
“Birlikten kuvvet doğar” Oğuz Han
“Bir olalım, iri olalım, diri olalım” Hacı Bektaş-ı Veli
“Elif okuduk ötürü,
Pazar eyledik götürü,
Yaratılmışı hoş gördük,
Yaratandan ötürü.” Yunus Emre
Sevgili kardeşlerim, vatanımızın bütünlüğü, milletimizin birliği, dilimiz ve bayrağımızın tekliği uğrunda ne kadar emek versek azdır. Bu nedenle, Oğuz boyları konusunda yapılan araştırmaları okuyalım, çevremize ve çocuklarımıza okutalım ve her nerede olursa olsun, bu tür toplantılara katılıp güç verelim. Bu yaptığımızın, Türk milletinin bir vicdan borcu olduğunu düşünüyorum.
Saygılarımla.
Muharrem KILIÇ
Sayın Abdulbaki Günışığı beğin, kendisinin de bizzat katılmış olduğu Mahmatlı Türkmenleri 2. Kurultayı ve 1. Güz Şöleni ile ilgili olarak, 11nisan.com adresinde yayınlanan yorumu ektedir.
Saygılarımızla.
Muharrem KILIÇ
MAHMATLI, RIŞVANLI, ATMALI VE KIZIK TÜRKMENLERİ 1.GÜZ ŞÖLENİ
Abdulbaki GÜNIŞIĞI
abdulbaki_gunisigi@mynet.com
25-11-2010
Sayın ve değerli kardeşim Nafi Çağlar Mahmatlı kardeşimin Atamız ve dedemiz Ertuğrul gazinin anma törenlerinde söğütte yaptığı davet üzerine ben Kahramanmaraştan ve Urfa dan Suruç ilçesinden kıymetli büyüğüm değerli Türkmen kocası sayın Cindi yıldız ve çok değerli kardeşi sayın Abdulkadir Yıldız ve gene çok değerli muhtarım ve ağabeğim sayın Müslüm Yüksel ve kıymetli torunları Mehmet yıldız ve diğer karakeçili beğleri ve Gaziantep Kargamış ilçesinde mukim karakeçili beğlerinden sayın Mehmet uzunarslan ve amcaları yegenleri ve tarihçi sayın sait uzunarslan beğ ile Gaziantep in Yavuzeli ilçesi kavşağında buluştuk. Oradan üç araç ile şölenin yapılacağı Hacı Ömerli oymağının köyü olan Kara Yusuflu köyüne doğru yola çıktık.Yol boyunca uğradığımız bütün köyler rışvanlıya tabi Türkmen köyleri idi.değerli büyüğüm Mahmut Rışvanoğlu abiyi bu arada anmadan olmaz.Güneydoğudan Ankaraya kadar rışvanlıya tabi olmayan bir Türkmen boyu yok gibi.Rışvanlı aşireti ve kendisine tabi Türkmen aşiretleri bozulus Türkmenlerine dahil Türk boylarıdır.Köye vardığımız zaman yigit Türkmen gençleri tarafından karşılanıp çay ikram edildi.Sayın nafi beğ gençleri bu konularda güzel yetiştirmiş.Zaten Türkmenin mayasında vardır misafir ağırlamak.Ankaradan, gölbaşından,Avanostan ve oraya bağlı Mahmatlı beldesinden gelen misafirlerinde ulaşması ile kurultay resmi töreni başladı.sayın nafi beğin açılış konuşmasının ardından istiklal marşımızı içten ve gür bir sesle okuduktan sonra günün önemi ve mahmatlı oymağının Atmalı ve Rışvanlı ve Kızıklı Türkmenleri ile ilgisi ve akrabalığı üzerine sayın araştırmaca yazar Mehmet demir Atmalı kardeşim bir güzel çalışma yapmış onu bizlerle paylaştı.Yüzünde Türkmenlere mahsus bir mertlik olan sayın Atmalı kardeşimi tebrik ediyor ve çalışmalarına ara vermeden devam etmesini bekliyorum.Osmanlının değer verdiği kadar var, rışvanlı hakikaten çok değerli insanlar yetiştirmiş.Daha sonra kürsüye gelen araştırmacı yazar ve şair sayın Muharrem kılıç beğ çok güzel bir araştırma konusunu orada anlattılar.Memleketin birlik ve beraberliği için bu toplantıların önemi bir kez daha anlaşılmış oldu. Lütfettiler bendenizde birkaç laf ettim.Ben daima mensubu olduğum urfamın ve urfamın çok kıymetli Türkmenleri adına söz aldım.Her yerde bu sorumluluğum içinde laflar ettim.Karakeçili Türkmenleri ve kıymetli beğleri daima onların sözcülüğünü yapma şerefini bu toplantılarda bana verdikleri için onlara minnettarım.Cindi ağabeğin bu desteğini hiç ödeşemem.Daha sonra Cuma namazı için camide toplanıp namazımızı eda ettik.Ardından okunan mevlit ve atalarımızın ruhlarına okunan dualarla tekrar derneğin toplantı yapılan yerine geri geldik.Köyün en güzel yerinde yapılan dernek binası daha yapılma aşamasında olmasına rağmen cok güzeldi.Devletimizin saçma sapan projeler için milyarlarını harcatan dernek ve kurumların bu çalışmalar için bir kuruş ayırmamasına çok içerledim.Memleketi bölmek için bütün gücü ile çalışan bölücü fitnenin bitmez tükenmez para desteğine karşı kendi devletimizde Türkmen dermeklerine ve toplantılarına özelikle doğu ve güneydoğuda açılan Türkmen derneklerine yardım etse bölücü fitnenin önü kan dökülmeden alınır.Çünkü bu toplantılarda Kürtçe , zazaca ve Arapça konuşan Türkmen boyları bir araya gelip akrabalıkları ve kardeşliklerini pekiştiriyor ve aralarındaki bağları tekrar ihdas ediyorlar.Yüzyılların ihmali ile unutulan akrabalık ve töreler tekrar canlandırılıp milletimizin birlik ve beraberliği pekiştiriliyor.Toplantıda söz alan gençler ve büyükler bu üç aşiretin bir olduğunu ve akraba olduklarını yaptıkları konuşmalarda ve araştırmalarla ortaya koydular.Daha sonra yenilen şölen yemeği ile ayrılık vaktı geldi.Avanosta mahmatlı beldesi belediye başkanı kardeşim bir dahaki sefere hepimize kırgız kalpağı üzerine mahmatlı oymağının damgası bulunan kalpaklar hediye edeceği sözünü vererek üçüncü kurultayın kendi beldelerinde olmasını istedi.Urfadan ve gaziantepten gelen arkadaşlarım ve büyüklerim ile sayın Nafi çağlar Mahmatlı kardaşımdan izin istedik ve geldiğimiz yollardan memleketimize döndük.Allahtan aziz Türk milletinin birlik ve beraberliği için çalışanlara yardım etmesini niyaz ediyorum.Tevafuk Allahtandır. 25/11/2010 A.Baki GÜNIŞIĞI
http://11nisan.com/default.asp?zmt=makale&id=59
Kaleminize, gönlünüze ve elinize sağlık hepinizin;
Abdulbaki GÜNIŞIĞI
Muharrem KILIÇ
İsmail KANDEMİR
Nafiz Çağlar Mahmatlı
Gaziantep Mahmatlı Hacıömerli Oymağı
Eğitim Kültür Dayanışma ve Araştırma Derneği
Genel Başkanı
KARAGEDİKLİLER, RİŞVAN TÜRKMENDİR
Sevgili Mahmatlı Türkmenleri,
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Gaziantep’te yapılan Mahmatlı 2. Türkmenleri Kurultayı ve 1. Güz şöleni toplantısındaki coşku unutulacak gibi değildi. Orada Türkçe, Kumançca ve Arapça konuşan Türkmenler bir araya geldiler. Hepsinde de aynı şuur ve heyecan vardı. Özellikle Karakeçililer ve Rişvanlılar çok duygulu konuşmalar yaptılar. Birlik ve beraberlikten yana olan tavırlarını net olarak sergilediler. “Nasıl, nerede yaşarsak yaşayalım, nasıl konuşursak konuşalım, biz Türküz, biz birer Oğuz boyuyuz” diyerek, yiğitçe tavır sergilediler.
Onların bu samimi ve içten tavırlarını, ülkemize ve milletimize kurulan tuzaklar karşısında duydukları üzüntüyü görüp de unutmak mümkün değil.
Ankara Gölbaşı Mahmatlı Mahallesinden kalkıp oraya gittiğimizde özellikle Rişvanlı kardeşlerimizin bu içtenlikleri aklımıza Gölbaşındaki Rişvanlı kardeşlerimizi getirdi. Onlar Gölbaşı ilçesine bağlı Karagedik beldesinde yaşayan ve çoğunu yakından tanıyıp konuştuğumuz vatandaşlarımız. Karagedikten başlayarak, Haymanaya kadar 17 ayrı köy ve beldede Rişvan Türkmenleri yaşamaktadır. Gaziantep toplantısında Rişvanlı kardeşlerimizin şuurunu görünce, Ankara – Gölbaşı Rişvanlarından uzak kaldığımız ve bugüne kadar onlarla ilgilenmediğimiz için suçluluk hissettim. Gölbaşının Mahmatlı Mahallesi Türkmenleri yaklaşık 500 yıldır orada yaşamaktadırlar. En az 150-200 yıldır da Karagedikli Rişvanlı kardeşlerimizle içli dışlıdırlar. Ancak, bu iki boyun, Yıldız Han’ın Oğulları Beğdili ve Kızık beylerden geldiği, dolaysıyla amcaoğlu oldukları konusu belki de hiç gündeme gelmedi. Bu eksiklik, biz araştırmacılarındır diye düşünüyorum.
Yaklaşık bir asır önce, seyyah Kantemiroğlu Karagedik Rişvanlıları hakkında önemli tespitler yapmıştır. Ancak bu tespitler üzerinde çalışan kimse olmamıştır.
Atatürk’ün Anadolu’da kurtuluş mücadelesini başlattığı yıllarda, Gölbaşından Ankara’ya giden yol üzerindeki Kepekli yokuşunda, Mustafa Kemal’le karşılaşan Karagedikli Rişvan beği Mustafa beğ Atatürk’ün mücadelesinin önemini ve gereğini kavramış ve ona sınırsız destek vermiştir. Atatürk bu desteği ve Polatlı’nın Türkobası köyünden Türkoğlu Ali’nin kendisine verdiği desteği hiç bir zaman unutmamış ve bu vatansever beğlerin güçlenmeleri için elinden geleni yapmıştır. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Türkiye’ye ithal edilen üç traktörden biri Atatürk Orman Çiftliğine, biri Polatlı Türkobası köyünden Türkoğlu Ali’ye, biri de Karagedik köyünden Rişvan beği Mustafa beğe verilmiştir. Bu konuya ilişkin detaylara araştırmacıların yazılarından ulaşılabilir.
Burada anlatmak istediğimiz, bu topraklarda yaşayan insanların binlerce yıllık akrabalık bağlarıyla birbirlerine bağlı olduklarını göstermektir.
Edebiyatımızda bu kardeşliğin belgeleri olarak yer olan binlerce hikaye, türkü, şiir ve ağıt vardır. Yeterki onları görmek isteyelim. Bu anlamda bugün burada “Rişvanoğlu” mahlaslı bir Türkmen ozanının şiirine yer veriyorum. Bu şiirde, birlik ve beraberlik vurgulaması, Osmanlı döneminde yapılan yanlış uygulamalara sitem vardır. Ancak hiç bir şekilde bir yabancılaşma, ayrışma istek ve arzusu görülmemektedir. Osmanlı imparatorluğu döneminde, kaynatılan fitne kazanları sonucunda Rişvanlılar, Karakeçililer ve daha başka Türkmen boyları, o dönemde Osmanlı toprağı olan Suriye’deki Rakka çölüne sürgün edilmişlerdir. Defalarca kıyıma uğramışlardır. Bütün bunlara rağmen, Karakeçili Türkmenleri de, Rişvanlı Türkmenleri de birlik ve beraberlikten kopmamışlar, her ortamda ve fırsatta Türklüklerini, Türkmenliklerini vurgulamışlardır. İşte aşağıdaki şiir bunun bir örneğidir. Sizleri bu duygulu şiirle başbaşa bırakırken, şu günlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz birlik ve beraberliğe katkıda bulunmanız için çağrıda bulunuyorum. Çünkü, dış ve iç odakların kurdukları kahpe tuzaklardan, ancak birlik ve beraberlik içinde olursak kurtulabiliriz. Aksini düşünmek bile istemiyoruz. Sözlerimize şanlı ecdadımız ve peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’in şu Hadis-i Şerifi ile son veriyorum. “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.” Allah’a emanet olun.
Muharrem KILIÇ
BİZE İRİŞVANLI DERLER *
İrişvanız şanımız var
Has Türkmenden kanımız var
Hanlar hanı Hanımız var
Bize İrişvanlı derler.
Gezeriz Urum’u, Şam’ı
Han olmuş adamın hamı
Irakka ceridin damı
Bize İrişvanlı derler.
Dört bucakta izimiz var
Hakk’a dönük yüzümüz var
Yürecikte sızımız var
Bize İrişvanlı derler.
Bir olsa da iki cihan
Dönmeyiz biz yolumuzdan
Bize kızarsa kızsın Han
Bize İrişvanlı derler.
Soyum Türkmen, atam Oğuz
Fitne, fesatta biz yoğuz
Sandığınızdan da çoğuz
Bize İrişvanlı derler.
Ay şaşırır, gün şaşırır
İte uyar, Han şaşırır
Ceride dağlar aşırır
Bize İrişvanlı derler.
Bahar gelir koyun, kuzu
Biz buluruz suyumuzu
Kötülemen soyumuzu
Bize İrişvanlı derler .
Afşar, Beğdili gardaşım
Bozulus gözümde yaşım
Fitneyle benim savaşım
Bize İrişvanlı derler.
Irasalar elimizden
Sustursalar dilimizden
Dönmeziz biz yolumuzdan
Bize İrişvanlı derler.
İrişvanız kolumuz çook
Gidilecek yolumuz çook
Han zalımsa, Bolu’muz çook
Bize İrişvanlı derler.
Yaylağa çıktık kovdular
Kışlağa indik dövdüler
Adımız asi koydular
Bize İrişvanlı derler.
İrişvanoğluyum özden
Aman dilemeyiz sizden
Siz korunun fitnenizden,
Bize İrişvanlı derler.
* Rişvanoğlu mahlaslı Türkmen ozanı tarafından, Rişvan Türkmenlerinin, Suriye’deki Rakka çölüne sürgün edilişleri anısına yazılmış, her şeye rağmen birlik ve beraberliği vurgulayan bir şiir.
önce herkese selamlarımı iletiyorum.Sonra İsmail kandemir kardeşimden özür diliyorum.İsmini hatırlayamadığım için yazımda bahsedemedim beni afvetmesini istiyorum.Beğdillinin sürgününde de böyle güzel şiirler yazılmış.Kendisine vuran kendi kardaşı olunca Türkmene ağcak ağıt yakmak kalmış.Kol kırılır yen içinde, kan akar gömlek içinde,düşmana yağıya söz düşermez,Küser gider gene inkar etmez aslını.Asıl azmaz derler.bir dahaki toplantımızda görüşmek dileği ile.Allaha emanet olun.Yeni şiirler bekliyoruz Muharrem beğimden.
Merhaba Abdulbaki Begim,
Biz koca bir aileyiz. Aramızda kusur olmaz ki özür olsun. Ben kendimi de unutturmam, endişeniz olmasın.
Allaha emanet ediyorum…
Kardeşiniz İsmail Kandemir
Sayın Abdulbaki Beg;
Ben İsmail Kandemir kardeşime katılıyor ve o’nun kendisini de unutturmmaycağını biliyorum…Buradan ben,
hepinize çok teşekkür ettiğimi bir kez daha tekrar
ediyor, sevgi va saygılarımı sunuyorum…
Nafiz Çağlar MAHMATLI
Gaziantep Mahmatlı Hacıömerli Oymağı
Eğitim Kültür Dayanışma ve Araştırma Derneği
Genel Başkanı
Ezeceğiz moskofu yunanı
Kuracağız toy düğünle Turanı
Bayraklar al al dalgalanacak
Bozkurt bize sancak olacak…
Yıl l976 Adana iktisadi ticari ilimler Akd.si işletme fakültesi ve mühendisliğin duvarlarına yazılan ve davamızı en kısa şekilde anlatan bir şiirimdir.
Kimseye bir düşmanlığımız ve kinimiz yok. Fakat ayakta uyumayada hiç niyetimiz yok.Yaşadığımız sürece, içinden çıktığımız aziz Türk milletinin mehfaatları yolunda çalışmağa gayret edeceğiz.
Herkese selamlarımla.
KIRMIZI BAYRAK SİYAH SANCAK
Son kurultayın adı “Turan” olacak…
Başımızın üstünde Kur’an olacak…
Tarihin sahibi bu Türkler, yeniden,
Şu yeryüzünde; nizamı kuran olacak…
Türklük’ündür; ay ve yıldızlı al bayrak,
İslamlığındır; o yeşil-siyah sancak.
İkisinde cihana hakim kılacak,
Turan soylu Türkler olabilir ancak…
4 Ocak 2010 – K.Sinan/Bahçelievler/İst.
Batur Nafiz TANÇAĞLAR
” Nafiz Çağlar Budunlu “
Kurultayın tüm Türk Milletine hayırlı uğurlu olmasını dilerim. İnşallah bundan sonraki kurultaya katılmayı çok arzu etmekteyim.Karınca misali bir katkımız olursa bahtiyar oluruz. Memleketimizin içinde bulunduğu şu sıkıntılı günlerde gerçekten birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var.Başarılar dileğiyle Allaha emanet olunuz. Allah emeklerinizi zaay etmesin. Saygılarımla
Sayın Fehmi KANDEMİR ;
İlginiz ve duyarlılığınız için çok sağ olunuz…
Ülkemin ve milletimin içinde bulunduğu şu şartlarda; devletim ve milletim için boş durmamayı ve çaba harcamayı kendisine görev sayanlardanım…İnşallah
bir işe yarıyorumdur…Saygılar…
“KIRMIZI BAYRAK SİYAH SANCAK” adlı şiirim hakkındaki
yorumunuzu öğrenmek isterim…
Ayrıca ; 2011 Kasım ayında Gaziantep Mahmatlı diğer adıyla Karayusuflu köyünde yapılacak olan “MAHMATLI
3.KURULTAYI” öncesi 10 Nisan 2011′de Nevşehir-Avanos
Mahmat kasabasında yapılacak olan “Mahmatlı Tanışma
Toplantısı”na bekleriz…Saygılar…
Nafiz Çağlar MAHMATLI
Gaziantep Mahmatlı Hacıömerli Oymağı
Eğitim Kültür Dayanışma ve Araştırma Derneği
Genel Başkanı
kurultayın türk milletine ve mahmatlı adıyla bu güne kadar kurulan tüm yerleşim yerlerinde yaşayan kardeşlerimize hayırlı olmasını dilerim inşallah bundan sonraki kurultayda bizim köyümüzde olacak ve daha yakından tanışacağız bu konuda emeği geçen tüm kardeşlerimize canı gönülden teşekkürü bir borç bilir bunda sonraki çalışmalarda elimizden gelen her türlü yardımı yapmaya hazır olduğumuzu belirtir cümlenizi allaha emanet ederim .nuri kılıç gölbaşı mahmatlı.
Sayın Nuri KILIÇ ;
Önecikle duyarlılığınızı görünce çok sevindim…
Kasım 2011′de Gaziantep’te yapılacak “MAHMATLI 3. KURULTAYI” na şimdiden sizleri de beklediğimizi hemen
belirtmek isterim…Ben Gölbaşı Mahmatlı köyünde ilk
Muharrem KILIÇ beyi, sonra İsmail KANDEMİR beyi ve bir
arkadaşımız tanıdım…Onlar inş. her yıl gelecekler…
Bu arada ; çeşitli yerlerde ara ” TANIŞMA TOPLANTILARI”
YAPILACAKTIR. Kısmet olursa 2012 ara tanışma toplantısı
da sizin köyde olacaktır inş. Büyük ihtimal ilkbahar,
Nisan-Mayır aylarında olur. İşte o zaman sizler köyün
bu toplantıya ev sahipilğini iyi değerlendirebilirsiniz…Saygılar …
Nafiz Çağlar MAHMATLI
Gaziantep Mahmatlı Hacıömerli Oymağı
Eğitim Kültür Dayanışma ve Araştırma Derneği
Kurucu Genel Başkanı